İçinde ATKI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "atkı" olan, toplam 38 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atkı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu atkı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atkı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

YATKINLAŞMAK

11 harfli kelimeler

KATKISIZLIK, YATKINLAŞMA, KATKILANMAK

10 harfli kelimeler

KATKISIZCA, KATKILILIK, KATKILANMA

9 harfli kelimeler

ÜÇÇATKILI, TOKATKIRI, ALTIÇATKI, YATKINLIK, ATKILAMAK, BATKINLIK, ÇATKINLIK

8 harfli kelimeler

ÇATKISIZ, ATKILAMA, TATKINIK, KATKISIZ, ÇATKILIK, ARAKATKI, BEŞÇATKI, GOCAATKI

7 harfli kelimeler

KATKILI, ÇATKILI, ATKIRAN

6 harfli kelimeler

ÇATKIK, ATKIÇI, BATKIN, ATKILI, CATKIL, YATKIN, ÇATKIN

5 harfli kelimeler

ATKIN, ATKIÇ, BATKI, ÇATKI, KATKI

4 harfli kelimeler

ATKI

Bazı kelimelerin anlamları

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

ALTIÇATKI

Yazma kenarlarına işlenen bir oya türü. (Yalvaç Isparta).

KATKISIZCA

Katkısız bir biçimde.

KATKISIZLIK

Katkısız olma durumu.

BATKINLIK

İflas.

YATKINLIK

Yatkın olma durumu. Alışkanlıktan doğan yeti, meleke, mümarese.

ÇATKISIZ

Çatkısı olmayan.

KATKILANMAK

İçine bir katkı karışmak.

TOKATKIRI

Çanakkale şehrinde, Karabiga nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ATKILAMAK

Dokuma tezgâhlarında mekikle atkı atmak, argaçlamak.

KATKILANMA

Katkılanmak işi.

KATKILILIK

Katkılı olma durumu.

YATKINLAŞMA

Yatkınlaşmak işi.

YATKINLAŞMAK

Yatkın duruma gelmek.

ÇATKINLIK

Çatkın olma durumu.

ÜÇÇATKILI

Bir perde türü. (Yalvaç Isparta).

  -   -   -  

Anlamında ATKI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ATKI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ETKİN

Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

ARGAÇLAMAK

Atkılamak.

ÇATMAK

Odun, değnek, kılıç, tüfek vb. uzun şeylerden birkaç tanesini, tepelerinden birbirine çaprazlama dayayarak durdurmak. Bir şeyi yapmak için gerekli parçaları bir araya getirmek. Yazıyla ya da sözle sataşmak. Üzücü, kızdırıcı veya şaşırtıcı olaylarla karşılaşmak. Başa yemeni, çatkı, yazma vb.ni bağlamak. Kereste vb.ni birbirine tutturmak. Yükü hayvana iki yanlı yüklemek. Rastlamak, karşılaşmak. Gemiler birbirine çarpmak.

ETOL

Genellikle kürkten, gösterişli kumaşlardan veya yün örgüden yapılmış omuz atkısı.

ATKILI

Atkısı olan.

AKTÖR

Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

ATKILAMA

Atkılamak işi, argaçlama.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ÇATILI

Çatısı olan (yapı). Başına çatkı bağlanmış olan. Çatılmış olan.

DOKUMAK

Tezgâhta ipliği, çözgü ve atkı durumunda kullanarak kumaş yapmak. En ince noktalarına kadar özen göstererek, emek vererek ortaya çıkarmak. Ağacın yemişlerini sırıkla vurarak indirmek.

AYAKÇIN

Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.

DAĞILIM

Dağılarak birbirinden ayrılma. Birleşiminde kütle içinde tamamen eşit olarak dağılmış gerçek veya koloidal eriyik biçiminde başka bir madde bulunan katı, sıvı veya gaz durumundaki bütün cisimler. Bir toplumda, bir kümede incelenen bir veya birçok özelliğin zamana, yere, seçilen herhangi bir değişkene göre hesaplanan sayısal ve oransal dağılışı. Bir ses biriminin, anlam biriminin değişik kullanım veya bağlamlardaki çevrelerinin tümü. Mal üretiminde, katkıda bulunanlara, üretilen mallardan herhangi bir ölçüde verilmesi, dağıtılması. Paylaşım.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

FASONE

Çözgü veya atkının kumaş yüzeyi üzerinde, kendiliğinden bir desen oluşturduğu her tür kumaş. Bu tür kumaşları oluşturan desen örneği.

ÇATKILI

Çatkısı olan.

ÇÖZGÜ

Dokumacılıkta atkıların geçirildiği uzunlamasına ipler, arış (II).

ARGAÇ

Atkı.

DOLAK

Tozluk yerine bacaklara ayak bileğinden dize kadar dolanan ensiz ve uzun kumaş parçası. Boyun atkısı. Başörtüsü, yazma.

ARGAÇLAMA

Atkılama.

EĞİTMEK

Birinin akla uygun, fiziksel ve moral gelişmesi üzerine etki yaparak çeşitli davranış yatkınlıkları, bilgi ve görgü aşılayarak önceden tespit edilmiş amaçlara göre onun belirli bir yönde gelişmesini sağlamak, terbiye etmek. Belli bir konuda yetiştirme. Hayvanı istenilen davranışları yapabilecek biçimde yetiştirmek.