ATMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "atma" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. atma ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu atma ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde atma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ATMALIKAŞANLI

12 harfli kelimeler

ATMACACIBAŞI

10 harfli kelimeler

ATMALIOĞLU

8 harfli kelimeler

ATMASYON

7 harfli kelimeler

ATMALAR

6 harfli kelimeler

ATMACA, ATMALI

5 harfli kelimeler

ATMAÇ, ATMAH, ATMAK, ATMAR

4 harfli kelimeler

ATMA

Bazı kelimelerin anlamları

ATMA

Atmak işi.

ATMACACIBAŞI

Osmanlı sarayında atmaca yetiştiren ve onları av için eğiten atmacacıların buyurucusu.

ATMAÇ

Çocukların kuş vurdukları sapan.

ATMAR

Topaç. Elde oynanan aşık.

ATMALI

Kar altında bile varlığını koruyan, beyaz, ince kabuklu, yuvarlak bir kış üzümü. Çocukların oynadığı bir ceviz oyunu. Adıyaman şehri, Şambayat bucağına bağlı bir yer.

ATMALIOĞLU

Sivas şehrinde, Danişment nahiyesine bağlı bir bölge.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

ATMASYON

uydurma.

ATMALAR

Atletizmin gülle, çekiç, disk, cirit atma dallarına verilen ortak ad.

ATMAH

Atmak.

ATMALIKAŞANLI

Kahramanmaraş ilinde, Gücük bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ATMACA

Kartalgillerden, ava alıştırılabilen küçük bir yırtıcı kuş, akkuş (Accipiter nisus).

  -   -   -  

Anlamında ATMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ATMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AĞLATIŞ

Ağlatma işi.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AÇKILAMAK

Açkı ile parlatmak.

AKAÇLATMA

Akaçlatmak işi.

AÇKI

Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

AĞLATMA

Ağlatmak işi.

AĞIRSAMAK

Birine karşı soğuk davranarak sıkıntı verdiğini anlatmak. Bir işi ağır bulmak, yük saymak, yüksünmek. Bir işi yavaş yapmak, önemsememek, ilgilenmemek.

AJİTASYON

Körükleme. Duygu sömürüsü yapma. Kişinin ruhsal gerginliğini dışa vurması sonucu oluşan etrafına karşı saldırganlık durumu. İnsanın zihninde ve duygu dünyasında sarsıntı yaratma. Çırpıntı.

AĞILAMAK

Zehirlemek. Bir şeye zehir katmak.

AÇIKLATMA

Açıklatmak işi.

ABLUKA

Kuşatma.

AFALLATMA

Afallatmak işi.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇIMLAMAK

Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AĞIRLATMA

Ağırlatmak işi.

ADATMA

Adatmak işi.

AÇKILATMA

Açkılatmak işi.

AÇKILATMAK

Açkı işi yaptırmak, perdahlatmak.