İçinde ARGO geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "argo" olan, toplam 21 tane kelime bulunuyor. İçerisinde argo bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu argo ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında argo olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

ARGOLAŞTIRMAK

12 harfli kelimeler

ARGOLAŞTIRMA

10 harfli kelimeler

ARGOLAŞMAK, KARGOCULUK

9 harfli kelimeler

ARGOLAŞMA

8 harfli kelimeler

KOLARGOL, JARGONYA

7 harfli kelimeler

AMBARGO, ARGONOT, ARGOSUZ, KARGOCU

6 harfli kelimeler

SARGOZ, SARGON, HARGOS, JARGON, ARGOLU

5 harfli kelimeler

LARGO, KARGO, ARGON, MARGO

4 harfli kelimeler

ARGO

Bazı kelimelerin anlamları

ARGO

Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

KOLARGOL

İndirgenme ile oluşturulmuş ve yumurta albumini ile kararlı hale getirilmiş kolloidal gümüş ve gümüş oksit.

JARGON

Aynı meslek veya topluluktaki insanların ortak dilden ayrı olarak kullandıkları özel dil veya söz dağarcığı.

ARGOLAŞMA

Argolaşmak durumu.

JARGONYA

Zirkonyum oksit.

ARGOLAŞTIRMA

Argolaştırmak durumu.

KARGOCU

Kargo işiyle uğraşan kimse.

KARGOCULUK

Kargocunun yaptığı iş.

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

SARGON

Bir çeşit kılıç balığı.

SARGOZ

Bir çeşit kılıç balığı. Derinliği 1–50 m arasında kumlu, kayalık, algli zeminlerde ve deniz çayırlarında yaşayan, boyları 45 cm olabilen, vücudunun yanlarında 9 adet dikey şeritle kuyruk sapının önünde koyu bir bant bulunan, tüm denizlerimizde dağılım gösteren demersal bir tür, sarıgöz.

ARGOSUZ

İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).

ARGOLAŞTIRMAK

Argo özelliği kazandırmak.

ARGOLAŞMAK

Karşılıklı argo konuşmak. Söz argo durumuna gelmek.

HARGOS

Saban izi.

ARGONOT

Kafadan bacaklılardan, salyangoz kabuğu biçiminde kabuğu olan ve ahtapota benzeyen bir hayvan (Argonauta argo).

  -   -   -  

Anlamında ARGO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARGO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENGELLEYİM

Ambargo.

HABE

Boş. Mide. Heybe. Kırmızı renkli, iki gözlü, omuza atılarak kullanılan yün torba, heybe. (Argo) Karagöz ustalarının ekmek için kullandıkları sözcük. Karagöz ustalarının "ekmek" e verdikleri ad.

HAGARAGORT

1 -Türk doğaçlama tiyatrosunda tragedya için kullanılan argo sözcük. Tanzimat tiyatrosunda acılı oyunlar için kullanılan argo sözcük. Tiran, hain, düşman rolü. haile. Eski Türk tiyatrosunda tragedyaya ve melodrama verilen ad. (Ermenice) Tiran, hain, düşman rolü.

HATEM

(Argo) Türk gölge oyunu argosunda zil. Gölge oyunumuzda çalınan zile Karagöz ustalarının verdiği ad. Mühür. Cömert. Son, en son, sonuncu.

CUD

(Argo) Gölge oyunu'nda Yahudi tasvirine verilen ad. bk. Yahudi. Tiplerden Yahudi'ye verilen addır. Karagözcüler de bu "tasvir" i bu adla anarlar.

HAMPA

Akılsız, budala. Sırt, omuz: Ne hampama binip duruyorsun?. Para ve emek harcamadan kazanılan şey. Çayırın paylaşılan her bir parçası. Zengin: Çok çalışmakla hampa mı olacaksın?. Bir şeyi almaya hazır olma. Hırsızlara yataklık eden kişi. Aracı kadın. Toptancı. Bel denilen tarım aracının ayakla basılacak yeri: Bu toprak hampasız belle bellenmez. Yarışmacı, yarışıcı. Uygun zaman, elverişli durum. Parasız (argo).

GACO

Çingene. Torik yavrusu. Sevgili. (Argo) Türk gölge oyunu'nda kadın. Kadın.

POSTAHANE

Postaevi. Posta gönderme kuruluşu. Kargo veya lojistik destek sağlayan yer.

GERMEÇ

Bir yeri bölmek, sınırı belli etmek için yapılan tahta perde. Ağaçtan yapılan su oluğu. Çit kapısı. Çalı çırpıdan yapılan çit. Çamaşır ipi. Köz üzerinde bütün olarak kızartılmış piliç, kuş ve benzerleri hayvanlar. Su değirmeni oluklarında, kanallarda suyu kesmek, dışarı akıtmak için kullanılan tahta ya da sac kapak, sürgü. Sürekli açık ya da büyük ağız (argo). Kapı, pencere üstlerine konulan taş ya da ağaç. Ateş üzerinde tavuk, hindi ya da kuzu pişirme. (Küplüce Gümüşhacıköy Amasya).

FURİ

(Doğaçlama): Türk doğaçlama tiyatrosunda alkış anlamına gelen argo sözcük. Alkış.

BAYINMAK

Bayılmak: Akşam bizim çocuk bayındı. Uyumak. Kendini bir şeye vermek, dalmak. Hasta kendinden geçmek. Tahammül etmek: Burası çok sıcak hiç bayınamıyorum. Vermek, ödemek (argo): Bu tabancaya 250 lira bayındım. Büyümek, boylanmak. Bayılmak.

CIZLANMAK

(Argo) Gölge oyunu'nda, Külhanbey ve Matiz tarafından bir yere gitmek anlamında kullanılan deyim. Karagöz, Matiz ve Külhanbeyi tipleri tarafından "bir yerden gitmek" anlamına kullanılan argo süzcük.

DÜKKAN

Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer, işyeri. Esnafın perakende satış yaptığı, küçük zanaat sahiplerinin çalıştıkları yer. Görevli olarak çalışılan yer, iş yeri. Kumarhane. (Doğaçlama ve Ortaoyunu). Doğaçlamaya dayanan Türk tiyatrosu argosunda tiyatro yapısı. Ortaoyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak kanadı bulunan 1 arşınlık (yaklaşık 68-70 cm.) bir peyke. Önünde arkalıksız bir alçak iskemle durur. Orta Oyunu'nda iş yerini belirten, yalnızca iki alçak duvarı bulunan basık kulübe. Bu, kimi kez bir tek alçak iskemle ile de belirtilebilirdi. Tiyatro yapısı.

BASDIRMAH

Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Yemek (argo): Yemeği iyice basdırdın mı?.

ARGOLU

İçinde argo söz bulunan. Argo kullanarak (konuşmak).

AR

100 m² değerinde yüzey ölçü birimi. Argon elementinin simgesi. Utanma, utanç duyma.

CIMBILDAK

Sütsüz, soysuz. Yaramaz. Her şeye karışan, ukala. Arsız. Oynak. Dönek, sözünün eri olmayan. Soysuz, sütü bozuk (argo).

LARGHETTO

Bir parça largodan çabuk ve hafif çalınarak. Bu biçimde çalınan müzik parçası.

KURYE

Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse. Posta, kargo, mektup vb. gönderileri alıcıya ulaştıran kimse. Düzenli olarak ticari bir hizmet gören taşıt. Uçakla gönderilen mektup, koli veya havale.

KÜLHANBEYİ

Kendilerine özgü giyinişi olan, argo kullanan, başıboş, haylaz delikanlı, serseri, hayta, külhani.