İçinde AKAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "akan" olan, toplam 129 tane kelime bulunuyor. İçerisinde akan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu akan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında akan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

AĞAÇKAKANGİLLER, AKANTAMEBİYOZİS, AKANTOSEFALOZİS

14 harfli kelimeler

HİPERAKANTOZİS

13 harfli kelimeler

DEFTERİHAKANİ, AKANTOKERATOZ, AKANTOSEFALAN, AKANTOSEFALOZ, AKANTOSEFALÖZ, AKANTOSİTOZİS, KERATOAKANTOM

12 harfli kelimeler

AFAKANLANMAK, AĞAÇKAKANLAR, KALITBIRAKAN, VAKANÜVİSLİK

11 harfli kelimeler

BAŞBAKANLIK, KUYRUKKAKAN, AKANTOLİZİS, AKANTOMETRA, AKANTOSEFAL, MAKANOKİMYA

10 harfli kelimeler

SAKANDIRIK, AKANYILDIZ, DAKANNAMAK, HAKANLAMAK, KAKANLAMAK, KÖMÜRYAKAN, MANCAKANCA, PARAKANTOM, SAKANDIRAK

9 harfli kelimeler

AĞAÇKAKAN, GÜNEBAKAN, VAKANÜVİS, AKANTELLA, AKANTOLİZ, AKANTOSİT, AKANTOTİK, AKANTOZİS, GELİBAKAN, GÖGEBAKAN, GÖĞEBAKAN, GÖLEBAKAN, HACIBAKAN, HARTKAKAN, HEKZAKANT, KİSTAKANT, MOZAKANAT, YALAZAKAN, YEREBAKAN

8 harfli kelimeler

BAKANLIK, BARBAKAN, BAŞBAKAN, HAKANLIK, AKANTOİD, ATABAKAN, DAĞBAKAN, DAKANMAK, DEKAKANT, FİLBAKAN, HAKANİYE, HAKKAKAN, TAKANMAK, TERSAKAN, TOKMAKAN, YATAKANI

7 harfli kelimeler

BAKANAK, HAFAKAN, TAKANAK, AKANTAŞ, AKANTOM, AKANTOR, AKANTOZ, AKBAKAN, AKÇAKAN, ALAKANT, BAKANAY, BORAKAN, ÇAKANAK, DAKANAK, EVBAKAN, FALAKAN, GÜRAKAN, HABAKAN, KAKANAZ, KAKANUZ, KARAKAN, KAYAKAN, KEMAKAN, MALAKAN, ÖZHAKAN, PAKANAK, PAKANUT, PALAKAN, SAKANAK, SAKANAR, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

AFAKAN, AKANAK, AKANAY, AKANCA, AKANDA, AKANER, AKANSU, AKANTO, ARAKAN, ATAKAN, ÇAKANA, HAKANA, MAKANA, ÖZAKAN, SAKANA, SAKANE, TAKANA

5 harfli kelimeler

BAKAN, HAKAN, AKANA, AKANİ, AKANT, ÇAKAN, DAKAN, FAKAN, LAKAN, PAKAN, TAKAN, YAKAN

4 harfli kelimeler

AKAN

Bazı kelimelerin anlamları

AKAN

Ekin yığınlarını yağmurdan korumak için yığının üst tarafına yapılan hilâl şeklindeki cetvel. Bakayım, göreyim anlamında: Mehmet gel akan!. Irmak, dere, çay, küçük akarsu. Çeşme, pınar, kaynak, su oluğu. Bir yerden bir yere doğru akan, giden. Çeşme, pınar.

AKANTAMEBİYOZİS

Acanthamoeba cinsindeki türlerin neden olduğu enfeksiyon. Hastalıkta görülen en yaygın belirtiler granülomatoz amebik ensefalitis ve Acanthamoeba keratitisdir.

HİPERAKANTOZİS

Akantozis.

AKANTOSEFALOZ

Dikensi başlı kurt hastalığı.

KALITBIRAKAN

mûris, müverris, mirâsbırakan.

AKANTOSEFALÖZ

Başları dikenli solucanlar şubesindeki türlerin neden olduğu veya başları dikenli solucanlar şubesindeki türlere ait.

AKANTOSEFALAN

Başları dikenli solucanlar.

DEFTERİHAKANİ

Osmanlı Devleti'nde Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü.

KERATOAKANTOM

Keratin içeren, orta kısmında krater benzeri bir delikle deri yüzeyine bağlantılı iyicil, süratle büyüyen kistik bir tümör, intrakutan kornifiye epitelyom.

AFAKANLANMAK

Kızmak, sinirlenmek, öfkelenmek.

VAKANÜVİSLİK

Vakanüvisin görevi. Osmanlılarda XVII. yüzyıl sonlarından beri bir devlet memurluğu olan resmi tarihçilik.

AKANTOSEFALOZİS

Başları dikenli solucanlar şubesindeki türlerin omurgalılarda neden olduğu bağırsak enfeksiyonu.

AĞAÇKAKANGİLLER

Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının gökkuzgunumsular(Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan, böceklerle beslenen bir familya. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), küçük yeşil ağaçkakan (P.canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martius), orman alaca ağaçkakan (Dendrocopos major), küçük ağaçkakan (D.minör) iyi bilinen türleridir. (Picidae, Lat. picus = ağaçkakan):Omurgalı hayvanlardan kuşlar (Aves) sınıfının ağaçkakanlar (Pici) alt-takımının bir familyası. Kama biçiminde gagalı, sert kuyruklu, ağaçlara tırmanan kuşlardır. Böcek v.b. yerler. Yeşil ağaçkakan (Picus viridis), külrengi ağaçkakan (P. canus), kara ağaçkakan (Dryocopus martinus), büyük alaca ağaçkakan (Dryobates major), küçük alaca ağaçkakan (D. minor), döner-boyun (jynx torquilla) iyi bilinen türleridir.

AKANTOSİTOZİS

Kanda akantositlerin varlığı. Abetalipoproteinemi.

AKANTOKERATOZ

Akantokeratodermi.

AĞAÇKAKANLAR

Kuşlar (Aves) sınıfının, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, kama biçiminde gagalı, ince dilli, tırnakları kuvvetli, orta kuyruk tüyleri sert olup destek görevi gören ve bu sayede ağaçlara tırmanan, ağaçkakangiller (Picidae), boyunçevirengiller (Jyngidae), parlak kuşgiller (Galbulidae), tukangiller (Rhamphastidae) gibi familyaları olan bir alt takım. (Pici,gibi familyaları vardır.

  -   -   -  

Anlamında AKAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AKAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BAKICI

Bakma işiyle görevlendirilen kimse. Bir şeyi satın almayı düşünmeden yalnızca bakarak ilgilenen kimse. Falcı. Yabancı ülkede bir aile yanında kalarak eğitimini sürdüren ve aynı zamanda o evin çocuklarına bakan kimse. Genellikle çocuk, yaşlı ve hastalara bakma işiyle görevli kimse. Yeme içme, barınma ve eğitim karşılığında bakıcılık görevi yapan kimse.

BELEDİYE

İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.

ANTREPOCU

Antrepo işleten kimse. Antrepoya bakan kimse.

ARDİYECİ

Ardiye işleten kimse. Ardiyeye bakan kimse.

BAKANLIK

Bakan olma durumu, vekillik, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bakanın yönetimi altındaki kuruluşların bütünü, nezaret, vekâlet, nazırlık. Bu kuruluşların bulunduğu yer.

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

BAŞBAKAN

Hükûmetin ve Bakanlar Kurulunun başı, kabinenin başı, başvekil.

ALEMCİ

Camilerin kubbelerine, minarelerine alem yapan veya takan kimse.

ASLANAĞZI

Sıracagillerden, türlü renkte, güzel, kokusuz çiçekleri olan bir bitki, danaburnu. Havuz kenarlarına konulan ve ağzından su akan aslan biçiminde süs taşı.

BAKAN

Hükûmet işlerinden birini yönetmek için, genellikle milletvekilleri arasından, başbakan tarafından seçilerek cumhurbaşkanınca onaylandıktan sonra işbaşına getirilen yetkili, vekil, icra vekili, nazır.

AYÇİÇEĞİ

Birleşikgillerden, sarı renkli çiçeği çok iri olan, yurdumuzda çok yetiştirilen bir bitki, günçiçeği, günebakan, gündöndü, günâşık (Helianthus annuus). Bu bitkinin yağ çıkarılan ve çerez olarak da yenilen tohumu.

AĞMA

Ağmak işi. Akan yıldız.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

AMBARCI

Ambara bakan görevli, ambar memuru.

BAŞBAKANLIK

Başbakan olma durumu, başvekâlet. Başbakan ve görevlilerinin çalıştığı daire, başvekâlet. Başbakanın yaptığı iş, başvekâlet.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

BAŞVEKİLLİK

Başbakanlık.

BAŞVEKİL

Başbakan.

BAŞDANIŞMAN

Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.