Kelimeler arşivi içinde; başında "izleyici" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. izleyici ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu izleyici ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde izleyici olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
İZLEYİCİÖLÇER
İZLEYİCİLER, İZLEYİCİLİK
İZLEYİCİ
İZLEYİCİ
İzleme işini yapan kimse.
İZLEYİCİÖLÇER
Bir televizyon almacına takılarak almacın kaç kez kullanıldığını, hangi oluğu, hangi izlenceleri izlediğini saptayan aygıt.
İZLEYİCİLER
Bir film gösterimine izleyici olarak katılan kimseler, izleyici topluluğu; genel olarak izleyici. Televizyon yayınlarını toplu olarak izleyen kimseler.
İZLEYİCİLİK
İzleyici olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde İZLEYİCİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALGUNCU
Lağım temizleyici.
GECİKTİRİM
ve TV İzleyiciye herhangi bir olayın ortaya çıkacağına ilişkin ipuçları vererek onu sürekli bir bekleme, gerginlik, sıkıntı içinde bırakma biçimindeki anlatım. Bir oyunda seyircinin ilgisini ve gerilimini canlı tutmada kullanılan geciktirme uygulayımı. İzleyiciye herhangi bir olayın ortaya çıkacağını duyurmak, fakat sonucu durmaksızın geciktirerek onu sürekli bir bekleme, gerginlik, sıkıntı, yürek oynaması içinde bırakmak, soluk kesici bir durum yaratmak biçiminde kendini gösteren anlatım çeşidi. Bir oyunda seyircinin merakını uyandıracak geciktirme.
SUFLE
Sahnedeki oyunculara, izleyicilere duyurmadan unutulmuş bir sözü veya cümleyi hatırlatma. Un, şeker, yumurta vb. maddelerin muhallebi kıvamına gelinceye kadar çırpılıp pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü.
FİLMLİK
Sinemacılar, araştırıcılar, izleyiciler için önem taşıyan filmleri toplayan, sıralayan, sıralaklayan, koruyan; sinemayla ilgili oyunluk, ası, yayın, anılar, ve benzerleri çeşitli belgeleri saklayan; istenildiğinde bunları yararlanmaya sunan kuruluş. Televizyon yapım ya da yayın merkezlerinde bulunan buna benzer kurum.
SAHNE
İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk. Bir oyun veya filmin başlıca bölümlerinden her biri. Bir konu veya çalışma çevresi, çalışma dalı. Görüntü. Tanık olunan, gözlenen olay.
TEMİZLEYİCİLİK
Temizleyici olma durumu.
ÇÖVEN
Kökü ve dalları, suyu sabun katılmış gibi köpürten, kir temizleyici bir bitki, sabun otu, helvacı kökü (Saponaria officinalis). Çevgen.
RAMP
Bir tiyatro sahnesinin önünde, ışık ve ışıldakların yerleştirildiği, izleyiciye en yakın yer.
OCAKÇI
Ateşçi. Ocak bacaları temizleyicisi. Kahvelerde ocakbaşında kahve, çay vb. şeyleri hazırlayan kimse.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
CAZGIR
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.
TİYATRO
Dram, komedi, vodvil vb. edebiyat türlerinin oynandığı yer. Bu türleri, izleyiciler önünde sahnede oynayan grup. Sahnelenmek için yazılmış oyunların tümü.
KEROSEN
Su beyazı renginde yağımsı, kuvvetli kokulu olan petrol hidrokarbonları karışımı. Roketlerde ve jet motorlarında yakıt, insektisit ve temizleyici olarak da kullanılır.
CİRCARAMA
Bir çember görüntülük ve üçboyutlu işlemi. (Disney'nin piyasaya sürdüğü bu işlemde, başlangıçta 16 mm'lik on iki gösterici kullanılıyordu. Sonradan 35 mm'lik dokuz gösterici kullanılmaya başlandı. Bu göstericiler, silindir biçimindeki salonun bütün iç duvarını kapsayacak biçimde yan yana sıralanmış görüntüleri yansıtırlar. İzleyiciler bu görüntüleri, salonun ortasından izlerler).
LEKECİ
Kuru temizleme yapan, kuru temizleyici.
GEZİNEK
İzleyicilerin gösterim başlarında ya da aralarında dinlendiği, sigara içtiği, büfesinden yararlandığı sinema bölümü.
PEYREV
Başkasının izinden giden, izleyen kimse, izleyici.
SUFLÖR
Oyunculara, rollerinde unuttukları sözleri izleyicilere duyurmadan söyleyip hatırlatan erkek.
SEYİRCİ
Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici. İzlemek, eğlenmek için bakan kimse, izleyici.
PARSA
Bir izleyici topluluğu önünde yapılmış olan gösteriden sonra toplanan para.