İZLENCE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "izlence" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. izlence ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu izlence ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde izlence olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

İZLENCELERİNE, İZLENCELEYİCİ

11 harfli kelimeler

İZLENCELEME

9 harfli kelimeler

İZLENCECİ

7 harfli kelimeler

İZLENCE

Bazı kelimelerin anlamları

İZLENCE

Belirli şartlara ve düzene göre yapılması öngörülen işlemlerin bütünü, program.

İZLENCECİ

Sinemalarda izlenceleri düzenleyen kimse.

İZLENCELEYİCİ

Daha önce tanımlanmış görevleri yapacak nitelikte bilgisayar izlenceleri tasarlayıp yazan, bunları deneyerek, varsa yanlışlarını düzelten, gerekli belgelemeyle birlikte kullanıma hazır duruma getiren kişi. Özellikle bu işi uğraş edinmiş kişi.

İZLENCELEME

Bir izlencenin tasarlanması, yazılması ve denenmesi ile ilgili işlerin tümü. Verilen bir sorunu bilgisayarda çözmek için gerekli komutlar dizisini hazırlama. Bir sinemada gösterilecek filmlerin seçimi, sürelerinin düzenlenmesi, filmlerin zamanında elde edilmesi, izlencenin yayımlanması, tanıtılması işi. Yapımı, yayını tasarlanan izlencelerin saptanması. İzlencenin, izlence çizelgesinin hazırlanması.

İZLENCELERİNE

Verilerin bilgisayarda istendiği biçimde işlenmesini sağlamak amacıyla çeşitli girdilerle işletece verilen düzenlenmiş işlem yönergesi.

  -   -   -  

Anlamında İZLENCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İZLENCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

PROGRAM

İzlence. Bilgisayara bir işlemi yaptırmak için yazılan komutlar dizisi. Radyo ve televizyonda sunulan, haber, müzik, eğlence gibi kendi başına bir bütün oluşturan yayınlardan her biri. Yapılacak bir işin bölümlerini, bölümlerin sırasını ve zamanını gösteren tasarı, yetişek. Okullarda, haftanın belli günlerinde, belli saatlerde verilecek dersleri gösteren çizelge. Siyasi partinin, toplumsal örgütün veya hükûmetin açıkladığı ana ilkelerin tümü. Tören, gösteri, gezi vb.nin öngörülen ayrıntılarını gösteren basılı kâğıt.

GÖRÜŞÜM

Bir televizyon bildirmeni ya da alıcılı bildirmenin, herhangi bir kimsenin belirli konulardaki görüşlerini, bilgilerini aktarmak amacıyla sorular sorup yanıtlar almağa çalışarak hazırladığı izlence ya da film. Bir televizyon bildirmeninin herhangi bir olayla ilgili olarak kendi gördüklerini, işittiklerini görüntü ve sözle aktarmasına dayanan izlence.

ENİYİLEME

Bir dizgenin ya da bir izlencenin, çalışma süresi, bellek sığası ve benzerleri değişkenlerle ilgili olarak verilen bir amaca göre en etkin biçimde çalışması için yapılan tasarım ve değiştirme çalışması.

İŞLİK

Atölye. Gömlek. İş yeri, atelye. El tezgâhı. Koyun ve keçilere takılan zillerin ve çanların içindeki sallanan kısım. Mintan, gömlek. Hanımların giydiği kısa ceket. İş elbisesi ya da iş önlüğü. Yelek. Astarlık bez. Yatak, yorgan konulan yüklük. İçe giyilen göynek (Çayağzı), karşılığı içlik. Okullarda işbilgisi, resim-iş, biçki-dikiş gibi uygulamalı derslerin yapıldığı, gerekli araç ve gereçler ile donatılmış çalışma yerlerine verilen ad. Tiyatroda terzilik, marangozluk, elektrik işleri, donatımlık yapımı gibi uğraşlar için kullanılan, iş üretilen yer. Sanatçının içinde çalıştığı yer. Bir zanaatın yapıldığı yer. Büyük işliklerde bezem, donatım, giysi, alçı işleri, ve benzerleri çeşitli çalışmaların yapıldığı özel bölümler. (Geniş anlamda) Film çevirmek için gerekli tüm yapıları, kuruluşları kapsayan özel yapı. (Dar anlamda) Film çeviriminde, içeride çalışmaların gerçekleştirilmesini, ayrıca seslendirme çalışmalarını sağlayan bölümler. (Bu anlamda, özellikle düzlükle anlamdaştır). Televizyon izlencelerinin hazırlanması, yayına verilmesi için gerekli bütün uygulayım kuruluşlarını, yönetim bölümlerini kapsayan özel yapı. Bir izlencenin doğrudan doğruya alıcı önünde gerçekleştirildiği yer. (Bu anlamda düzlükle anlamdaştır). Dekor, kostüm, aksesuvar, butafa ve benzerleri hazırlamak için çalışma yeri, atölye. Kısa cepken. Yağsız sütten elde edilen lor peyniri. (Değirmendere Afyonkarahisar). iş yeri, çalışılan, iş yapılan yer, ticarethane.

ALGOL

Matematiksel ve bilimsel sorunların çözümüne ilişkin algoritma tanımlamaya dönük, öbek yapılı, yüksek düzeyli izlenceleme dili.

BEZEMCİ

Film ya da televizyon izlencesi için bezem hazırlayan kimse.

EUROVİSİON

Avrupa Yayın Birliği üyesi ülkelerin televizyon örgütleri arasında kurulan Avrupa Televizyon Birliği. (Amacı, üyeleri arasında televizyon izlencesi alış verişini ve kıtalararası televizyon bağlantısını sağlamaktır. Türkiye bu bağlantıdan ilk kez 1972 Münih Olimpiyatları sırasında yararlanmaya başladı).

INTERVİSİON

Uluslararası Radyo ve Televizyon Örgütü'ndeki Doğu bloğu ülkelerinden başlıcaları arasında kurulan televizyon birliği. (Bu birlik gerek kendi üyeleri arasında gerekse Eurovision'la izlence alış verişi yapar).

AKÇALAMA

Akçalamak işi. Bir izlence, çizenek ya da herhangi bir uygulamanın, gider ya da akçalı gereksinmelerinin karşılanması.

ALTYORDAM

Bir izlencede gereksenen belli bir işlevi, parametreler aracılığıyla kendisine verilen değişkenlerden yararlanarak, bunlara uygun işlem dizilerini yürüterek gören bir yordam ya da izlence kesimi. Yordamlıkta saklanan bir altyordamı birçok izlence gerektikçe kullanabileceği gibi, bir izlence değişik yerlerde birden çok kez de çağrılabilir. İşlem sırasının denetimi, altyordamda öngörülen işlemler bitirildikten sonra, genel kural olarak altyordamı çağıran komutu izleyen ana izlence komutuna geçer.

BASIC

Uzakta bulunan bir bilgisayar dizgesine bağlı bir uç üzerinde konuşmalı düzende kullanım için elverişli, kolay öğrenilir, aritmetik işlemlere dönük genel amaçlı bir bilgisayar izlenceleme dili.

AYRIŞTIRICI

Bir tümceyi, dilin biçimbilgisi, sözdizimi, gerekirse anlambilgisi kurallarına göre, basamak basamak işlevsel öğelerine ayırmak amacını güden bir algoritma ya da bilgisayar izlencesi.

ÇİZEM

Bir yapının, bileşenlerini, öğelerini ve aralarındaki ilişkileri gösterebilmek için küçük ölçekte çizgilerle gösterilmiş biçimi. Bir nesnenin çizenekle gösterimi. Bir devinimin dizgesel gösterimi. Bir dizgenin ya da nesnenin birbiriyle ilişkili parçalarını sırasıyla gösteren çizge. Çapraşık bir yapıyı, yalın, anlaşılır çizgilerle gösteren, özellikle belgesel filmlerde, belgesel izlencelerde kullanılan biçim.

BELLENİM

Makine komutları temel mikrokomutlardan oluşan mikroizlencelenir bir .bilgisayar donanımının, genellikle salt okunur belleğe işlenmiş bir mikroizlenceyi zincirleme yürütmesiyle sağlanan ve bilgisayar donanım ve yazılım öğeleri karşıtlığında kullanılan öğelerin tümü. Bellenim ne tümüyle donanım ne de tümüyle yazılım özelliği gösteren, bu iki öğenin özelliklerini birlikte taşıyan öğedir.

DAKİKALAMA

Oyunun süresini hesaplayabilmek için her bölümün kaçar dakika sürdüğünü saptama. Tamamlanmış bir filmin ya da televizyon izlencesinin kaç dakika tutacağını kestirmek amacıyla çevirim senaryosu üzerinde çekimlerin uzunluğunu hesaplama. Oyunun uzunluğunu, her perdenin, her sahnenin kaç dakika sürdüğünü hesaplama.

BEZEM

Bir film görünçlüğünde ya da televizyon izlencesinde belirli bir çevreyi yansıtmak amacıyla kullanılan ve görünçlük donatımı dışında yer alan doğal ya da yapma nesnelerin, yapıların tümü. Özellikle sınırlı bir çevrede yapma olarak gerçekleştirilen bu çeşit nesneler, yapılar, çatmalar.

COBOL

Tecimsel ve yönetimsel bilgi işlem uygulamalarına dönük, İngilizce tümcelere benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.

GEREKİM

Bir oluşum ya da sürecin koşulları, bir işlem ya da izlencenin gerektirdiği isterlerin tümü.

ANİMOGRAPHE

Fransız Radyo-Televizyon Kurumu Araştırma Bölümü'nün, dar bütçeli televizyon izlenceleri için kısa sürede canlandırma filmi gerçekleştirmek amacıyla 1963'te geliştirdiği aygıt.

FORTRAN

Bilimsel ve teknik amaçlarla kullanılan bir bilgisayar programlama dili. "Formula translation" ifadesinden kısaltmadır. Matematiksel ve bilimsel uygulamalara dönük, daha çok cebirsel formüllere, yer yer de İngilizceye benzer deyimlerden oluşan yüksek düzeyli bir izlenceleme dili.