Kelimeler arşivi içinde; sonunda "izlenim" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu izlenim ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında izlenim olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde izlenim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İZLENİM
İZLENİM
Bir durum veya olayın duyular yolu ile insan üzerinde bıraktığı etki, intiba, imaj. Uyaranların, duyu organları ve ilişkili sinirler üzerindeki etkileri veya belirli bir durumun kişi üzerindeki çözümlenmemiş bütün etkisi, intiba.
Bu bölümde tanımı içerisinde İZLENİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ETKİ
Bir kimse veya nesnenin başka bir kişi veya şey üzerindeki gücü, tesir. Bir kimse üzerinde bırakılan izlenim. Bir etken veya bir sebebin sonucu, yardım.
ÇİĞRENKÇİLİK
(Resim) 2. y.y.ın başlangıcında ilk kez izlenimciliğin kırık renklerini bırakıp gereğinden çok arı renkler kullanarak abartılmış doğa biçimlerini gösteren resim anlayışı.
EMPRESYONİZM
İzlenimcilik.
AŞIRILIKÇILIK
İzlenimcilik sonrasının İspanya'daki şekillerinden biri.
İZLENİMCİLİK
Doğayı, gerçekte olduğu gibi bütün ayrıntılarına bağlı kalarak değil, ondan edinilen izlenimin ölçüsüne göre anlatan, doğrudan doğruya gerçeği, nesneyi değil de onun sanatçıda uyandırdığı duyumları veren sanat akımı, empresyonizm. Sanat eserlerinin dış etkilerin içe yansıması, içte izler bırakması ve bu izlere dayanılarak yaratılması.
GREN
Kâğıdın yüzeyinin pürüzlülük derece ve tipinin bir izlenimi.
GÖRÜNMEK
Görülür duruma gelmek, görülür olmak, gözükmek. Azarlamak. Gözdağı vermek. İzlenim uyandırmak. Benzemek, görünüşünde olmak.
SEYAHATNAME
Bir yazarın gezip gördüğü yerlerden edindiği bilgi ve izlenimlerini anlattığı eser.
DUYUM
Duyu. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.
EMPRESYONİST
İzlenimci.
DÜŞÜNME
Düşünmek işi, tefekkür. Duyum ve izlenimlerden, tasarımlardan ayrı olarak aklın bağımsız ve kendine özgü durumu. Karşılaştırmalar yapma, ayırma, birleştirme, bağlantıları ve biçimleri kavrama yetisi.
BAĞLAŞI
Olaylar ya da değişkenler arasında bir bağıntının bulunduğu izlenimini veren birlikte değişme.
DİVİZYONİZM
(Resim) bk. yeni izlenimcilik.
DUYGU
Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.
İZLENİMCİ
İzlenimcilik yanlısı olan (sanat veya sanatçı), empresyonist. Kesin bir doğruluğu olmayıp duyumlara, izlenime dayanan.
HEMZE
Gırtlakta, ses tellerinin birbirine yapışması sonucu havanın akışını birdenbire engellemesiyle oluşan ve bir kesinti izlenimi veren ünsüz.
BİRDUYUMCULUK
Yirminci yüzyılın başında Jules Romains tarafından kurulan ve birey yerine topluluğun duygu, düşünce ve izlenimlerindeki ortaklığı konu edinen yazın çığırı.
İMGE
Zihinde tasarlanan ve gerçekleşmesi özlenen şey, hayal, hülya. Duyu organlarının dıştan algıladığı bir nesnenin bilince yansıyan benzeri, hayal, imaj. Duyularla algılanan, bir uyaran söz konusu olmaksızın bilinçte beliren nesne ve olaylar, hayal, imaj. Genel görünüş, izlenim, imaj.
İNTİBA
İzlenim.
AŞIRIBELLEM
Belleme yetisinin olağanüstü biçimde gelişmiş olması. Unutulmuş anıların canlandırılması ve hiç etki yapmadığı sanılan izlenimlerin gereksiz olarak anımsanması biçiminde kendini gösteren bir ruh hastalığı.