Sonu İZLEMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "izlemek" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. Sonu izlemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında izlemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde izlemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GALVANİZLEMEK, KERTERİZLEMEK

12 harfli kelimeler

FİLARİZLEMEK

11 harfli kelimeler

YELPİZLEMEK, KİVRİZLEMEK, KEFSİZLEMEK, CİMBİZLEMEK, DELBİZLEMEK, EREĞİZLEMEK

10 harfli kelimeler

YİTİZLEMEK, YETİZLEMEK, PETİZLEMEK, MİMİZLEMEK, İMBİZLEMEK, ERGİZLEMEK, DEBİZLEMEK, TEMİZLEMEK, SEMİZLEMEK, MARİZLEMEK, FİLİZLEMEK, DİKİZLEMEK

9 harfli kelimeler

İKİZLEMEK, İTİZLEMEK

8 harfli kelimeler

KİZLEMEK, GİZLEMEK, MİZLEMEK, TİZLEMEK, DİZLEMEK, BİZLEMEK

Bazı kelimelerin anlamları

İZLEMEK

Birinin veya bir şeyin arkasından gitmek, takip etmek. Belirli bir tutum, davranış veya düşünceyi benimsemek. Belirli bir yönde gitmek. Eğlenmek, görmek, öğrenmek için bakmak, seyretmek. Gözlemek, incelemek. Zaman, süre, sıra vb. bakımından gelmek, arkasından gelmek, arkasında olmak. Bir olayın gelişimini gözden geçirmek. Bir şeye uymak, bağlı olmak. Herhangi bir olayla ilgilenmek.

İMBİZLEMEK

Dürtmek, kakmak.

YETİZLEMEK

Gözetmek. Tamamlamak, üstünü doldurmak.

YELPİZLEMEK

Yelpazelemek.

DELBİZLEMEK

Karşısındakini kusurlarını sayarak küçültmeye, ezmeye çalışmak.

EREĞİZLEMEK

Kadına söz atmak.

CİMBİZLEMEK

Dürtmek, nodullamak. Çimdiklemek.

PETİZLEMEK

Birisini paylayarak, baskı yaparak özgürlüğünü kısıtlamak : Çocuk petizlenirse aptal olur. Kızmak, paylamak.

KEFSİZLEMEK

Hastalanmak.

MİMİZLEMEK

Ucu sivri birşeyle dürtmek.

GALVANİZLEMEK

Madenî bir parçayı paslanmaktan korumak için galvaniz banyosunda erimiş çinko ile kaplamak.

KERTERİZLEMEK

Kerteriz almak. Amaç olarak belirlemek.

YİTİZLEMEK

Tamam olup olmadığını denetlemek.

KİVRİZLEMEK

Tavşanı köpeğe göstererek tutması için işaret etmek : Ali, köpeği kivrizle gitsin.

FİLARİZLEMEK

Keteni döverek tel durumuna getirmek.

ERGİZLEMEK

Korkutmak, bir yere gizlenip korkutmak istemek.

  -   -   -  

Anlamında İZLEMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İZLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIMBIZ

Kıl vb. ince şeyleri tutmak veya çekmek için kullanılan küçük maşa. Özellikle dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri temizlemekte kullanılan el aracı.

ETÜV

Yiyecekleri, nesneleri yüksek ısıyla sterilize ve dezenfekte etmekte kullanılan kapalı araç. Türlü eşyaları kurutmakta veya temizlemekte kullanılan araç. Mikropların üretilmesinde uygun sıcaklığı sağlayan kapalı araç.

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

DİZLEME

Dizlemek işi.

ÇALMAK

Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

AÇMALIK

Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.

AĞARTMAK

Ak duruma getirmek, beyazlatmak. Kuyumculukta gümüşü temizlemek.

AYIKLAMAK

Bir şeyin içinden, işe yaramayan, gereksiz veya istenmeyen taneleri ayırıp çıkarmak, temizlemek. Bir görevde gereksiz görülenleri işinden ayırmak.

DÖVMEK

Tokat, yumruk, tekme vurarak canını acıtmak. Çarpmak, sertçe dokunmak. Çamaşır, halı vb.ni tokaç, sopa gibi şeylerle vurarak temizlemek. Topa tutmak. Bir şeyi toz durumuna getirmek için ezmek. Davul vb. çalmak, vurmak. Ateşte ısıtılarak yumuşatılmış bir madeni, vurarak istenilen biçime getirmek. Ezmek. Çırpmak.

ÇALKALAMAK

Sulu bir şeyi sarsarak veya çırparak karıştırmak. İçinde bir şey bulunan bir nesneyi sarsarak sallamak. Bir şeyi içinden su çarparak geçirmek yolu ile temizlemek. Vücudun göbek, kalça vb. yerini sürekli oynatmak. Sağlığının bozulmasına yol açmak. Tahılı sarsarak kalburdan geçirmek, elemek. Kuluçka yumurtalarını çevirmek.

FİLİZLEME

Filizlemek işi.

BİÇİMLENDİRMEK

Bir şeye belirli bir biçim vermek, şekillendirmek. Yazı ve simgeleri bilgisayara elverişli duruma getirmek, formatlamak. Bilgisayarda disket vb.ni kullanılabilir duruma getirmek veya disket vb.ni zararlı ögelerden temizlemek, formatlamak.

BİZLEME

Bizlemek işi.

ÇUBUKLAMAK

Halı, kilim vb. örtülerin tozunu temizlemek veya şilte, pamuk gibi şeyleri kabartıp düzeltmek için üzerlerine değnekle vurmak.

FIRÇALAMAK

Temizlemek veya parlatmak için fırça ile sürtmek. Bir kimseyi çok azarlamak, fırça çekmek. Sık ve bataklık ormandan geçmek.

ALALAMAK

Gizlemek.

BALTACI

Balta yapan ya da satan kimse. Yangın söndürme kuruluşlarında balta kullanan er, baltalı. Önceleri sefer sırasında çalılık ve ormanlık yerleri temizlemek, yol açmak, çadırları kurup kaldırmak, yükleri bindirip indirmekle, sonraları kızlar ağasına bağlı olarak sarayı korumak ve sarayın dış hizmetlerini yapmakla görevli kimse, baltalı. Odun kırıcı.

CIMBIZLAMAK

Cımbızla yolmak. Dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri cımbızla temizlemek. Kendi çıkarına uygun düşen noktaları asıl konu içinden özellikle ayırıp ön plana çıkarmak.

ÇIRÇIRLAMAK

Pamuk, keten, kendir vb. bitkisel dokuma ham maddelerini çekirdek veya kabuklarından temizlemek.

ARITMAK

Temizlemek, temiz duruma getirmek, paklamak. Katışıksız duruma getirmek, tasfiye etmek.