Sonu İNLEMEK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "inlemek" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. Sonu inlemek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında inlemek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde inlemek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

NAFTALİNLEMEK

12 harfli kelimeler

JELATİNLEMEK, VAZELİNLEMEK

11 harfli kelimeler

BENZİNLEMEK, BERÇİNLEMEK, ZENGİNLEMEK, VİTRİNLEMEK, TAPŞİNLEMEK, YEFKİNLEMEK, YEFTİNLEMEK, PERÇİNLEMEK, DİZGİNLEMEK

10 harfli kelimeler

YEGİNLEMEK, YEĞİNLEMEK, YELİNLEMEK, ŞİRİNLEMEK, BELİNLEMEK, KESİNLEMEK, YİĞİNLEMEK, EŞKİNLEMEK, DİZİNLEMEK, ÇEPİNLEMEK, BERİNLEMEK, AHBİNLEMEK, SEZİNLEMEK, SERİNLEMEK, SAKİNLEMEK, ERGİNLEMEK

9 harfli kelimeler

İÇİNLEMEK, ESİNLEMEK

8 harfli kelimeler

ÇİNLEMEK, CİNLEMEK, SİNLEMEK, ŞİNLEMEK, DİNLEMEK

7 harfli kelimeler

İNLEMEK

Bazı kelimelerin anlamları

İNLEMEK

Acı, üzüntü belirten kesik sesler çıkarmak, inildemek. Gür, uğultulu, yankılı ses çıkarmak.

YEFTİNLEMEK

Yeğnilmek, ağırlığını üstünden atmak.

BERÇİNLEMEK

Perçinlemek.

ZENGİNLEMEK

Zengin duruma gelmek.

VAZELİNLEMEK

Vazelin sürmek.

YEFKİNLEMEK

Zayıflamak.

YELİNLEMEK

Hayvan, doğumu yaklaşmak, doğuracağı belli olmak.

DİZGİNLEMEK

Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.

PERÇİNLEMEK

Bir bağıntıyı perçinle tutturmak. İki veya daha çok parçayı, karşılıklı bölümlerini birbiri üzerinde ezerek birleştirmek. Sağlamlaştırmak, güçlendirmek.

YEGİNLEMEK

Artmak, güçlenmek: Nehrin suyu git gide yeginliyor. Artmak, güçlenmek (hız, sayı vb.).

BENZİNLEMEK

Benzin dökerek yakmak. Bir nesneyi benzine bulamak.

YEĞİNLEMEK

Artmak, güçlenmek (hız, sayı vb.). Küçümsemek.

NAFTALİNLEMEK

Güveden korumak için yünlüler üzerine, arasına naftalin serpmek veya atmak.

JELATİNLEMEK

Bir yeri veya şeyi jelatin ile kaplamak.

VİTRİNLEMEK

Vitrin durumuna getirmek.

TAPŞİNLEMEK

Candan el çırpmak, alkışlamak ya da bir müziğe tempo tutmak.

  -   -   -  

Anlamında İNLEMEK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde İNLEMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

ODİTORYUM

Etkinlik merkezi. Antik Roma'da halkın ozanları dinlemek üzere toplandığı yer.

BENİLDEMEK

Belinlemek.

BELİNLEME

Belinlemek işi.

İNLEME

İnlemek işi.

PALAZLAMAK

Kuş yavrusu irileşip semirmek. Küçük çocuk gelişmek. Varlığı artmak, zenginlemek.

ESİNLEME

Esinlemek işi.

SERİNLEME

Serinlemek durumu.

GİRENLEMEK

Hava bulutlanmak, serinlemek.

SAKİNLEME

Sakinlemek işi.

ERGİNLEME

Erginlemek işi.

PERKÜSYON

Vurmalı sazlar. Tanı için parmak veya alet kullanılarak vurup dinlemekle yapılmış olan muayene.

GİYMEK

Örtünüp korunmak için bir şeyi vücuduna geçirmek. Ağır söz veya hakareti, küçültücü davranışı ses çıkarmadan dinlemek.

NAFTALİNLEME

Naftalinlemek işi.

PİKAP

Küçük kamyon, kamyonet. Elektrikle veya pille çalışan, plak dinlemekte kullanılan araç.

PLAK

Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak. Metal nesne, plaka.

PERÇİNLEME

Perçinlemek işi.

JELATİNLEME

Jelatinlemek işi.

FERAHLAMAK

Genişlemek, açılmak. Sıkıntısı, tasası dağılmak. İç açıcı duruma gelmek. Serinlemek.

DİNLEME

Dinlemek işi.