Kelimeler arşivi içinde; sonunda "iman" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu iman ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında iman olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde iman olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KOMPLİMAN
KİRDİMAN, KERDİMAN, KERÇİMAN, MÜSLİMAN, GAHRİMAN, ŞEHRİMAN, DUTLİMAN, DESTİMAN, ÇEŞDİMAN, TEMCİMAN, SÜTLİMAN
SİLİMAN, PİLİMAN, NERİMAN, MEDİMAN, YEFİMAN, İŞCİMAN, KERİMAN, GİDİMAN, EVCİMAN
İLİMAN, GLİMAN, ELİMAN, ALİMAN
LİMAN, ZİMAN
İMAN
İMAN
İnanç. Güçlü inanç, inan.
KOMPLİMAN
Gönül okşayıcı, hoşa giden söz. Koltuklama.
KERDİMAN
Becerikli, iş bilen.
ŞEHRİMAN
Bursa şehri, Çaltılıbük nahiyesine bağlı bir yer.
KİRDİMAN
Tabaklanmış derinin üstünde biriken harç kirleri. Harçtan çıkan deriler.
GAHRİMAN
Kahraman.
SÜTLİMAN
Durgun, sakin. Gürültüsüz, olaysız.
MÜSLİMAN
Müslüman.
PİLİMAN
Çökelek.
DUTLİMAN
Balıkesir şehrinde, Bandırma ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
DESTİMAN
Koru bekçisi, korucu.
NERİMAN
Pehlivan, yiğit, cesur.
TEMCİMAN
Her şeyi tam, konforlu : Temcimansız yemek yiyemem.
KERÇİMAN
Becerikli, iş bilen.
ÇEŞDİMAN
Köy bekçisi: Çeşdiman vazifesini iyi yapmamış.
SİLİMAN
Süleyman.
Bu bölümde tanımı içerisinde İMAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALGAKIRAN
Kıyıdaki yapıları, tekneleri, dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşaltmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılmış olan uzun set.
ISKARÇA
Kalabalık liman. Bir şeyi tıka basa doldurma. Bir limanın gemilerle dolu olması durumu.
İNANÇ
Bir düşünceye gönülden bağlı bulunma. İnanılan şey, görüş, öğreti. Birine duyulan güven, inanma duygusu. Tanrı'ya, bir dine inanma, akide, iman, itikat.
İMANLI
İmanı olan, inançlı, mutekit. İnsaflı, vicdanlı.
İNANMAK
Bir şeyi doğru olarak benimsemek. Sevecek, güvenecek ve bağlanacak en yüksek varlık olarak bilmek, iman etmek. Birini doğru sözlü olarak bilmek, güvenmek. Kanarak aldanmak. İman etmek. Bir şeyin varlığını, doğruluğunu kabul etmek.
AYNALIK
Geminin ve bağlı bulunduğu limanın adı yazılan, düz veya az yuvarlak kıç bölüm.
FARMASON
Mason. Dinsiz, imansız.
İNANÇSIZLIK
İnançsız olma durumu, inansızlık, imansızlık, itikatsızlık.
İNANÇSIZ
İnancı olmayan, inansız, imansız, itikatsız.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
AMBARGO
Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.
İNANÇLI
İnancı olan, imanlı, itikatlı, mutekit.
İTİKATLI
İtikadı olan, inançlı, imanlı.
İNAN
İnanmak işi. Bir kimse veya şeyin doğruluğunu, büyüklüğünü ve gücünü sarsılmaz bir duygu ile benimseme. Tanrı'ya duyulan sınırsız inanış, iman, itikat.
CENNET
Dinî inanışlara göre imanlı, dünyada iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt. Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer. Çok güzel, huzur veren (yer). Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
İNANCILIK
Temel gerçeklerin akılla kavranamayacağını ancak inan yoluyla elde edilebileceğini savunan öğretilerin genel adı, imaniye, fideizm.
ACIMASIZCA
Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.
BİLGECE
Bilgeye yaraşır. (bilge'ce) Bilgeye yaraşır bir biçimde, hakimane.
İNANLI
İnanı olan, bir şeye bütün varlığıyla inanmış bulunan, imanlı, mümin, mutekit.