Kelimeler arşivi içinde; sonunda "imat" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu imat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında imat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde imat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BENZOKSİMAT
TAHKİMAT, TAKSİMAT, TANZİMAT, TESLİMAT, BUPRİMAT, HAPSİMAT, HERGİMAT, SÜBLİMAT
TALİMAT, TAZİMAT, ERGİMAT, MÖHİMAT
İTİMAT, PRİMAT
İMAT
İMAT
Komik kişi. Çok bilmiş kişi. Direk, sütun.
TAZİMAT
Yüksek saygı.
HAPSİMAT
Ocaktan kalkan ince toz: Sütün üstü hapsimat doldu.
İTİMAT
Güven, güvenç, emniyet.
PRİMAT
Maymun.
TAHKİMAT
Bir yeri düşman saldırısına karşı koyabilecek duruma getirmek için yapılmış olan türlü haberleşme, hendek, siper vb. savunma tesisleri. Maden yatağında açılan bir kanalın çökmesini önlemek amacıyla sağlamlaştırma.
SÜBLİMAT
Süblimleştirme işlemi sonucu oluşan katı madde.
TESLİMAT
Teslim edilen eşyalar veya yatırılan paralar. Teslim etme işi.
HERGİMAT
Ekin saplarını yığmak için kullanılan ağaç, yaba.
TAKSİMAT
Bölüntüler. Bölme, bölüştürme işleri.
BENZOKSİMAT
Renksiz, kristalize, suda pratik olarak çözünmeyen, hekzanda ve dimetilformamidde belirli miktarlarda çözünen, temas ve mide zehri olarak etkiyen asit şartlara dayanıklı bir madde.
TANZİMAT
İdari işlerin düzeltilmesi için alınan önlemlerin ve uygulamaların tamamı. Sultan Abdülmecit zamanında, 1839'da Gülhane Hattıhümayunu adıyla anılan bir fermanla ilan edilen, yönetimi iyileştirme tasarısı ve bu iyileştirmenin yapıldığı dönem.
MÖHİMAT
Arapça kökenli mühimmât: mühimat; cephane; erzak vb.
TALİMAT
Yönerge. Görevin gerektirdiği türlü hizmetlerin başarıyla yürütülmesi için kumandan, başkan veya daire başkanları tarafından verilen, o hizmetle ilgili sorumluluk, düzen ve ilkeleri içine alan buyruklar.
BUPRİMAT
Soluk esmer renkte, mumsu katı bir madde, suda pratik olarak çözünmeyen, organik çözücülerin çoğunda iyi çözünen, seyreltik alkali çözeltilere dayanıklı, sporlaşmayı engelleyerek etkiyen, primidinol türevi bir madde.
ERGİMAT
Dirgen.
Bu bölümde tanımı içerisinde İMAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAKİ
Akdeniz dolaylarında yaygın olan, bodur ağaç ve çalılardan oluşan bitki örtüsü. Makigillerden, Madagaskar Adası'nda sık rastlanan, uzun kuyruklu, yumuşak tüylü bir memeli primat (Lemur).
GÜVENÇ
Güvenme duygusu, itimat.
GÜVENSİZLİK
Güvensiz olma durumu, itimatsızlık.
GÜVENİLİR
Güven duygusu veren, güvenilen, itimatlı.
EMNİYET
Güvenlik. Güvenlik işlerinin yürütüldüğü yer. Bir araçta güven sağlayıcı parça. Polis işleri. Güven, inanma, itimat.
CANLANDIRICI
Canlılık veren, canlılık kazandıran şey. Bir canlı resim veya şema filmi için hareketliliği sağlayan tek tek resimleri yapan sanatçı. Otel, tatil köyü vb. turistik yerlerde konukları eğlendirmek için çeşitli oyunlar, gösteriler yapan kimse, animatör.
MAYMUN
Dört ayaklı, iki ayağı üzerinde de yürüyebilen, ormanda toplu olarak yaşayan, kuyruklu hayvan, primat. Çirkin ve gülünç. Taklitçi.
KADI
Tanzimata kadar her türlü davaya, Tanzimat ile Medeni Kanun arasındaki dönemde ise yalnız evlenme, boşanma, nafaka, miras davalarına bakan mahkemelerin başkanları.
GÜVEN
Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat. Yüreklilik, cesaret.
LEVANTEN
Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Hristiyanlara verilen ad, tatlısu Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Bu tavra özgü olan.
İSTANBULİN
Tanzimattan Meşrutiyete kadar Türkiye'de kullanılan, yakası kapalı bir tür erkek ceketi.
İTİMATNAME
Güven mektubu, itimat mektubu.
KAMA
Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak. Kütüğü yarmak için kullanılan ucu sivri, yassı, enli çivi, takoz, kıskı. Açılmış olan boşluklarda tavan ve yanlardan taş veya cevher parçalarının düşmesini önlemek amacıyla tahkimat elemanları üstüne veya arkasına yerleştirilen bir tahkimat parçası. Oyunda sayı. Topun gerisini kapayan kapak. Oyunda kazanılan her parti.
CANLANDIRICILIK
Canlandırıcı olma durumu, animatörlük.
GÜVENSİZ
Başkalarına güvenmeyen, itimatsız.
DANİŞMENT
Tanzimattan önce, kadıların yanında yetişmek üzere görevlendirilen kimse. Bilgili. Sahn Medreselerinde oda sahibi olabilen öğrenci.
MAKİGİLLER
Örneği maki (II) olan primatlar sınıfı.
GÜVENMEK
Güven duymak, güveni olmak, itimat etmek.
MAYMUNLAR
Omurgalı hayvanlardan, memeliler sınıfının eteneliler alt sınıfına giren bir takım, primatlar.
EMİR
Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.