Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ilit" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ilit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ilit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ilit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KROKODİLİT, LİTİOFİLİT, MOKSİSİLİT
KUTUKİLİT
BİRCİLİT, SAĞKİLİT, SOLKİLİT
OKSİLİT
SPİLİT
KİLİT, CİLİT, FİLİT, PİLİT
İLİT
İLİT
Ormandan açılan tarla. Giresun ilinde, Güce belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
LİTİOFİLİT
Doğal lityum-mangan fosfat.
KUTUKİLİT
Kapağın ya da çekmecenin iç yüzüne yuva açılmaksızın vida ile tutturulan mobilya kilidi.
SPİLİT
Başlangıçta bol kalsiyumlu olan (bazik) plajioklasların sodyum kimyasal başkalaşım sonucu albitleşmesi ile oluşmuş, gri yeşil renkli püskürük kayacı. (Genellikle sık bir doku gösterir ve çok ince tanelidir.).
PİLİT
Çınar, meşe ve benzerleri ağaçların meyvesi, pelit. Üzüm sırasıyla nişasta ya da un kaynatılıp içine ceviz, badem konulduktan sonra kurutularak yapılan bir çeşit yiyecek, köfter. Meşe ve pırnal meyvesi. Uydu: Özü davetliydi, filan da pilitiydi. Doğal.
CİLİT
Cilt, vücudun yüzeyi.
KROKODİLİT
Maviye veya yeşile çalan silikattan oluşan madde.
SOLKİLİT
Sola açılan kapak ya da kapıya takılan kilit.
FİLİT
Yeni dikilen bağ.
KİLİT
Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti. Bir yanı değirmi, öbür yanına demir çubuk geçirilmiş olan yarım halka. Atların alnından alt çenesine uzanan beyazlık.
SAĞKİLİT
Sağa açılan kapıya ya da kapağa takılan kilit.
OKSİLİT
Suyla birleştiğinde oksijen açığa çıkaran, birleşiminde nikel ve bakır tozları bulunan sodyum ve potasyum peroksit.
MOKSİSİLİT
Timoksamin.
BİRCİLİT
Çabucak.
Bu bölümde tanımı içerisinde İLİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MİLİTANLAŞMAK
Militan olmak, militan durumuna girmek.
KÜNDE
Güreşçinin, hasmını altına alıp bir elini önden, ötekini arkadan geçirerek ellerini kilitlemesi. Düzen, tuzak, oyun, hile. Suçluların ayağına bağlanan demir halka, köstek.
ANAHTARCI
Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.
FİŞE
Bazı mobilya kilitlerinin içinde bulunan, birbirinin benzeri fakat farklı ölçüdeki uçları yaylı kilit elemanı.
KİLİTLİ
Kilidi olan. Kilitlenmiş.
HIRDAVAT
Kilit, tel, çivi vb. metal eşya. Önemsiz, ufak tefek eşya, gereksiz eşya.
GÖBEK
İnsan ve memeli hayvanlarda göbek bağının düşmesinden sonra karnın ortasında bulunan çukurluk. Kağnı tekerleğinin ortası, araba tekerleğinin dingil geçen yeri. Bazı sebze ve meyvelerin orta kısmı. Hızı azaltarak trafiği yönetmek amacıyla bir kavşağın girişine yerleştirilen çember veya üçgen biçimindeki ada. Kilitleme sistemlerinde, anahtar dişlerinin tam olarak birbirine oturduğu pirinç yuva. Bahçe, halı, tavan, tepsi vb. süslü şeylerin ortalarındaki biçim. Ön ve arka tekerlerin ortasına oturtulmuş mil üzerinde dönen ve teker tellerinin takılmasına yarayan parça. Değirmen taşının ortası. Dölütte, yumurtanın dölüt dışında kalan bölümlerle ilişkisini sağlayan organların çıktığı yer. Kuşak, nesil, batın. Şehir, ülke vb.nin orta kısmı. Yağ bağlamış şişman karın.
MİLİTANLAŞTIRMAK
Militan durumuna getirmek.
KAPAMAÇ
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek.
KİLİTLENMEK
Kilitleme işi yapılmak. Odaklanmak. Çalışmaz hâle gelmek. Fiziksel, ruhsal vb. nedenlerle hareket edemez, kıpırdayamaz duruma gelmek.
İYİLEŞTİRME
İyileştirmek işi, ıslah. Bir kimsenin iş yapmaya engel olan sakatlığını, yetersizliğini gidermek veya bozuk olan ruhsal durumunu düzeltmek amacıyla uygulanan tedavi, rehabilitasyon, rehabilite. İflas hâlindeki işletmeyi iyi yönetimle kâra geçirme, rehabilitasyon, rehabilite.
KİLİTLETMEK
Kilitlenmesini sağlamak.
KİLİTSİZ
Kilidi olmayan. Kilitlenmemiş.
KİLİTLEME
Kilitlemek işi.
GÜVENİLİRLİK
Güvenilir olma durumu. Alınan borcun geri ödenebileceğine dair güvence, kredibilite.
MİLİTANLAŞTIRMA
Militanlaştırmak işi.
KİLİTLEMEK
Anahtarla kilidi kapamak. Bir nesne veya bir kimseyi kilitli bir yere kapamak. Karşılıklı çıkıntı ve girintileri olan şeyleri birbirine geçirmek, kenetlemek. Sıkıca tutmak. Kapatmak.
MİLİTANLAŞMA
Militanlaşmak durumu.
ÇITÇIT
Üzerinde dikili bulundukları şeyin iki kenarını üst üste getirerek birleştirmeye ve tutturmaya yarayan, iki parçadan yapılmış metal nesne, fermejüp, kopça. Mobilya kapaklarını, kapıları kilitleme ve sürgülemenin dışında kapalı tutmaya yarayan ve az bir kuvvetle açılıp kapanmasını sağlayan iki parçalı metal veya plastik araç. Kadınların saçlarını daha uzun göstermek için taktıkları ek şaç.
FİZYOTERAPİST
Fizik tedavi ve rehabilitasyon değerlendirmelerini ve uygulamalarını yapan kimse.