İçinde ÖŞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "öş" olan, toplam 217 tane kelime bulunuyor. İçerisinde öş bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu öş ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında öş olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HÖŞMEKLENDİRMEK, KÖŞEGENLEŞTİRME

14 harfli kelimeler

AŞAĞIDÖŞEMELER

13 harfli kelimeler

KÖŞENÇİFTLİĞİ

12 harfli kelimeler

AŞAĞIKÖŞKKÖY, DÖŞENEBİLMEK, DÖŞETEBİLMEK, DÖŞEYEBİLMEK, KÖŞELEMESİYE, KÖŞGERLENMEK, SÜTHÖŞMELİMİ

11 harfli kelimeler

DÖŞEMECİLİK, ROPDÖŞAMBIR, DÖŞEMTASARI, DÖŞENEBİLME, DÖŞETEBİLME, DÖŞEYEBİLME, DÖŞEYİCİLİK, HATINDÖŞEĞİ, HÖŞÜMLENMEK, KÖŞEGENLEME, KÖŞEKLENMEK, KÖŞEKLETMEK, KÖŞEYAPRAĞI, LÜTFİYEKÖŞK, ÜÇKÖŞEDEMİR

10 harfli kelimeler

DÖŞETİLMEK, MERCANKÖŞK, DÖŞEMCİLİK, DÖŞEMEALTI, DÖŞENİLMEK, GARADÖŞEME, KÖŞEKLEMEK, YUKARIKÖŞK

9 harfli kelimeler

DÖŞEMELİK, DÖŞEMESİZ, DÖŞETİLME, KÖŞELEMEK, KÖŞKERLİK, KREPDÖŞİN, DÖŞEKKAYA, DÖŞMELDEK, DÖŞRÜYHLİ, DÖŞÜDOĞRU, DÖŞÜRÜKLÜ, GÖŞMENLİK, HÖNGÜLHÖŞ, KARDÖŞEĞİ, KÖŞBUCAĞI, KÖŞELEMEÇ, KÖŞKERLER, ÖŞEKLEMEK, ÖŞÜRLEMEK

8 harfli kelimeler

DÖŞEMECİ, DÖŞEMELİ, DÖŞENMEK, DÖŞETMEK, DÖŞEYİCİ, HÖŞMERİM, KÖŞEBENT, KÖŞELEME, BÖŞBÖĞÜR, DEMİRDÖŞ, DÖRTKÖŞE, DÖŞEKEVİ, DÖŞEKLİK, DÖŞEKSİZ, DÖŞEMSİZ, DÖŞENEYH, DÖŞŞEMEK, DÖŞÜRMEK, DÖŞÜRÜCÜ, GÖŞKÜNCÜ, HÖŞDEMEK, HÖŞLEMEK, HÖŞMELİM, HÖŞMENİM, HÖŞMERİK, KÖŞEBAŞI, KÖŞEYOLU, KÖŞKERLİ, KÖŞKÜRCÜ, KÖŞNEMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BABAKÖŞ, BAŞKÖŞE, DÖŞEKLİ, DÖŞEMCİ, DÖŞEMEK, DÖŞENİŞ, DÖŞENME, DÖŞETME, DÖŞEYİŞ, DÖŞGÖMÜ, KÖŞEGEN, KÖŞESİZ, BÖŞAMAK, BÖŞEMEK, ÇARKÖŞE, ÇÖLAÇÖŞ, ÇÖLEÇÖŞ, ÇÖLÖÇÖŞ, DÖŞDÜYH, DÖŞEMLİ, DÖŞENGİ, DÖŞENTİ, DÖŞKAYA, DÖŞKÖMÜ, DÖŞŞEME, HÖŞMERİ, HÖŞTÜRÜ, HÖŞÜRÜK, HÖŞÜRÜM, KÖŞELEK, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

DÖŞELİ, DÖŞEME, KÖŞELİ, KÖŞKER, KÖŞKLÜ, ÖŞÜRCÜ, BÖŞÖÜR, DÖŞDÜK, DÖŞGEN, DÖŞLÜK, DÖŞMEK, DÖŞMEN, DÖŞŞEH, DÖŞŞEK, DÖŞŞÜR, GÖŞLÜK, GÖŞMEK, GÖŞTİK, HÖŞBEK, HÖŞMEK, HÖŞMER, HÖŞŞEK, KÖŞEYH, KÖŞGER, KÖŞKEK, KÖŞKEL, KÖŞKÖŞ, KÖŞKÜÇ, KÖŞLÜK, KÖŞMEK, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

DÖŞEK, DÖŞEM, KÖŞEK, ALAÖŞ, DÖŞLÜ, DÖŞÜM, GÖŞEK, HÖŞEK, HÖŞÜK, HÖŞÜL, HÖŞÜR, KÖŞEN, KÖŞGÜ, KÖŞKE, KÖŞNE, KÖTÖŞ, MÖLÖŞ, MÖŞÖK, ÖŞMEK, ÖŞŞEK, PÖŞKE, TÖŞEK

4 harfli kelimeler

KÖŞK, ÖŞÜR, DÖŞE, KÖŞE, KÖŞT, ÖŞBE, ÖŞEK, ÖŞİK, ÖŞLÜ, ÖŞME, ÖŞÖŞ, ÖŞÜK

3 harfli kelimeler

DÖŞ, HÖŞ, KÖŞ, LÖŞ, ÖŞT, TÖŞ, YÖŞ

2 harfli kelimeler

ÖŞ

Bazı kelimelerin anlamları

ÖŞ

Hemen. Güneş battıktan ya da güneş doğmadan önceki karanlık. Alaca karanlık.

AŞAĞIKÖŞKKÖY

Ağrı ilinde, Tutak ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KÖŞGERLENMEK

Kendini beğenmek, gururlanmak.

DÖŞEMTASARI

Bir yapıda oturanların ya da yapıyı kullananların yararlanacakları su, elektrik, havagazı ve benzeri kolaylıkların, nasıl bir uygulayımsal düzen içinde yapıda yer alacağını gösteren çizimtasar.

DÖŞEMECİLİK

Döşemecinin yaptığı iş.

HÖŞMEKLENDİRMEK

Bir şeyi, bir olayı benzetiş yoluyla canlandırarak anlatmak.

DÖŞETEBİLMEK

Döşetme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DÖŞENEBİLMEK

Döşenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÖŞELEMESİYE

Köşelemesine, köşesine doğru.

AŞAĞIDÖŞEMELER

Diyarbakır kenti, Eğil belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

DÖŞEYEBİLMEK

Döşeme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ROPDÖŞAMBIR

Erkeklerin evin içinde kıyafetlerinin üzerine giydikleri üstlük.

KÖŞENÇİFTLİĞİ

Edirne kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

SÜTHÖŞMELİMİ

Süt ve hamurdan yapılan bir yemek. (Çukurhisar Eskişehir).

KÖŞEGENLEŞTİRME

Uygun bir dönüşümle, bir dizeyin ana köşegeni dışındaki öğelerini sıfır yapma.

DÖŞENEBİLME

Döşenebilmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÖŞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÖŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇAKILLIK

Çakıl döşenmiş veya birikmiş yer.

BALAST

Demir yollarında traverslerin altına, şoselerde düzeltilmiş toprak üzerine döşenen taş kırıkları. Safra.

ÇAPLAMAK

Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.

BAŞODA

Geleneksel Türk evinde özellikle konukların ağırlandığı büyük ve özenli bir biçimde döşenmiş oda.

BUCAK

Kenar, köşe, yer. İlçelerin, bir müdürle yönetilen bölümlerinden her biri, nahiye. Burdur iline bağlı ilçelerden biri.

ARP

Dik tutularak parmakla çalınan, üç köşeli, telli çalgı.

ÇATMA

Çatmak işi. Provada geçici olarak bir giysiye iliştirilmiş olan parça. Heykel yapımında çamuru ayakta tutan tel iskelet. Ahşap yapılarda ağaç iskeletin temel parçaları. Semerin ağaç kısmı. Duvarları ağaç gövdesinden birbirine takılarak ve çivisiz olarak yapılmış olan yayla evi, Yörük çadırı. Bir tür döşemelik kumaş.

BENZERLİK

Benzer olma durumu. İki üçgende köşelerinin eşlenmesine göre karşılıklı açıların eş ve karşılıklı kenarların orantısından doğan durum.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

BOHÇA

İçine çamaşır, elbise vb. koyup sarılan dört köşe kumaş. Ufak ve seçme tütün dengi.

BURÇ

Kale duvarlarından daha yüksek, yuvarlak, dört köşe veya çok köşeli kale çıkıntısı. Zodyak üzerinde yer alan on iki takımyıldıza verilen ortak ad. Demir aksamın birbirine değmesini engellemek, boşlukları doldurmak amacıyla sarı, karbon, plastik vb.nden yapılmış olan bir motor parçası. Ökse otu.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

BALALAYKA

Üç köşeli, üç teli olan Rus çalgısı.

AYRAÇ

Cümle içinde geçen bir sözü, metin dışı tutmak için o sözün başına ve sonuna getirilen yay veya köşeli biçimde işaret, parantez. Kalınan sayfayı belirlemek amacıyla kitapların arasına konulan ince, uzun karton parçası, bellik.

BORİNA

Dört köşe yelkenlerin yan yakalarına, alt tarafa doğru bağlanan halat.

CAMADAN

Çapraz düğmeli, ipek veya sırma işlemeli bir tür kısa yelek. Dört köşe yelkenleri boğarak yüzeylerini küçültme işi.

BARATA

Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

AŞOZ

Ahşap gemilerin omurgalarının uzunluğunca ve iki yanında borda kaplamalarının en dar yüzünü yerleştirmek için açılan keskin, sivri köşeli yuva.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük