Sonu HIR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hır" olan, toplam 19 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hır ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hır olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hır olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

ALTINAHIR

8 harfli kelimeler

TAMTAHIR, ESKİAHIR

7 harfli kelimeler

DAŞAHIR, TAŞAHIR, HAZAHIR

6 harfli kelimeler

BULHIR, CIMHIR, BAYHIR, HIRHIR, TAPHIR

5 harfli kelimeler

ÇAHIR, FAHIR, NAHIR, NEHIR, PAHIR, KAHIR

4 harfli kelimeler

AHIR

3 harfli kelimeler

HIR

Bazı kelimelerin anlamları

HIR

Kavga, dalaş.

TAMTAHIR

Otsuz, ekinsiz. Tamtakır, bomboş.

TAŞAHIR

Toprağı verimsiz yer. Çok taşlı yer. Köylü.

TAPHIR

Kuş sürüsü.

ÇAHIR

Rakı, şarap. Bir gözü siyah, diğeri beyaz olan (hayvanlar hakkında). Hırsız. Çakır, özel isim.

ALTINAHIR

Şanlıurfa kenti, Şekerli nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

NAHIR

Sığır sürüsü.

HIRHIR

El ile çekilen küçük araba. Kızağın hızını kesmek için önüne konulan ağaç. Küçük ve lezzetli bir çeşit balık. Kartal. Sesi boğuk ve kısık olan kişi. Bulgur öğütmeye yarayan bir çeşit araç.

BAYHIR

İniş aşağı.

BULHIR

Ezme.

CIMHIR

Yalnız, katıksız.

HAZAHIR

Evet. Görünüşe bakılırsa.

FAHIR

Fakir.

DAŞAHIR

Çok taşlı yer. İçinde ekili yer bulunmayan otlak.

ESKİAHIR

Çankırı şehrinde, Kurşunlu ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

NEHIR

Sığır sürüsü.

  -   -   -  

Anlamında HIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇALMA

Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.

ARKALIK

Sırt dayamaya yarayan yer. Ev içinde giyilen kolsuz, kalınca bir kısa hırka türü. Sırtında yük taşıyan hamalların, yük taşırken kullandıkları arka yastığı, semer, hamal semeri, arkalıç.

BALKANLAR

Hırvatistan, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Slovenya, Arnavutluk, Makedonya, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Trakya'yı içine alan bölge.

BİLENMEK

Bileme işine konu olmak, keskin duruma getirilmek. Hırslanmak, aşırı derecede istemek. Bir işe yoğun bir biçimde hazırlanmak, konsantre olmak.

AÇGÖZLÜ

Mala, yiyeceğe ve içeceğe doymak bilmeyen, açgöz, gözü aç, doymaz, gözü doymaz, tamahkâr, haris, hırslı, tokgözlü karşıtı.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

AHIRLAMA

Ahırlamak işi.

AHIRLAMAK

Hayvan ahırda uzun süre kalıp hamlaşmak.

ÇALDIRILMAK

Çalma işi yaptırılmak. Hırsıza kaptırılmak.

ANAHTARCI

Anahtar yapan, satan veya onaran kimse, açkıcı. Kapı, kasa vb. yerlere anahtar uydurarak hırsızlık yapan kimse. Kilitli kapıları açan kimse, çilingir.

ÇALMAK

Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ATEŞ

Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.

BAN

Osmanlı Devleti'nde Macaristan ve Hırvatistan'da sancak beylerine ve küçük prenslere verilen unvan.

BİTNİK

Genel davranışları ve hırpani giysileri ile toplum hayatından kopma eğilimi gösteren ve toplum dışında bir yaşantısı olan genç.

ÇIRPMAK

Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.

ÇALDIRMAK

Çalma işini yaptırmak. Hırsıza kaptırmak.

ÇIKARMAK

Birinin veya bir şeyin çıkmasını sağlamak, çıkmasına sebep olmak. Sonunu getirmek. Hatırlamak. Bulmak, ortaya koymak. Yapmak, üretmek. Giysi, ayakkabı vb.ni vücuttan ayırmak, soymak. Bir müzik parçasını notalarıyla çalmak. Boşaltmak. Sunmak. Göstermek. Üçüncü bir sayı elde etmek üzere belli bir sayıdan, daha az değerli başka bir sayı kadar birim eksiltmek, tarh etmek. Gidermek. Fotoğraf çektirmek. Resim yapmak. Söylemek. Öfke, hırs, acı vb.nin zararını çektirmek. İlgisini keserek uzaklaştırmak. Sağlamak, elde etmek. Anlamak, ne olduğunu bilmek, sezmek. Sindirim yolundan dışarı atmak, kusmak. Gibi göstermek, bir davranış yüklemek. Yayımlamak. Yollamak, göndermek.

ARAKÇILIK

Hırsızlık.

AKSİ

Ters, zıt, karşıt, olumsuz, menfi. Uygun olmayan. İnatçı, hırçın, huysuz.