Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hun" olan, toplam 28 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
TEBERHUN
TARHUN, TERHUN, TAŞHUN, ŞAŞHUN, SORHUN, SOLHUN, SEYHUN, SERHUN, PEŞHUN, MERHUN, KUSHUN, GÖKHUN, GIRHUN, FERHUN, DUDHUN, DİLHUN, DAŞHUN, BAYHUN, BASHUN, ABUHUN
ORHUN, ERHUN, BUHUN, TAHUN, YAHUN
UHUN
HUN
HUN
Kan.
TARHUN
Birleşikgillerden, hekimlikte kullanılan, güzel kokulu bir bitki (Artemisia dracunculus).
PEŞHUN
Masadan küçük ve alçak, yuvarlak tahta sofra, hamur tahtası. Yuvarlak, alçak masa, sofra.
SERHUN
Asil bir soydan gelen.
SEYHUN
Akarsu.
SOLHUN
Çalıya benzer bir çeşit söğüt.
KUSHUN
Eyere bağlı olup hayvanın kuyruğunun altından geçirilen kayış, urgan.
SORHUN
Çalıya benzer bir çeşit söğüt. Çalı bağlamakta kullanılan, esnek bir çeşit bitki. Sepet yapımında kullanılan bir söğüt türü.
MERHUN
tutulu.
TEBERHUN
Kızıl söğüt, tarhun.
FERHUN
Güçlü, şanlı soydan gelen kimse. Sevinçli.
ŞAŞHUN
Şaşkın.
GÖKHUN
Doğu insanı.
TERHUN
Kokulu bir çeşit ot.
TAŞHUN
Taşkın.
GIRHUN
Koyunun kırkılması. Halının ilmiklerini makasla düzeltirken kopan iplik parçaları: Yastığı halı gırhunuyla dolduracağım.
Bu bölümde tanımı içerisinde HUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İSPRİTİZMACILIK
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
HUNHARCA
Hunhara yakışır bir biçimde, hunharcasına.
HAVVAANAELİ
Küçük beyaz çiçekli bir yıllık bir bitki (Anastatica hierochuntia).
COŞKU
Genellikle büyük bir istekle ortaya çıkan geçici hayranlık veya heyecan durumu. Bir düşünceyle, bir duyguyla dolarak yücelme, ruhun kendini aşıp yücelmesi, heyecan. Sevinç gösterileriyle beliren güçlü heyecan. Salgı bezleri ve dinamik etkinliklerle kendine özgü ilişkileri bulunan iç veya dış uyaranların kamçıladığı güçlü duygu durumu.
HAVUZCUK
İdrar borularının böbrekle birleştikleri yerde huni biçimindeki genişlik.
KASAP
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse. Kan dökücü, hunhar. Et satılan dükkân.
HULUL
Gelme, gelip çatma. Tanrı ruhunun herhangi bir bedene girdiğine inanma. Girme, sinme. Geçişim. Geçişme.
ANJİN
Boğaz mukozasının şişmesi, boğak, hunnak.
STOACILIK
Aklın egemenliğini, doğaya uygun yaşamayı, ruhun duyumsamazlığı ve dünya yurttaşlığı ülküsünü amaç edinen Kıbrıslı Zenon'un kurduğu, öğretiye ilişkin derslerin stoa denilen direkli galeride verildiği öğreti, revakiye.
SICAKLIK
Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.
İSPRİTİZMA
Ruhun ölmediğine inanan, gereğinde ölülerin ruhlarıyla ilişki kurulabileceğini ileri süren inanış.
KASAPLIK
Kasap olma durumu, etçilik. Kan dökücülük, hunharlık. Kesilmek üzere kesimevine gönderilen (hayvan). Kasabın yaptığı iş, etçilik.
ARINMA
Arınmak işi, temizlenme. Duyguların sanat yoluyla arı duruma getirilmesi. Ruhun tutkulardan temizlenmesi.
KÜLAH
İçine bazı şeyler koymak için huni biçiminde bükülmüş kâğıt kap. Erkeklerin giydiği genel olarak keçeden, ucu sivri veya yüksek başlık. Bu kabın alabileceği miktarda olan. Oyun, hile.
HALİÇ
Koy, körfez. Gelgit olayının belirgin olduğu yerlerde, bu olaydan doğan akıntıların etki yaptığı kıyılarda akarsu ağızlarının huni biçiminde genişlemiş durumu.
FAKİRİZM
Hint felsefesinde insan vücudu bütün kötülüklerin kaynağı sayıldığından, bedene eziyeti ruhun kurtuluşu ve mutluluğu için gerekli gören çilekeşlik.
TROL
Teknelerle suyun dibinde sürüklenerek çekilen, huni biçiminde geniş ağızlı balık ağı.
KANLI
Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.
AĞIZLIK
Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.
CANLICILIK
Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.