Sonu HOŞGÖR ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hoşgör" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hoşgör ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında hoşgör olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hoşgör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HOŞGÖR

"Anlayışlı, görgülü ol" anlamında kullanılan bir isim".

  -   -   -  

Anlamında HOŞGÖR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HOŞGÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

BABACAN

Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

LİBERAL

Hürriyet ve serbestlikle ilgili. Hoşgörülü. Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb.), liberalist.

ANLAYIŞLI

Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.

KATI

Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

BAĞIŞLAMAK

Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

İDARECİ

Yönetici. İdare eden, hoşgörülü. Becerikli, tutumlu.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

HOŞGÖRÜRLÜK

Hoşgörülülük.

HOŞGÖRÜLÜ

Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.

BARIŞ

Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.

AMANSIZ

Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.

GENİŞ

Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

HOŞGÖRÜCÜ

Hoşgörülü.

AMANSIZCA

Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.

MÜSAMAHA

Hoşgörü. Görmezlikten gelme, göz yumma.

KIYAK

Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

KASKATI

Çok katı. Acımasız, hoşgörüsüz. Kıpırdamaksızın, hareketsiz ya da donmuş olarak.