HOŞGÖR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "hoşgör" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. hoşgör ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu hoşgör ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hoşgör olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

HOŞGÖRÜSÜZLÜK

12 harfli kelimeler

HOŞGÖRÜLÜLÜK

11 harfli kelimeler

HOŞGÖRÜRLÜK

10 harfli kelimeler

HOŞGÖRÜSÜZ

9 harfli kelimeler

HOŞGÖRÜCÜ, HOŞGÖRÜLÜ

8 harfli kelimeler

HOŞGÖRDÜ

7 harfli kelimeler

HOŞGÖRÜ

6 harfli kelimeler

HOŞGÖR

Bazı kelimelerin anlamları

HOŞGÖR

"Anlayışlı, görgülü ol" anlamında kullanılan bir isim".

HOŞGÖRÜLÜ

Hoşgörüsü olan, hoşgörüyle davranan, hoşgörü sahibi, müsamahalı, toleranslı.

HOŞGÖRÜRLÜK

Hoşgörülülük.

HOŞGÖRDÜ

Bahşiş: Hoşgördüğünün çokluğuna hayret ettim.

HOŞGÖRÜ

Her şeyi anlayışla karşılayarak olabildiği kadar hoş görme durumu, müsamaha, tolerans.

HOŞGÖRÜSÜZLÜK

Hoşgörüsüz olma durumu, müsamahasızlık, toleranssızlık.

HOŞGÖRÜCÜ

Hoşgörülü.

HOŞGÖRÜSÜZ

Hoşgörüsü olmayan, hoşgörü ile davranmayan, müsamahasız, toleranssız.

HOŞGÖRÜLÜLÜK

Hoşgörülü olma, hoşgörü ile davranma durumu, hoşgörürlük, müsamahakârlık, toleranslılık.

  -   -   -  

Anlamında HOŞGÖR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HOŞGÖR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BARIŞ

Barışma işi. Uyum, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile oluşturulan ortam. Böyle bir antlaşmadan sonra insanlık tarihindeki süreç. Savaşın bittiğinin bir antlaşmayla belirtilmesinden sonraki durum, sulh, hazar.

KIYAK

Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

MÜSAMAHASIZ

Hoşgörüsü olmayan.

LİBERAL

Hürriyet ve serbestlikle ilgili. Hoşgörülü. Serbest ekonomiden yana olan (kimse, parti vb.), liberalist.

MÜSAMAHA

Hoşgörü. Görmezlikten gelme, göz yumma.

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

BABACAN

Olgun, hoşgörülü, iyi kalpli, güvenilir (erkek).

KASKATI

Çok katı. Acımasız, hoşgörüsüz. Kıpırdamaksızın, hareketsiz ya da donmuş olarak.

BAĞIŞLAMAK

Bir mal veya hakkı karşılık beklemeden birine vermek, teberru etmek. Hoşgörmek. Herhangi bir kötü davranış için ceza vermekten vazgeçmek, affetmek. Görevden çekmek, almak.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

İDARECİ

Yönetici. İdare eden, hoşgörülü. Becerikli, tutumlu.

ANLAYIŞLI

Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.

MÜSAMAHALI

Hoşgörülü, toleranslı.

KATI

Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

GENİŞ

Eni çok olan, enli, vâsi. Çok. Kolay kolay tasalanmayan, hoşgörülü, rahat. Bol (elbise). Kapsamı büyük, dar sınırlar içinde kalmayan, yaygın, makro. Alanı büyük olan, makro, dar karşıtı.

MÜSAMAHASIZLIK

Hoşgörüsüzlük.

AMANSIZCA

Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

AMANSIZ

Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.