Kelimeler arşivi içinde; başında "horoz" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. horoz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu horoz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde horoz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HOROZİBİĞİGİLLER
HOROZBİNAGİLLER
HOROZKURSAĞI, HOROZAĞIRLIK
HOROZYÜREĞİ, HOROZKARASI, HOROZLANMAK, HOROZGEDİĞİ, HOROZLAŞMAK, HOROZDEMİRİ, HOROZBUDAĞI
HOROZLAŞMA, HOROZİBİĞİ, HOROZAYAĞI, HOROZLANMA, HOROZLANIŞ
HOROZUMSU, HOROZABLA, HOROZGÖZÜ, HOROZDERE, HOROZBİNA
HOROZKÖY, HOROZLAR
HOROZİK, HOROZLU, HOROZSU
HOROZ
HOROZ
Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça. Kapı zembereğinin mandalı. Kabadayı erkek.
HOROZBİNAGİLLER
Örnek hayvanı horozbina olan, kayalık deniz kıyılarında yaşayan kemikli balıklar familyası.
HOROZAYAĞI
Tüfekten boş kovanı çıkarmaya yarayan alet.
HOROZKURSAĞI
Bir çeşit ot.
HOROZLAŞMA
Horozlaşmak işi.
HOROZLAŞMAK
Kabadayılaşmak, kabadayı gibi davranmak.
HOROZDEMİRİ
Arabanın çatalı üzerindeki demir.
HOROZİBİĞİ
Koyu, pembe renk. Bu renkte olan. Horozibiğigillerden, kırmızı çiçekleri horoz ibiğini andıran bir süs bitkisi (Amaranthus)..
HOROZYÜREĞİ
Sivri ve uzun bir çeşit üzüm.
HOROZLANMA
Horozlanmak işi.
HOROZKARASI
Bir tür üzüm.
HOROZAĞIRLIK
Yumrukoyununda 51 kg.dan 54 kg.a kadar olan ağırlıklara verilen ad.
HOROZİBİĞİGİLLER
Ispanaklar takımından, örneği horozibiği olan bitki familyası.
HOROZLANMAK
Kabadayı tavrı takınmak, çalım satmak.
HOROZBUDAĞI
Siyah renkli, kalın kabuklu, büyük çekirdekli bir çeşit üzüm.
HOROZGEDİĞİ
İzmir kenti, Aliağa ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HOROZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOROZBİNA
Horozbinagillerden, kıyılara yakın alglerin içinde yaşayan, sırt yüzgeci tek parça ve uzun, burun ucu yuvarlak, en büyüğü 5 santimetre kadar olan küçük bir balık (Blennius gattorugine).
İBİK
Horoz, hindi vb.nin tepesinde bulunan kırmızı deri uzantısı. Köşe, kenar, uç. Bazı kemiklerde bulunan ve kasların tutunmasına yarayan, çizgi durumunda pürtüklü çıkıntı. Emzik.
BANLAMAK
Horoz ötmek. Bağırmak.
PİŞTOV
Osmanlı ordusunda bir süre kullanılan, paçavrayla sıkıştırılmış barutu horozunda bulunan çakmak taşı ile ateşleyip kurşun bilyeyi atan, kısa namlulu, tek atış yapılabilen bir tabanca türü.
TÜNEK
Kuş, tavuk, horoz vb.nin üzerinde tünedikleri dal veya sırık.
BAKAMAK
Hayvanın mahmuz tırnağı: Horozun bakamağına bak.
ÇIĞALANMAK
Atın kuyruğu horoz kuyruğu gibi dikilmek.
ÇAVDARMAHMUZU
Buğdaygillerin ve en çok çavdarın, başağı üzerinde türeyip koyu mor renkte bir horoz mahmuzunu andıran, 1-4 santimetre uzunluğunda, 2-7 milimetre genişliğinde, az çok kıvrık, kolayca kırılabilen, özel kokulu, silindir yapılı çubuklar hâlinde olan ve hekimlikte kullanılan asklı mantarlardan biri (Claviceps purpurea).
SABAHLEYİN
Günün başlangıcı, günün ilk saatleri, sabah, sabah vakti, horoz vakti.
ISPANAKLAR
Şekerciboyasıgiller, horozibiğigiller, ıspanakgiller familyalarını içine alan iki çenekli bitki takımı.
HOROZUMSU
Horozsu.
İSPENÇ
Bodur bir cins horoz veya tavuk. Tarımla uğraşan Hristiyan uyruktan alınan bir tür vergi.
PİLİÇ
Tavuğun küçüğü, erginleşmemiş tavuk veya horoz. Genç, güzel ve alımlı kız veya kadın.
KAPSÜL
Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.
BANLA
Horoz ötüşü.
ÇIĞA
Yumurtasından havyar yapılmış olan bir tür mersin balığı (Acipenser ruthenus). Horoz, cennet kuşu vb. kuşların kuyruğundaki tüylerden en uzun ve gösterişli olanı.
ALÇALAMAK
Sindirmek, hakaret etmek, yenmek: Benim horoz seninkini alçaladı.
ÇAPARİ
Beden, köstek ve iğne bölümlerinden meydana gelen, her bir iğneye hindi, horoz, kaz, martı, tavuk, ördek vb. kuşların kanat, kuyruk tüyleri takılan çok iğneli bir tür olta takımı.
AHTARMAK
Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.
FASULYE
Fasulyegillerden, barbunya, çalı, ayşekadın, horoz vb. türleri bulunan bitki (Phaseolus vulgaris). Bu bitkinin sebze olarak yararlanılan yeşil ürünü ve kuru tohumları.