Sonu HO ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ho" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ho ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ho olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ho olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

GIRMOHO

6 harfli kelimeler

GELEHO

5 harfli kelimeler

CILHO, TOLHO

4 harfli kelimeler

ÇAHO, ECHO, HAHO, HOHO, MIHO, MUHO, PİHO, SAHO, ŞAHO, TIHO, YAHO, YOHO

3 harfli kelimeler

AHO, MHO, OHO

2 harfli kelimeler

HO

Bazı kelimelerin anlamları

HO

Şu, o. Ey. Öküze seslenme ünlemi. Hoş, aslında, sanki, bk. hom. 0, şu. Bir seslenme ünlemi: hey. Holmiyum elementinin simgesi.

TIHO

Sövgü sözü.

MIHO

Mahmut.

GELEHO

Sığırları çağırma ünlemi.

ÇAHO

Bahçe süpürgesi. İskofri balığı.

MUHO

'Muhammed' isminin kısaltılmışı.

GIRMOHO

Kedilerde çiftleşme isteği belirtisi.

SAHO

Palto, pardösü. Ceket.

ECHO

Sesin bir yere çarpıp geri dönmesiyle duyulan ikinci ses.

ŞAHO

Ceket (Ç. Çiftliği).

HAHO

İhtiyar ve adaletsiz kimse.

TOLHO

Yalın, gösterişsiz yaşama yanlısı, kalender.

PİHO

Aptal.

CILHO

Sade, arı, yalnız.

HOHO

Çocuk dilinde umacı. Çocukları korkutmak için söylenir, korkunç yaratık. Öcü, umacı.

YAHO

Dikkat ifade eden bir ünlem, bk. yahu, yav, yâv.

  -   -   -  

Anlamında HO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALIÇ

Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.

AMANSIZ

Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ANIK

Hazır. Ballıbabagillerden, tek yıllık, mavi çiçekli, yemeklere koku vermek için kullanılan bir bitki, dağ reyhanı (Ziziphora).

AMANSIZCA

Öldürücü bir durumda, acımasız olarak, amansızcasına. Hoşgörüsüz olarak, amansızcasına.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

ALÇALTI

Yüksekliği az olan alan. Küçük düşürme, hor görme.

AĞIRBAŞLI

Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.

AKKAVAK

Söğütgillerden, yapraklarının altı beyaz olan bir tür kavak, akçakavak, Hollanda kavağı (Populus alba).

AFFETMEK

Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.

AÇELYA

Kokusuz, güzel renkli çiçekler açan bir bitki (Rhododendron).

ALKOLLÜ

Alkolden yapılmış. Sarhoş, içki içmiş (kimse).

AKIŞMA

Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.

ANLAYIŞLI

Anlayışı olan, ferasetli, izanlı, zeki. Hoşgörülü bir biçimde. Hoşgörülü.

ANDROPOZ

Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.

ALENGİRLİ

Acayip, tuhaf. Hoş. Karmaşık.

ANLAYIŞSIZLIK

Anlayış kıtlığı, kafasızlık, kalın kafalılık, vurdumduymazlık, izansızlık, gabilik. Hoşgörüsüzlük.

AĞBENEKLİLİK

Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).

ANLAYIŞSIZ

Anlayışı kıt olan, kafasız, kavrayışsız, vurdumduymaz, kalın kafalı, izansız, ferasetsiz, gabi. Hoşgörüsüz.

ARABESKÇİ

Arabesk müzik sanatçısı. Arabesk müzikten hoşlanan kimse.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük