Kelimeler arşivi içinde; başında "his" olan, toplam 101 adet kelime bulunmaktadır. his ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu his ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde his olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HİSSETTİREBİLMEK
HİSSEDİLEBİLMEK, HİSSETTİREBİLME, HİSSİKABLELVUKU
HİSSEDİLEBİLME, HİSTİYOSİTOZİS, HİSTOPLAZMOZİS
HİSSEDEBİLMEK, HİSSETTİRTMEK, HİSTOPATOLOJİ
HİSARBUSELİK, HİSARCIKKAYI, HİSARÇANDIRI, HİSLENDİRMEK, HİSSEDEBİLME, HİSSETTİRMEK, HİSSETTİRTME, HİSTEREKTOMİ, HİSTEROMETRİ, HİSTEROPEKSİ, HİSTEROSKOPİ, HİSTOGENETİK, HİSTOMONOZİS
HİSARLIKAYA, HİSLENDİRME, HİSSEDİLMEK, HİSSEİŞAYİA, HİSSETTİRME, HİSSOLUNMAK, HİSTAMİNEMİ, HİSTERETOMİ
HİSARBEYLİ, HİSARGERİŞ, HİSARKAVAK, HİSSEDİLME, HİSSİSELİM, HİSSOLUNMA, HİSTERESİS, HİSTEREZİS, HİSTEROSEL, HİSTEROZOM, HİSTİYOSİT, HİSTOKİMYA, HİSTOLOJİK, HİSTOMONAS
HİSARALAN, HİSARALTI, HİSARARDI, HİSARDERE, HİSARKALE, HİSARKAYA, HİSARTEPE, HİSARÜSTÜ, HİSLENMEK, HİSSETMEK, HİSSİZLİK, HİSTOGRAM, HİSTOLOJİ, HİSTONLAR, HİSTONÜRİ, HİSTOZOİK
HİSARBEY, HİSARCIK, HİSARERİ, HİSAREYN, HİSARİYE, HİSARKÖY, HİSARLAR, HİSARLIK, HİSARÖNÜ, HİSARÖZÜ, HİSLEMEK, HİSLENİŞ, HİSLENME, HİSSEDAR, HİSSESİZ, HİSSETME, HİSSİLİK, HİSSİYAT, HİSTERİK, HİSTOFAJ, HİSTOLİZ, HİSTOLOG
HİSARLI, HİSSELİ, HİSSİNG, HİSTERİ
HİSRİK, HİSSET, HİSSİZ, HİSTON
HİSAB, HİSAR, HİSİR, HİSLİ, HİSSE, HİSSİ, HİSTO, HİSUM
HİSİ
HİS
HİS
Duygu. Duyu. Sezgi, sezme.
HİSSEDİLEBİLME
Hissedilebilmek işi.
HİSLENDİRMEK
Hislenmesine yol açmak.
HİSARBUSELİK
Klasik Türk müziğinde bir birleşik makam.
HİSSEDEBİLME
Hissedebilmek işi.
HİSSEDEBİLMEK
Hissetme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİSSİKABLELVUKU
Önsezi.
HİSSETTİRTMEK
Hissettirmesine sebep olmak.
HİSARCIKKAYI
Çankırı şehri, Eldivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HİSTOPLAZMOZİS
Monosit-makrofaj sisteminin hücre içi bir paraziti olan Histoplasma capsulatum tarafından oluşturulan, retiküloendoteliyal sistemin yaygın tutulumuyla belirgin, mantar hastalığı.
HİSTOPATOLOJİ
Hasta dokuların mikroskobik incelenmesini konu alan bilim dalı. Dokulardaki normal olmayan mikroskobik değişimleri inceleyen, patolojinin alt bir bilim dalı, patolojik-histoloji.
HİSSETTİREBİLME
Hissettirebilmek işi.
HİSARÇANDIRI
Antalya kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HİSTİYOSİTOZİS
Kanda anormal görünümlü veya biçimli histiyosit bulunuşuyla belirgin hastalık tablosu. Deri histiyositozisi. Lipit histiyositozisi, sfingomiyelinozis. Sistemik histiyositozis. Kötücül histiyositosis.
HİSSETTİREBİLMEK
Hissettirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HİSSEDİLEBİLMEK
Hissedilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HİS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAYAT
Taze olmayan. Güncelliğini, önemini, özelliğini yitirmiş, çok söylenmiş. Çorum iline bağlı ilçelerden biri. Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
DAZKIRI
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
BEHRESİZ
Payı, nasibi, hissesi olmayan, bibehre.
DUYGUSAL
Duygularla ilgili, duygulara dayanan, hissî. Duygunun ağır bastığı, duygunun aşırı etkilediği (eser veya insan).
AKSİYONER
Hisse sahibi, hissedar.
BOLVADİN
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
BOĞAZKESEN
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılmış olan hisar.
DUYGU
Duyularla algılama, his. Nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden değerlendirme yeteneği. Belirli nesne, olay veya bireylerin insanın iç dünyasında uyandırdığı izlenim. Kendine özgü bir ruhsal hareket ve hareketlilik. Önsezi.
BAŞMAKÇI
Ayakkabıcı. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Camilerde, giriş bölümünde, çıkarılan ayakkabılara bekçilik eden kimse.
ÇOBANLAR
Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
DİNAR
Bahreyn, Cezayir, Irak, Karadağ, Kuveyt, Libya, Sırbistan, Tunus ve Ürdün kullanılan para birimi. Eski Yugoslavya'da kullanılan para birimi. Altın liranın yaklaşık dörtte biri değerinde olan eski bir para. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri.
BAHİSÇİ
Müşterek bahisçi.
CİMRİLİK
Cimri olma durumu, eli sıkılık, hisset, imsak, mıhsıçtılık, nekeslik, pintilik, sıkılık.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BEHRE
Pay, nasip, hisse.
DERİNLİK
Bir şeyin dip tarafının yüzeye, ağza olan uzaklığı. Yanaşık ya da dağınık düzende bulunan bir birliğin en ileride olan kısmının başından, en geride bulunan kısmının sonuna kadar olan uzaklık. En duyarlı nokta. Bir cismin en ve boy dışındaki üçüncü boyutu. Bulunulan yere göre uzakta olan yer. Borsada az sayıda hisse senedinin el değiştirmesi. Karanlık, bilinmeyen dönem. Bir konunun veya durumun özü.
BELİRLEME
Belirlemek işi, tayin, tespit, teşhis.
BAHİSÇİLİK
Bahisçi olma durumu.
ÇAY
Çaygillerden, nemli iklimlerde yetişen bir ağaççık (Thea chinensis). Müzikli toplantı. Bu yaprağın demlenmesiyle elde edilen güzel kokulu ve sarımtırak kırmızı renkli içecek. Çeşitli bitkilerin yaprak veya çiçeklerinin demlenmesiyle elde edilen bir içecek türü. Bu ağaççığın özel işlemlerle kurutulan yaprağı. Dereden büyük, ırmaktan küçük akarsu. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Konukların içecek ve börek, pasta vb. yiyeceklerle ağırlandığı toplantı.