Kelimeler arşivi içinde; başında "hev" olan, toplam 74 adet kelime bulunmaktadır. hev ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hev ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hev olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HEVESLENDİRMEK
HEVESLENDİRME
HEVTİKLENMEK
HEVESLENMEK, HEVESSİZLİK, HEVESKARLIK, HEVENKDESTİ
HEVESLENME, HEVESLENİŞ, HEVESLİLİK, HEVTİLEMEK, HEVEKLEMEK, HEVEKDESTE
HEVİLEMEK, HEVESİMEK, HEVENKLİK, HEVRİMİYE, HEVKİRMEK
HEVSEMEĞ, HEVEKLİK, HEVEGLİG, HEVECİVE, HEVESSİZ, HEVESKAR, HEVRİCEK
HEVESLİ, HEVÜDEK, HEVİRTİ, HEVKEVE, HEVRİMİ
HEVTİK, HEVRES, HEVİKE, HEVRÜZ, HEVİŞE, HEVRİM, HEVLEK, HEVENK, HEVEKE, HEVALİ, HEVDİK, HEVDEŞ, HEVGUS, HEVDEÇ, HEVÇİK, HEVCER, HEVCAR, HEVAYİ
HEVRÜ, HEVIK, HEVRİ, HEVÜŞ, HEVÜS, HEVÜÇ, HEVŞE, HEVŞİ, HEVLÜ, HEVEG, HEVEK, HEVER, HEVES, HEVİÇ, HEVİK, HEVİR, HEVİS, HEVKE, HEVLA, HEVLE
HEVK, HEVL, HEVN, HEVE, HEVA
HEV
HEV
Acı ve dikkat ifade eden bir ünlem. Ev.
HEVESLENME
Heveslenmek işi.
HEVESLENİŞ
Heveslenme işi.
HEVEKLEMEK
Asmaları bir dayağa bağlamak: Bağı hevekledim.
HEVESSİZLİK
Hevessiz olma durumu.
HEVESİMEK
Heveslenmek.
HEVESLENDİRME
İsteklendirme.
HEVESLENMEK
İsteklenmek, heves etmek, çok istemek, eğilim duymak.
HEVESLENDİRMEK
İsteklendirmek.
HEVİLEMEK
Köpek havlamak.
HEVTİLEMEK
Duraksamak.
HEVENKDESTİ
Havan.
HEVESLİLİK
Hevesli olma durumu.
HEVESKARLIK
Hevesli olma durumu.
HEVEKDESTE
Sarmısak ezme tokmağı. (Boğaz Susuz Kars).
HEVTİKLENMEK
Neşelenmek. Oyalanmak. Duraksamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HEV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AMRUKMAK
Heveslenmek, özenmek, imrenmek.
İSTEKLENMEK
Bir şeye karşı istek duymak, heveslenmek.
YATMAK
Bir yere veya bir şeyin üzerine boylu boyunca uzanmak. Heves etmek, eğilmek. İşsiz kalmak, çalışmamak. Bilerek yenilmek, şike yapmak. Geceyi geçirmek üzere bir yerde kalmak. Boş yere beklemek. Düz bir duruma gelmek, düzleşmek. Olumsuz veya başarısız bir sonuç almak. Bulunmak, var olmak. Yatay veya yataya yakın bir duruma gelmek, eğilmek. Belli bir süreyi cezaevinde geçirmek. Bir düşünceyi veya bir öneriyi benimsemek, razı olmak. Cinsel ilişkide bulunmak. Uyumak veya dinlenmek için yatağa girmek. Ölü gömülmüş olmak. Bir özellik kazanmak için bir şeyin içinde beklemek. İşlemez, çalışmaz durumda kalmak.
EROTİK
Cinsel duyumlar veya onlara bağlı olan duyumların uyandırdığı duygu ve coşkularla ilgili olan, kösnül, şehvani, şehevi, erosal.
FANTEZİ
Sonsuz, sınırsız hayal, fantazya. Serbest biçimli beste veya alaturkada serbest biçimli şarkı. Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş. Süslü ve türü değişik olan.
ARZULU
İstekli, hevesli.
MERAK
Bir şeyi anlamak veya öğrenmek için duyulan istek. Kaygı, tasa. Bir şeyi edinme, yapma, bir şeyle uğraşma isteği. Düşkünlük, heves.
YAPIŞMAK
Yapışkan bir maddeye bulanmış olan bir şey ayrılmayacak bir biçimde bir yere tutunup kalmak. Başı çekeni çok yakından izlemek. İyice yaklaşmak, sokulup değmek. Aralık bırakmayacak biçimde üzerine dokunmak. Bir iş yapmak amacıyla, hevesle bir şeyi eline almak. Birini rahatsız etmek, sataşmak, peşini bırakmamak, musallat olmak. Sıkıca yakalamak, tutmak, sarılmak.
KEYİF
Vücut esenliği, sağlık. Rahat, huzur, afiyet. Canlılık, tasasızlık, iç rahatlığı. İstek, heves, zevk. Esrar. Alkollü içki ve başka uyuşturucu maddeler kullanıldığında insanda görülen durum. Yolsuz ve kural dışı istek.
ISLAHHANE
Islahevi.
ACIKCICIK
Heves, istek.
AMATÖR
Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), özengen, profesyonel karşıtı. Bir işi meslek veya alan uzmanı olmadan yapan. Beceriksiz. Acemi.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ARZUSUZ
İsteği, hevesi olmayan.
HEVESLİ
Bir şeye, bir işe istek duyan veya merak sarmış olan, istekli, heveskâr.
HEVESSİZ
Hevesi olmayan, istek duymayan.
KIZGIN
Çok ısınmış, ısıtılmış ya da kızdırılmış. Eş arayan (hayvan). Kızmış olan, öfkeli, mütehevvir. Kızışık, zorlu, sert, şiddetli.
YELTENMEK
Yapamayacağı bir işe girişmek, özenmek, heves etmek, meyletmek.
ARZU
İstek, dilek. Heves.