Kelimeler arşivi içinde; başında "heri" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. heri ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu heri ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde heri olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HERİFÇİOĞLU
HERİKEŞMEK
HERİHIMEK
HERİFLİK, HERİKLET
HERİŞTE
HERİSE, HERİSİ, HERİYA
HERİF, HERİK, HERİL, HERİM
HERİ
HERİ
Seslenme ünlemi. Ağır, yavaş. Sincap.
HERİF
Güven vermeyen, aşağı görülen, bayağı kimse. Evin erkeği. Adam.
HERİYA
Davar sürerken kullanılan deh anlamında ünlem: Haydi heriya!.
HERİSE
Az kavrulmuş un ve tavuk etiyle yapılan pelte şeklinde bir çeşit yemek.
HERİK
Karadeniz'in geçit bölgelerinde yetiştirilen, beyaz renkli, kaba ve karışık yapağılı bir tür koyun.
HERİSİ
Her birisi.
HERİKLET
Erikle pişirilen etli bir çeşit yemek.
HERİHIMEK
Serbest davranışlarla hafif kadın kanısını uyandırmak.
HERİFLİK
Herif olma durumu, herife yakışır davranışta bulunma.
HERİFÇİOĞLU
Kızılan veya beklenmeyen bir işi yapan erkek.
HERİKEŞMEK
Çekişmek, kavga etmek.
HERİL
İnce ipekli. Tel ve pulla işlenmiş gelin duvağı.
HERİŞTE
Ev makarnası.
HERİM
Sarp, yalçın kayalık, uçurum. Domates. El tezgahında dokunan bezin baş tarafı.
Bu bölümde tanımı içerisinde HERİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOPAKLAŞTIRMAK
Bir maddenin, bir cevherin en küçük parçalarını birbirine yapışık duruma getirmek.
BALI
Büyük kardeş: Balı beni size götür. Sevgi gösterilen kimselere denir: Nerden gelin balı ?. Veli, ermiş. Bağlı. Aşık kemiği. Aşık kemiğinin düz tarafı: Herifin aşığı yine bâlı geldi. Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Büyük kardeş. Sevgi gösterilen kimse. Bolu kenti, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Ordu şehri, Kumru ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Zonguldak kenti, Ereğli ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
SİDEROZ
Çoğunlukla kahverengi demir karbonat birleşimli demir cevheri, siderit.
ÇAMUKA
Gümüş balığına benzer bir balık (Atherina hepsetus).
EPEC
Enteropatojenik Escherichia coli.
CEVHERLİ
Cevheri olan.
ENGEZLEMEK
Herhangi bir şeyi sahibi görmeden almak. Düzmek, uydurmak, ırzına geçmek: Herif nirdeyse dünyanın anasını engezleyecek. Dövmek; vurmak.
CEVHERSİZ
Cevheri olmayan.
BEYYAR
Utanmaz (ayyar'a koşuk olarak kullanılır): Ayyar beyyar bir herif. Tembel.
GABALAK
Tepe: Dün gabalağın başına çıktım. Şiş: Gabalak gözlü herifin biri. İki kulplu testi. Fazla sıkıştırılmamış, fazla basılmamış, kaba anlamında kullanılır. Dağınık, darmadağınık: Ayşenin saçı gabalak. İri, büyük, seçme. İri soğan, arpacık denilen tohumluk soğanın büyüğü. Taze soğan, baş bağlamayan soğan. Su kenarlarında yetişen geniş yapraklı bir ot. Yaprağı haşhaş yaprağına benzeyen boz renkli, acı bir ot. Söğüt ve çam gibi ağaçların soyulan kabukları. Kurumuş haşhaş kabuğu. Çobanların başlarına örttükleri keçe. Yağmurdan korunmak için başa geçirilen çuval. Siperliksiz, yünden örülmüş bir çeşit şapka, kar başlığı. Asker şapkası - gabala deldi. İri, gelişmiş (Kızılca k.). Süs bitkisi.
ERİF
Herif. Herif, adam.
EHEC
Enterohemorajik Escherichia coli.
GANG
Bir maden cevherini, bir değerli taşı saran değersiz madde. Maden cevher damarının işletilemeyen değersiz bölümü.
ETEC
Enterotoksijenik Escherichia coli.
GAKMAK
Kalkmak. Gaga. Sokmak, saplamak: Herif sinirlendi pıçağı böğrüne gaktı. Çivi ve benzerleri şeyler çakmak. Yara üstündeki kabuk. İterek bir yere sokmak.
BARINAV
B kümesi X ilingesel uzayında bir barınak olduğunda, heriçin f (b) = b koşulunu sağlayan f : sürekli işlevi.
BAYAHI
Biraz önceki. Deminki, az önceki: Bu herif bâyâhı herif deel mi?.
ÇAMURLAMA
Çamurlamak işi. Yanmaya elverişli cevherin bir bölümünün eski üretim alanında bırakılması sonucunda çıkması muhtemel yangının önlenmesi işi.
DEPLEK
Dümbelek, darbuka. Önüne bakmadan dikkatsizce yürüyen. Hovarda: Deplek herifin biriydi. Küçük davul, dümbelek, darbuka.
DÖNDÜRMECE
Her koşanın son sözcüğünü, sonraki koşanın ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan bir divan yazını söz sanatı. Ör. / Ey vücud-i kâmilin esrar-i hikmet masdarı / Masdarı zatın olan eşya sıfatın mahzarı / Mahzarı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretin / Safha-i eflâke nakşetmiş hutut-i ahteri / Ahteri mes'ut olan oldur ki tab-i pâk ilen / Kaabil-i feyz ola lütfundan safa-yı cevheri. (Fuzuli).