Kelimeler arşivi içinde; başında "harap" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. harap ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu harap ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde harap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HARAPLAŞMAK
HARAPLAŞMA
HARAPLIK
HARAP
HARAP
Bayındırlığı kalmamış, yıkılacak duruma gelmiş, yıkkın, viran. Çok sarhoş. Bitkin, yorgun, perişan.
HARAPLIK
Harap olma durumu, yıkkınlık, harabilik, harabiyet.
HARAPLAŞMAK
Harap duruma gelmek, viran olmak, perişan olmak.
HARAPLAŞMA
Haraplaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HARAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YIKKINLIK
Haraplık.
TAHRİBAT
Yıkıp bozma, harap etme.
VİRAN
Yıkık, harap.
VİRANE
Yıkılmış veya çok harap olmuş yapı. Yıkılmış veya yanmış olan yapılardan geriye kalan, yıkıntı.
CLOSTRİDİUM
Birçok enzim ve toksinleri bulunan, büyük, anaerob, sporlu ve Gram pozitif çomak biçimli bir bakteri cinsi. Toprakta, suda, hayvan ve insanların bağırsağında bulunan, dokular üzerine harap edici etkisi olan birçok enzim ve toksine sahip, büyük, Gram pozitif, çoğu hareketli, zorunlu anaerobik, fermentatif, endospor oluşturan, çubuk biçiminde bakteri cinsi.
HANHARAF
Berbat, harap, pis: Bir iş ki gayırammersan neye hanharaf elliyersen.
MİÇETOM
Bazı aktinomiçetler veya mantarlar tarafından oluşturulan deri ve deri altı dokuların ve kemik dokusunun ilerleyici, harap edici enfeksiyonu.
DIRSIK
Tahıl. Delik. Yırtık, eskiyip parçalanmış. Yıkık, harap olmuş.
YIKIK
Yıkılmış olan, harap, viran.
YENİRCE
Kemik ve diş dokusunun harap olması durumu. Gittikçe genişleyen yara. Frengi.
ESKİ
Çoktan beri var olan, üzerinden çok zaman geçmiş bulunan, yeni karşıtı. Herhangi bir görevden düştüğü veya durumunu yitirdiği için bir kimsenin eski saygınlığının kalmadığı durumlarda kullanılan bir söz. Herhangi bir meslekte uzun süreden beri çalışmış olan. Mesleğinde uzmanlaşmış, deneyimi olan. Önceki, sabık. Geçerli olmayan. Çok kullanmaktan yıpranmış, harap olmuş şey.
YIKKIN
Harap.
ÇORALAMAK
Yaptığı suçu başkasına yüklemek. Ezip büzmek, harap etmek.
GAKSATMAK
Bozmak, kırmak, harap etmek.
HULEYH
Bostan kulübesi; çok küçük ve harap ev; kulübe.
BATUK
Harap olmuş, yıkılmış, perişan. Çok besili, yağlı hayvan. Müflis, batmış.
TAHRİP
Yıkma, kırıp dökme, harap etme, bozma.
PİMPİRİK
Gereksiz yere titizlik gösteren. Harap, bozuk, virane. Kuşkucu. Çok yaşlı ve güçsüz (kimse).
HARABELİK
Harap olmuş yer, ören.
ÇÜLLEMEK
Yakıp harap etmek.