Kelimeler arşivi içinde; başında "harar" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. harar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu harar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde harar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HARARETLENDİRMEK
HARARETLENDİRME
HARARETLENMEK
HARARETLENME, HARARETLİLİK
HARARETLE, HARARETLİ
HARARET, HARAROT
HARAR
HARAR
Çoğu kıldan dokunmuş, büyük çuval.
HARARET
Sıcaklık. Susama, susuzluk. Coşkunluk, ateşlilik.
HARARETLİLİK
Hararetli olma durumu.
HARARETLENMEK
Isısı artmak. Canlanmak, kızışmak. Herhangi bir konuda çok heyecanlı olmak, coşmak.
HARAROT
Ararot bitkisi.
HARARETLİ
Isısı, sıcaklığı fazla olan. Coşkun, ateşli, canlı.
HARARETLE
Hararetli bir biçimde.
HARARETLENME
Hararetlenmek işi.
HARARETLENDİRMEK
Hararetlenmesine yol açmak.
HARARETLENDİRME
Hararetlendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde HARAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARAL
Harar, büyük çuval. Sıra dağlar. İki şey arası, ortası. Birbirine yakın adaların oluşturduğu topluluk, takımada. Sıradağlar.
HUMMALI
Humması olan. Sıkı, yoğun, hararetli.
KIZMIŞLA
Vücut, yürümekle hararetlendiği zaman.
KOYULAŞMAK
Koyu duruma gelmek. Derinleşmek, hararetlenmek, aşırı duruma gelmek.
BANIKMAK
Bunalmak, ıstırap çekmek, çok yorulmak, ölecek hale gelmek. Çok susamak, hararetlenmek, fazla istekli olmak.
ISILIKLU
Sıcak, hararetli.
KELETER
İki kulplu küfe biçiminde büyük sepet. Küçük sepet. Duvara asılan küçük kaşık sepeti. Sepet. Kargı ya da hayıttan yapılan gübre taşıma küfesi. (Kemalpaşa İzmir). Sepet, pamuk sepeti, harar.
KOYU
Yoğunluğundan dolayı güç akan, sulu karşıtı. Yazı karakterinin daha belirgin olarak yazılmış biçimi. Rengi açık olmayan, daha belirgin, açık karşıtı. Derin, hararetli. Aşırı (davranış, düşünce vb.).
HERERET
Hararet. Arapça kökenli harâret: hararet; susuzluk; susma.
KİZDURMAK
Sinirlendirmek, öfkelendirmek. Hararet vermek.
ALEVLİ
Alevi olan, alevlenmiş. Şiddetli, hararetli.
KİZMEK
Kin tutmak, öfkelenmek. Korkarak çekilmek, yılmak : At kizdi, yokuşu kavramadı. Kibirlenmek. Pusmak, zoru görünce inadından vazgeçmek (Çayağzı). Öfkelenmek. Azarlamak. Hararetlenmek.
ISICAK
Sıcak. Hamam. Sıcaklık, hararet.
ISSILIK
Sıcaklık, hararet. Fazla hararetten bedende çıkan sivilceler.
GEÇKUN
Geçkin. Tazeliğini kaybetmiş. Hararetini kaybetmekte olan (ateş). Çıkmakta olan vakit.
KERİ
Eşek, sıpa. Sonra, geri. ötürü, dolayı. Koyun sürüsü. Saman taşımak için kağnıya gerilen kilim, harar. Karı, eş. Yaşlı kadın. Sonra. Kere, defa.
MAHRUR
Hararetli, ateşli.
SICAKLIK
Sıcak olan şeyin durumu, etkisi veya sıcak olan şeyin niteliği, hararet. Bir araçla veya cihazla ölçülebilen ısı derecesi, suhunet. Hamamlarda yıkanılan sıcak yer. Sevgi, içtenlik ve sevimlilik.
HAŞUŞ
Hararetli.
ISSI
Sıcaklık, hararet. Sıcak.