Kelimeler arşivi içinde; başında "hapa" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. hapa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu hapa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde hapa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
HAPAZLAMACILIK
HAPAZLAMACI
HAPAZLAMAK, HAPAZLAMAĞ, HAPAHAPTAN, HAPARLAMAK, HAPANLAMAK
HAPAZLAMA, HAPALAMAK
HAPADANA
HAPANLI, HAPAZLA, HAPAZAN, HAPAPCI, HAPALAK, HAPAHAP
HAPANK, HAPANG
HAPAP, HAPAR, HAPAS, HAPAZ, HAPAN, HAPAL, HAPAK, HAPAÇ
HAPA
HAPA
Çul. Aşık kemiğinin oyunda belirli çizgiye bir karıştan çok uzak kalması. Çamaşır yıkarken kullanılan genişçe bir ağaç, tokaç.
HAPAZLAMACI
Yasal olmayan yoldan kazanç elde eden kimse.
HAPAHAPTAN
Ansızın, birdenbire.
HAPALAK
Sevinçli.
HAPAZLAMA
Avuçlama.
HAPANLI
Kars şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
HAPADANA
Ansızın, birdenbire.
HAPAZAN
Pisboğaz, obur.
HAPAPCI
Nalıncı.
HAPAZLAMACILIK
Hapazlamacı olma durumu.
HAPAZLAMAĞ
Avuçlamak.
HAPAZLA
Saçta pişirilen yufkayı, ekmeği çevirmeye yarayan tahta araç.
HAPALAMAK
Karıştırmak: Bu işi hapalama sonu fena çıkar.
HAPANLAMAK
Doldurmak. Tökezlemek. Avuçlamak.
HAPAZLAMAK
Avuçlamak.
HAPARLAMAK
Avuçlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAPA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AVUÇLAMAK
Avuçla kavramak, avuçla almak, apazlamak, hapazlamak.
HAPAN
Tuzak. Yemek yememiş, aç. Tahıl ve sebze satılan yer, hal. Üzeri açık ya da kapalı geniş avlu. Karakucak güreşte kullanılan bir çeşit oyun. Un çuvalının ağzına dikilen parça: Değirmende çuvalın ağzına hapan yapmadan getirdim. Meyve ve sebze sandığının üstüne örtülen örtü. Tarla sürüldükten sonra toprağı ezmek için kullanılan, öküzle çekilen uzun ağaç. Avuç dolusu. Kıldan ya da ketenden yapılmış büyük çuval. Arapça kökenli kabbân: kapan.
HAPAHAP
Ansızın, birdenbire: Bizim komşu hapahap öldü. Söze söz, lafa laf yetiştirmeyi anlatır. Ağzına kadar, dolu.
AVUÇLAMA
Avuçlamak işi, apazlama, hapazlama.
HAPAL
Bacak arası, apış. Çatal ağaç: Dağarcığını hapala as. Yabani güvercin. Köpek yavrusu. Yaban güvercini.
AVUÇ
Elin parmak uçlarıyla bilek arasındaki iç bölümü, apaz, hapaz, koşam. Elin yarı yumulmuş durumu.