Kelimeler arşivi içinde; sonunda "hakem" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu hakem ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında hakem olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde hakem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HAKEM
Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı. Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse. Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse. Belirli bir konudan iyi anlayan kimse.
BAŞHAKEM
Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.
Bu bölümde tanımı içerisinde HAKEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
VERİ
Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.
DÜŞÜNMEK
Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.
SORGU
Sorma işi. Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na göre, sanığın araştırma konusu olayla ilgili olarak yargıç karşısındaki beyanı, istintak.
BAŞHAKEMLİK
Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.
AYRIL
Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.
TANITLAMAK
Bir iddianın gerçekliğini inkâr edilmeyecek bir kesinlikle göstermek, ispatlamak. Muhakeme etme yoluyla veya tanık göstererek bir şeyin doğruluğunu ortaya koymak.
ACEBE
Acaba. Akıllı, düşünceli, zeki, muhakemeli.
YARGILAMA
Birbirine karşı olan iki tarafı dinleyerek bir yargıya varma, muhakeme. Anlık.
YARGICILIK
Hakemin görevi.
YARGICI
Hakem.
JÜRİ
Seçiciler kurulu. Hakem heyeti.
BAŞYARGICI
Başhakem.
TAHKİM
Kuvvetlendirme, sağlamlaştırma. Anlaşmazlıkların hakem yoluyla çözülmesi yöntemi.
KÜLTÜR
Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
HAKEMLİK
Hakemin görevi, yargıcılık. Hakem olma durumu.
ÖLÇÜMLEMEK
Muhakeme etmek. Akıl süzgecinden geçirmek, sonuç almak, takdir etmek.
BAŞARET
Muhakeme: Sorulan soru karşısında başaretim işlemedi.
ARABULAN
Hakem, uzlaştırıcı.
HÜKMEN
Hakem kararıyla. Verilen karara göre, karar gereği.