İçinde HAKEM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "hakem" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde hakem bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu hakem ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında hakem olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BAŞHAKEMLİK

8 harfli kelimeler

BAŞHAKEM, HAKEMLİK, MUHAKEME

7 harfli kelimeler

HAKEMLİ

5 harfli kelimeler

HAKEM

Bazı kelimelerin anlamları

HAKEM

Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı. Seçme ve karar verme yetkisi bulunan kimse. Karşılaşmaları, yarışmaları kurallara uygun ve yansız olarak yöneten kimse. Belirli bir konudan iyi anlayan kimse.

BAŞHAKEMLİK

Başhakem olma durumu, başyargıcılık. Başhakemin yaptığı iş, başyargıcılık.

HAKEMLİK

Hakemin görevi, yargıcılık. Hakem olma durumu.

HAKEMLİ

Hakemi olan.

BAŞHAKEM

Yarışmayı veya oyunu yöneten hakemlerin başı, başyargıcı.

MUHAKEME

Yargılama. Usa vurma. Bir sorunu çözmek için çıkar yol arama.

  -   -   -  

Anlamında HAKEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HAKEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAVER

Hakem, hâkim. Adil padişah veya yönetici. Yüce Tanrı.

BAŞARET

Muhakeme: Sorulan soru karşısında başaretim işlemedi.

ACEBE

Acaba. Akıllı, düşünceli, zeki, muhakemeli.

YARGILAMA

Birbirine karşı olan iki tarafı dinleyerek bir yargıya varma, muhakeme. Anlık.

HÜKMEN

Hakem kararıyla. Verilen karara göre, karar gereği.

TAHKİM

Kuvvetlendirme, sağlamlaştırma. Anlaşmazlıkların hakem yoluyla çözülmesi yöntemi.

BAŞYARGICI

Başhakem.

SORGU

Sorma işi. Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu'na göre, sanığın araştırma konusu olayla ilgili olarak yargıç karşısındaki beyanı, istintak.

ARABULAN

Hakem, uzlaştırıcı.

JÜRİ

Seçiciler kurulu. Hakem heyeti.

VERİ

Bir araştırmanın, bir tartışmanın, bir muhakemenin temeli olan ana öge, muta, done. Bilgi, data. Olgu, kavram veya komutların, iletişim, yorum ve işlem için elverişli biçimli gösterimi. Bir problemde bilinen, belirtilmiş anlatımlardan bilinmeyeni bulmaya yarayan şey. Gözlem ve deneye dayalı araştırmanın sonuçları. Bir sanat eserine veya bir edebî esere temel olan ana ilkeler.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

YARGICILIK

Hakemin görevi.

YARGICI

Hakem.

KÜLTÜR

Tarihsel, toplumsal gelişme süreci içinde yaratılan bütün maddi ve manevi değerler ile bunları yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü, hars, ekin. Tarım. Bireyin kazandığı bilgi. Bir topluma veya halk topluluğuna özgü düşünce ve sanat eserlerinin bütünü. Muhakeme, zevk ve eleştirme yeteneklerinin öğrenim ve yaşantılar yoluyla geliştirilmiş olan biçimi. Uygun biyolojik şartlarda bir mikrop türünü üretme.

AYRIL

Karşılaşma sırasında, yumrukoyuncularının birbirlerine kenetlenmeleri ve kendilerinden ayrılmamaları halinde orta hakemin verdiği komut. Bu durumda yumrukoyuncuları bir adım geriye açılırlar ve ancak ondan sonra vurabilirler. İki yolun ayrıldığı yer, yol kavşağı.

TANITLAMAK

Bir iddianın gerçekliğini inkâr edilmeyecek bir kesinlikle göstermek, ispatlamak. Muhakeme etme yoluyla veya tanık göstererek bir şeyin doğruluğunu ortaya koymak.

DÜŞÜNMEK

Aklından geçirmek, göz önüne getirmek. Zihniyle arayıp bulmak. Akıl etmek, ne olabileceğini önceden kestirmek. Bir şeye karşı ilgili ve titiz davranmak. Tasalanmak, kaygılanmak. Bir sonuca varmak amacıyla bilgileri incelemek, karşılaştırmak ve aradaki ilgilerden yararlanarak düşünce üretmek, zihinsel yetiler oluşturmak, muhakeme etmek. Tasarlamak. Farz etmek.

BAŞLA

Yönetmenin oyunculara bir çevirimin başında verdiği komut; oyuna başlama komutu. Yumruklaşma oyununa başlatmak için orta hakemin verdiği komut.

ÖLÇÜMLEMEK

Muhakeme etmek. Akıl süzgecinden geçirmek, sonuç almak, takdir etmek.