Sonu HABER ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "haber" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu haber ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında haber olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde haber olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

HABER

Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

BİHABER

Habersiz. Habersiz bir biçimde.

KARAHABER

Yaprak dolması.

İLMÜHABER

Birinin yer, hâl, medeni durum vb.ni gösteren resmî belge. Bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, alındı kâğıdı.

HOŞHABER

Iğdır ilinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

  -   -   -  

Anlamında HABER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HABER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DUYUM

Duyu. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.

BOŞ

İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ÇALKANMAK

Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.

BİLDİRİLMEK

Bildirme işine konu olmak, duyurulmak, haber verilmek.

ÇAV

Ses, ün, haber. At, eşek vb. hayvanların erkeklik organı.

BAĞIRTMAK

Bağırmasına yol açmak. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

BİLGİLİ

Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

DUYURU

Herhangi bir olguyu, bir işi, bir durumu duyurmak için yayımlanan yazılı veya sözlü haber, ilan.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

ASPARAGAS

Şişirme haber.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

BELLETEN

Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi.

BİLGİLENDİRMEK

Bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak, haberdar etmek.

DALGIÇ

Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam. Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse.

BİLDİRMEK

Herhangi bir şeyi haber vermek. Anlatmak, ifade etmek. Herhangi bir konuda bilgi vermek.

ÇIĞIRTKAN

Çağırtkan. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse.

ASILSIZ

Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.