HABER ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "haber" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. haber ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu haber ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde haber olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

HABERLEŞEBİLMEK

14 harfli kelimeler

HABERLEŞTİRMEK, HABERLEŞEBİLME

13 harfli kelimeler

HABERLEŞİLMEK, HABERLEŞTİRME

12 harfli kelimeler

HABERLEŞİLME

11 harfli kelimeler

HABERSİZLİK, HABERDARLIK, HABERLEŞMEK

10 harfli kelimeler

HABERLEŞME, HABERSİZCE, HABERLİLİK, HABERCİLİK

8 harfli kelimeler

HABERLER, HABERLİK, HABERDAR, HABERSİZ

7 harfli kelimeler

HABERLİ, HABERCİ

5 harfli kelimeler

HABER

Bazı kelimelerin anlamları

HABER

Bir olay, bir olgu üzerine edinilen bilgi, salık. İletişim veya yayın organlarıyla verilen bilgi. Yüklem. Bilgi.

HABERLEŞMEK

Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek.

HABERSİZLİK

Habersiz olma durumu, bihaberlik.

HABERLİK

Haber durumunda olan.

HABERSİZCE

Haber vermeden, haberi olmadan, habersiz, gizlice.

HABERLEŞTİRME

Haberleştirmek işi.

HABERLEŞİLMEK

Haberleşme işi yapılmak.

HABERLEŞEBİLME

Haberleşebilmek işi.

HABERDARLIK

Haberdar olma durumu.

HABERCİLİK

Habercinin yaptığı iş.

HABERLİLİK

Haberli olma durumu.

HABERLEŞİLME

Haberleşilmek işi.

HABERLEŞTİRMEK

Haberleşme işini yaptırmak.

HABERLER

Günün iç ve dış olayları konusunda kamuoyunu aydınlatıcı ve oluşturucu bilgiler veren kısa metin ve bu metinle ilgili görüntü gereci.

HABERLEŞEBİLMEK

Haberleşme imkânı veya olasılığı bulunmak.

HABERLEŞME

İletişim. Yazışma.

  -   -   -  

Anlamında HABER bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde HABER geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DALGIÇ

Deniz dibine inilebilecek özel donanımla su altında çalışmayı meslek edinen kimse, balık adam, kurbağa adam. Başkasına ait olan bir şeyi habersiz alma huyunda olan kimse.

ÇIĞIRTKAN

Çağırtkan. Bir olayı, bir haberi yüksek sesle çevreye duyuran kimse. Çıkarı olduğu için birini övüp koruyan kimse.

ÇAV

Ses, ün, haber. At, eşek vb. hayvanların erkeklik organı.

BİLGİLİ

Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.

BELLETEN

Bilim kurumlarının çalışmaları ile ilgili yazı ve haberlerin yayımlandığı dergi.

BİLGİLENDİRMEK

Bir konuda bilgi sahibi olmasını sağlamak, haberdar etmek.

BOŞ

İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).

ATLATMAK

Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.

AJANS

Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.

ÇALKANMAK

Çalkama işine konu olmak. Haber, söylenti herkesin ağzında dolaşmak. Deniz, göl dalgalanmak. Coşkunluk, hareketlilik içinde bulunmak.

BİLDİRMEK

Herhangi bir şeyi haber vermek. Anlatmak, ifade etmek. Herhangi bir konuda bilgi vermek.

AKSETTİRMEK

Sesi yankılamak. Işığı yansıtmak. Haberi, durumu ulaştırmak, yaymak, duyurmak.

BİLDİRİLMEK

Bildirme işine konu olmak, duyurulmak, haber verilmek.

BAĞIRTMAK

Bağırmasına yol açmak. Bir haberi, bir isteği, birinin aracılığıyla duyurmak.

DUYUM

Duyu. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.

ASILSIZ

Doğru olmayan, temelsiz, köksüz, dayanaksız, yalan (haber). Uydurma.

DUYMAK

Bilgi almak, öğrenmek, haber almak. Sezmek, fark etmek, hissetmek. İşitmek, ses almak. Dokunma, koklama vb. duyularla algılamak, hissetmek. Nesnelere dokunmakla onların sıcaklık, soğukluk, sertlik, ağırlık, hareket vb. fizik durumlarından bilgi edinmek, hissetmek.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

ASPARAGAS

Şişirme haber.

BİHABER

Habersiz. Habersiz bir biçimde.