Sonu GIYI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gıyı" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gıyı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gıyı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gıyı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GIYI

Tarla ve bostanları korumak için çevresine çakılan kazık, engel: Tarlalarımıza gıyı tutamadığımızdan hayvanlar ekinlerimize giriyor. Yan, taraf (Kuşu). Kıyı. Kıyı, kenar. Tahta aralarını kapatmakta kullanılan çıta. (Kurtköy, Karaköy, Vezirhan Bilecik; İnönü Eskişehir).

  -   -   -  

Anlamında GIYI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GIYI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EKSİTOSEKRETOR

Salgıyı uyaran.

EKSKRETORYUS

Salgıyı akıtan, boşaltıcı.

TINGIRDATMAK

Tıngırtı çıkarmak, tıngıldatmak. Çalgıyı biraz çalabilmek, tıngıldatmak.

YÜRÜTMEK

Yürüme işini yaptırmak, yürümesini sağlamak. Bir yargıyı yerine getirmek, uygulamak. Gerektiği gibi yapmak, uygulamak. Habersiz olarak almak, çalmak. Kabul edilmesi ya da tartışılması için bildirmek, açıklamak, öne sürmek. İşinden veya bulunduğu yerden çıkarmak.

YOĞULUM

Bir algıyı güçlendirmek üzere ansal süreçlerden bir kesit üzerinde toplanma, yoğunlaşma gücü.

SAYGISIZ

Gereken saygıyı göstermeyen, saygısı olmayan, hürmetsiz.

FESHETMEK

Verilmiş bir yargıyı kaldırmak, bozmak. Kapatmak, dağıtmak.

GIYIKLAMAK

Kapıyı az açık, aralık bırakmak. Bir şeyin yokluğunu çekmek, arayıp bulamamak: Biz yumurta diye gıyıkladık. Tahta, çıra ve benzerleri şeyleri ufak parçalara bölmek.

GIYIRDAMAK

Küçük böcekler vücutta kıpırdamak: Sırtımda bir şey gıyırdayor.

YA

"Ey, hey" anlamlarında bir seslenme sözü. Bazı çekimli zamanlardan sonra gelerek anlamı pekiştiren, kuvvetlendiren bir söz: Yediydin ya. Oturmuşum ya. Şaşma, şaşkınlık bildiren bir söz. Bilinen, görülen, hatırlanıp anlatılan bir olay dolayısıyla da sorulan başka bir konu için kullanılan bir söz. Gereklik ve onay bildiren cümlelerde yargının onaylandığını bildiren bir söz. Cevap niteliğinde olan cümlenin sonuna getirildiğinde asıl yargının arkadan gelen cümle ile anlatılacağını belirten bir söz. Evet. Dilek ve geniş zaman kiplerinde yargıyı güçlendiren bir söz. Bir düşüncede sıra ile yer alan ayrı cins ögelerden biri ötekilerden üstün görüldüğünde "hele, özellikle" anlamlarında kullanılan bir söz. Bir düşüncenin karşıtı düşünülürken kullanılan bir söz.

ZIMBIRTI

Telli bir çalgıyı acemice çalarak çıkarılan çirkin sesin adı. Adı hatırlanmayan veya söylenmek istenmeyen ufak ve değersiz bir şeyi anlatmak için kullanılan bir söz, zırıltı, zamazingo, zamkinos. Bu çirkin sesi çıkaran şey.

ZIMBIRDATMAK

Telli bir çalgıyı acemice çalmak. Herhangi bir şeyden çirkin ve kulağı tırmalayan sesler çıkarmak.

FESİH

Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. Dağıtma, dağıtılma.

SLİTELLUM

Halkalı solucanlarda (Hirudo medicinalis) yumurtaların etrafında kokon oluşturmak için gerekli salgıyı yapan kuşak benzeri yapı.

KARAR

Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı. Değişmez olma. Değişmeyen, düzenli durum, düzenlilik, yöntemlilik. Türk müziğinde, taksim yaparken ana makama dönüş. Herhangi bir durum için tartışılarak verilen kesin yargı, hüküm. Bu yargıyı bildiren belge. Tam ölçüsünde, ne az ne çok.

ELEŞTİRMEK

Bir düşünceyi, bir eseri, bir yargıyı inceleyerek doğruluk veya yanlışlığını ortaya çıkarmak ve gerçek değerini belirtmek, tenkit etmek.

AMA

Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.

ANTİFİLOJİSTİK

Yangıyı ve ateşi azaltan.

İNFAZ

Bir kararı, bir yargıyı yerine getirme, uygulama, yürütüm. Birine sözünü geçirme.

CÜRET

Yüreklilik, ataklık, cesaret. Düşüncesizce, saygıyı aşan davranış, cesaret.