Sonu GÜVENCE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "güvence" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu güvence ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında güvence olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde güvence olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÜVENCE

Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

  -   -   -  

Anlamında GÜVENCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜVENCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

REHİNE

Bir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse, tutak.

TEMİNAT

Güvence.

DUTAK

Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.

DEPOZİTO

Güvence akçesi. Kabıyla birlikte satılan bir malın kabı için alınan ve kap geri getirildiğinde alıcıya verilen para.

DEPOZİT

Güvence akçesi.

GARANTİ

Güvence. Kesinlikle, kesin olarak, ne olursa olsun.

GÜVENCELİ

Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili.

TUTU

Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

GÜVENCESİZLİK

Güvencesiz olma durumu, garantisizlik.

SİGORTASIZ

Sigorta edilmemiş. Güvence altına alınmamış, sağlama bağlanmamış. Sosyal sigorta kapsamına alınmamış işçi.

GÜVENİLİRLİK

Güvenilir olma durumu. Alınan borcun geri ödenebileceğine dair güvence, kredibilite.

BELBAĞI

Kuşak, kemer, uçkur. Donun uçkur yeri. Bebeği belinden beşiğe, salıncağa bağlamaya yarayan bezden bağ. İplikten veya ipten örülen ve renkli, nakışlı olabilen ip. Arabanın ortasına sarılan uzun zincir. Dayanak, güvence, manevi destek: Evin reisi olsa, belbağı olurdu.

GARANTİLİ

Güvenceli.

İNANCA

Güvence.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

GARANTİSİZ

Güvencesiz.

PEY

Bir sözleşmede taraflardan birinin öbürüne işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası.

GARANTİSİZLİK

Güvencesizlik.

EKÇE

Bir güvence ödeğinde değişiklik yapılması gerekir ve bu istek koşulların tümünü kapsamazsa bu ödeğe saptanan değişiklikleri sınırlamak üzere yapılan ek yazılım.

GARANTÖR

Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.