GÜVENCE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "güvence" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. güvence ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu güvence ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde güvence olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GÜVENCESİZLİK

12 harfli kelimeler

GÜVENCECİLİK

10 harfli kelimeler

GÜVENCESİZ

9 harfli kelimeler

GÜVENCECİ, GÜVENCELİ

7 harfli kelimeler

GÜVENCE

Bazı kelimelerin anlamları

GÜVENCE

Bir antlaşmada taraflardan birinin sorumluluğu üzerine alması, inanca, teminat, garanti. Birinin şüphelerini dağıtmak için söylenen inandırıcı söz, teminat. Alınan sorumluluğa karşı olarak ortaya konulan şey.

GÜVENCECİLİK

Garantörlük.

GÜVENCESİZ

Güvencesi olmayan, güvence sağlamayan, garantisiz.

GÜVENCELİ

Güvencesi olan, güvence sağlayan, garantili.

GÜVENCECİ

Garantör.

GÜVENCESİZLİK

Güvencesiz olma durumu, garantisizlik.

  -   -   -  

Anlamında GÜVENCE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÜVENCE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEPOZİTO

Güvence akçesi. Kabıyla birlikte satılan bir malın kabı için alınan ve kap geri getirildiğinde alıcıya verilen para.

GARANTÖRLÜK

Garantör olma durumu, güvencecilik.

AVAL

Ticari senetlerde, ödemeden sorumlu olanların ödememesi durumunda üçüncü bir kişinin alacaklılara senet bedelini ödeyeceğine ilişkin verdiği güvence. Saflığı sersemlik derecesine varan (kimse).

GARANTİSİZLİK

Güvencesizlik.

GÜVENMELİK

Sözleşme yapılırken, taraflardan birinin diğerine işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası, kapora. Bir mal veya hizmetin satışı sırasında taraflar arasında kesin sözleşme yapılmadan önce alıcının satıcıya satış bedelinden düşülmek üzere ödediği para.

TEMİNAT

Güvence.

TUTU

Borcun ödeneceğine ilişkin borçlunun alacaklıya bir taşınmazı güvence olarak göstermesi, ipotek.

GARANTİLİ

Güvenceli.

DUTAK

Tencere tutacağı. Sapanı elle tutarak idare etmeye yarayan çatallı ağaç. Keser, destere, burgu gibi aygıtlar. Ona buna sataşan kişi. Yazıyı düzgün ve güzel yazmak için kâğıdın altına konulan kitap, mukavva gibi sert şeyler. Suçlu bir kimsenin affedilmesine sebep olacak şey: Babam bana kırgındı, yeni doğan çocuğumu yüz dutağı ettim de kendimi affettirdim. Bulaşık yıkama bezi. Sıcak kazan, tencere gibi yemek kaplarının kulplarından tutmaya yarayan tutacak, bez. Tutunacak dal, mec. güvence dutan üstüne gondum. Sıcak yemek kaplarını tutmaya yarayan bez parçası. Saban okunun elle tutulacak yeri, saban kulağı.

GÜVENİLİRLİK

Güvenilir olma durumu. Alınan borcun geri ödenebileceğine dair güvence, kredibilite.

GARANTİSİZ

Güvencesiz.

PEY

Bir sözleşmede taraflardan birinin öbürüne işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası.

SİGORTASIZ

Sigorta edilmemiş. Güvence altına alınmamış, sağlama bağlanmamış. Sosyal sigorta kapsamına alınmamış işçi.

GARANTİ

Güvence. Kesinlikle, kesin olarak, ne olursa olsun.

REHİNE

Bir anlaşma, sözleşme veya isteğin yerine getirilmesini sağlamak için güvence olarak ele geçirilen kimse, tutak.

EKÇE

Bir güvence ödeğinde değişiklik yapılması gerekir ve bu istek koşulların tümünü kapsamazsa bu ödeğe saptanan değişiklikleri sınırlamak üzere yapılan ek yazılım.

BELBAĞI

Kuşak, kemer, uçkur. Donun uçkur yeri. Bebeği belinden beşiğe, salıncağa bağlamaya yarayan bezden bağ. İplikten veya ipten örülen ve renkli, nakışlı olabilen ip. Arabanın ortasına sarılan uzun zincir. Dayanak, güvence, manevi destek: Evin reisi olsa, belbağı olurdu.

İNANCA

Güvence.

GARANTÖR

Güvence veren ve bunun gerçekleşmesini gözeten ve denetleyen (kimse, kuruluş veya devlet), güvenceci. Kredi kartlarından doğacak her türlü borç ve yükümlülükten, kart sahibi olarak sorumluluğu bulunan gerçek veya tüzel kişi.

DEPOZİT

Güvence akçesi.