Kelimeler arşivi içinde; sonunda "görüşme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu görüşme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında görüşme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde görüşme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖRÜŞME
GÖRÜŞME
Görüşmek işi, mülakat, müzakere.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRÜŞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PROTOKOL
Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar. Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet. Diplomatlar arasında yapılmış olan anlaşma tutanağı.
GÖRÜŞTÜRMEK
Görüşmelerini sağlamak.
MUSAHABE
Konuşma, görüşme, söyleşi.
MECLİS
Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılmış olan toplantı. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu. Dostlar toplantısı. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra.
KULÜP
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer. Spor kulübü. Milletlerin oluşturduğu grup, pakt. Kişilerin, toplulukların oluşturduğu grup. Herkese açık müzikli, içkili eğlence yeri.
MÜLAKAT
Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.
KUBBEALTI
Osmanlı vezirlerinin devlet işlerini görüşmek için toplandıkları Topkapı Sarayı'ndaki alan, Divanhane.
GÖRÜŞÜLMEK
Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.
DİPLOMASİ
Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü. Bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği. Bu görevlilerin oluşturduğu topluluk. Güç bir görüşme sırasında gösterilen ustalık ve beceriklilik. Yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı.
DARILMAK
Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Azarlamak, paylamak. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
GÖRÜŞTÜRÜLMEK
Görüşmeleri sağlanmak.
PAZARLIK
Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme. Bazı kolaylıklar elde etmek veya daha iyi bir çözüme varmak amacıyla yapılmış olan görüşme. Özellikle pazar günleri giyilen şık, gösterişli giysi.
GIYABİ
Bir kimse bulunmadığı sırada yapılan, verilen. Uzaktan, görüşmeden olan.
KONUŞMA
Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
TASARI
Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim. Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.
GÖRÜŞMECİLİK
Görüşmeci olma durumu.
GÖRÜŞMECİ
Görüşme yapan kimse.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
İHTİLAT
Karmaşıklık. Karşılaşıp görüşme.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.