Kelimeler arşivi içinde; başında "görüşme" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. görüşme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu görüşme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde görüşme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖRÜŞMECİLİK
GÖRÜŞMELİK
GÖRÜŞMECİ
GÖRÜŞMEK
GÖRÜŞME
GÖRÜŞME
Görüşmek işi, mülakat, müzakere.
GÖRÜŞMEK
Buluşup konuşmak, konuşup sohbet etmek. Dostluk, ahbaplık etmek. Bir iş, bir konu üzerinde karşılıklı görüş ileri sürmek, müzakere etmek.
GÖRÜŞMECİLİK
Görüşmeci olma durumu.
GÖRÜŞMECİ
Görüşme yapan kimse.
GÖRÜŞMELİK
Nişan töreni.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRÜŞME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRÜŞTÜRMEK
Görüşmelerini sağlamak.
GIYABİ
Bir kimse bulunmadığı sırada yapılan, verilen. Uzaktan, görüşmeden olan.
DİPLOMASİ
Uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü. Bu işte çalışan kimsenin görevi, mesleği. Bu görevlilerin oluşturduğu topluluk. Güç bir görüşme sırasında gösterilen ustalık ve beceriklilik. Yabancı bir ülkede ve uluslararası toplantılarda ülkesini temsil etme işi ve sanatı.
DARILMAK
Hoşa gitmeyen bir tutum, davranış veya söz dolayısıyla gücenip görüşmez olmak, gücenmek, küsmek, ilgiyi kesmek. Azarlamak, paylamak. Gücenmek, kırılmak, alınmak, incinmek.
MECLİS
Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için yapılmış olan toplantı. Bir konuyu konuşmak veya görüşmek için bir araya gelmiş kimseler topluluğu. Dostlar toplantısı. Bu toplantının yapıldığı yer, şûra.
İHTİLAT
Karmaşıklık. Karşılaşıp görüşme.
ATLATMAK
Atlama işini yaptırmak. Görüşmek, konuşmaktan kaçmak. Aldatmak. Kötü bir durumu geçiştirmek, savmak. Savsaklamak. Basında başka ilgililerden önce bir haberin yayımlanmasını sağlamak.
TASARI
Olması veya yapılması istenen bir şeyin zihinde aldığı biçim. Hukuki bir işlemin, o işlemi yapmakla yetkili kurul veya organ önüne getirildiği andaki durumu, üstünde görüşme ve oylama yapılabilir durumdaki metin, layiha.
MUSAHABE
Konuşma, görüşme, söyleşi.
MÜLAKAT
Buluşma, görüşme. Röportaj. Bir işe alınacak kişiler arasından seçim yapabilmek amacıyla kendileriyle karşılıklı konuşma, görüşme.
PROTOKOL
Bir toplantı, oturum, soruşturma sonunda imzalanan belge. Diplomatlıkta, devletler arasındaki ilişkilerde geçen yazışmalarda, resmî törenlerde, devlet başkanları ile onların temsilcileri arasındaki görüşmelerde uygulanan kurallar. Resmî ilişkilerde ve işlemlerde ciddiyet. Diplomatlar arasında yapılmış olan anlaşma tutanağı.
KUBBEALTI
Osmanlı vezirlerinin devlet işlerini görüşmek için toplandıkları Topkapı Sarayı'ndaki alan, Divanhane.
KULÜP
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer. Spor kulübü. Milletlerin oluşturduğu grup, pakt. Kişilerin, toplulukların oluşturduğu grup. Herkese açık müzikli, içkili eğlence yeri.
TEMAS
Değme, dokunma, dokunuş, değinti. Dokunma. Buluşup görüşme, ilişki kurma, münasebet. Gidip gelme, ulaşım, bağlantı. Değinme, sözünü etme, bahsetme.
KONUŞMA
Konuşmak işi. Görüşme, danışma, müzakere. Dinleyicilere bilim, sanat, edebiyat vb. konularda bilgi vermek için yapılmış olan söyleşi, konferans.
ARAMAK
Birini veya bir şeyi bulmaya çalışmak. Önem verip istemek. Ziyarete, hatır sormaya gitmek. Bir şeyin yokluğunu duyarak geri gelmesini istemek, özlemek. Şart koşmak. Bir kişiyle görüşmek üzere telefon etmek. Araştırmak, yoklamak.
GÖRÜŞÜLMEK
Görüşme işi yapılmak, müzakere edilmek. Herhangi biriyle görüşmek.
ÜLFET
Alışma. Tanışma, görüşme. Dostluk, ahbaplık.
PAZARLIK
Bir alışverişte tarafların kendileri için en elverişli fiyatı karşısındakine kabul ettirmek amacıyla yaptıkları görüşme. Bazı kolaylıklar elde etmek veya daha iyi bir çözüme varmak amacıyla yapılmış olan görüşme. Özellikle pazar günleri giyilen şık, gösterişli giysi.
GÖRÜŞTÜRÜLMEK
Görüşmeleri sağlanmak.