Kelimeler arşivi içinde; sonunda "görmez" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu görmez ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında görmez olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde görmez olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BÜYÜKKONAKGÖRMEZ, KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ
GÜZLEKGÖRMEZ
YAKINGÖRMEZ
KOCAGÖRMEZ, UZAKGÖRMEZ
GÜNGÖRMEZ
AYGÖRMEZ
GÖRMEZ
GÖRMEZ
Görme engelli.
GÜNGÖRMEZ
Güneş ışığı almayan (yer).
UZAKGÖRMEZ
Uzak bir cisimden göze gelen ışınların ağ tabakaya ulaşamadan imge meydana getirerek bulanık görmeye sebep olan göz hastalığı. Miyop.
BÜYÜKKONAKGÖRMEZ
Ankara şehrinde, Haymana ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
AYGÖRMEZ
Kayseri ilinde, Kaynar bucağına bağlı bir yer.
GÜZLEKGÖRMEZ
Güneş görmeden kurutulan iyi cins sayılmayan tütün.
YAKINGÖRMEZ
Bir cisimden göze gelen ışınların ağ tabakasının gerisinde imge meydana getirerek bulanık bir imge görülmesine sebep olan göz hastalığı. Hipermetrop.
KÜÇÜKKONAKGÖRMEZ
Ankara ili, Haymana ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
KOCAGÖRMEZ
Evde yapılan küçük somun.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRMEZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRMEMEZLİK
Görmemiş gibi davranma, görmezlik.
KÜN
Birkaç yıl yerinde kalarak iyice yanmış ve kül gibi olmuş hayvan gübresi: Tarlasını künliyen yokluk görmez. Kömür ve tütünün tozu: Tabakadaki tütün ufalanmış, kün olmuş. Toprakla küçük saman karışımı. Gün.
MÜSAMAHA
Hoşgörü. Görmezlikten gelme, göz yumma.
AYNARTMAK
Görmezden gelerek savuşmak. Korkutacak gibi bakmak.
GÖTÜGIZIL
Tembel, iş görmez kişi.
KÜNKÜMEK
Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak.
GÖREMEDİYE
Görür görmez, hemen görünce.
GÖRMEZİYE
Görmeksizin, görmeden: Görmeziye üzerine bastım.
KÜNKÜLLEMEK
Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.
ŞIPSEVDİ
Görür görmez seven, âşık olan kimse.
MENOPOZ
Kadınlarda gebe kalma ve doğurma yeteneğinin sona ermesi, âdetten kesilme, yaş dönümü, âdetgörmezlik.
SALLAMAMAK
önem vermemek. dikkate almamak, aldırmamak, ciddiye almamak. Görmezlikten gelmek; değer vermemek.
GÖRMEZLENMEK
Görmez gibi davranmak, görmezden gelmek.
KÜNKÜRDEMEK
Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak.
GÖRDÜKLEYİN
Görür görmez.
GORADA
Eski, yıpranmış, işgörmez durumda olma. Adi, aşağı: Böyle gorada kumaş almam.
KAPMAK
Birdenbire yakalayarak, çekerek almak. Isırıp parçalamak. İşitir işitmez veya görür görmez bellemek ve öğrenmek. Bulaşmış olmak, geçmek. Koparmak, kıstırmak. Yer ayırmak, yer tutmak.
SAPANLAMAK
1.Saçma konuşmak, saçmalamak. 2.Anlamsız oraya buraya koşmak : Deli mi bu, beni görür görmez sapanladı. Saban demiri hayvan ayağına batmak : Öküzü sapanlayan çiftçi aç kalır.
KILAN
Sert keçi kılı. Tiftik keçisi azmanı. Karar : Ne kılansız oğlan oldu. Yapılarda kullanılan, kısa ve kirişten daha ince ardıç dalı : Elin gözündeki çöpü görür de, kendi gözündeki kılanı görmez. Çevre, kıyı, kenar, uç. Tüyü bozulmuş, kılı çoğalmış tiftik keçi.
KÜNKÜRLEMEK
Uyuklamak, uyuklarken düşecek gibi olmak. Yaşı ilerlemek, elden ayaktan düşmek, gözleri görmez olmak. Pişman olmak. Yaşlı kimse güçsüz, uykuda gezer gibi olmak.