Kelimeler arşivi içinde; sonunda "görmüş" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu görmüş ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında görmüş olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde görmüş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
UMURGÖRMÜŞ
GÜNGÖRMÜŞ
ÜNGÖRMÜŞ
GÖRMÜŞ
GÖRMÜŞ
Gören.
UMURGÖRMÜŞ
Önemli görevlerde bulunmuş (kimse). Deneyimi çok olan. Görgülü, olgun (kimse).
ÜNGÖRMÜŞ
Tanınmış, ünlü, meşhur.
GÜNGÖRMÜŞ
İyi yaşamış. Birçok hayat deneyimi bulunan (kimse).
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRMÜŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜHENDİS
İnsanların her türlü ihtiyacını karşılamaya dayalı yol, köprü, bina gibi bayındırlık; tarım, beslenme gibi gıda; fizik, kimya, biyoloji, elektrik, elektronik gibi fen; uçak, otomobil, motor, iş makineleri gibi teknik ve sosyal alanlarda uzmanlaşmış, belli bir eğitim görmüş kimse.
AYBAŞILI
Âdet görmüş (kadın).
ECZALI
Kimyasal madde ile kaplanmış, karıştırılmış, işlem görmüş. İçi kimyasal madde ile doldurulmuş mermi atan ateşli silah.
OKUMUŞLUK
Okur yazar, öğrenim görmüş olma durumu.
EĞİTİMLİ
Eğitim görmüş, eğitilmiş.
EFENDİ
Günümüzde bey unvanından farklı olarak özel adlardan sonra kullanılan ikinci derecede bir unvan. Koca. Eğitim görmüş kişiler için özel adlardan sonra kullanılan unvan. (efe'ndi) Erkekler için kullanılan bir seslenme sözü. (efe'ndi) Hizmetlilere seslenilirken kullanılan bir söz. Buyruğu yürüyen, sözü geçen kimse. Görgülü, nazik, kibar.
OKURYAZAR
Okuması yazması olan, öğrenim görmüş (kimse).
OKUMUŞ
Okuyarak bilgisini genişletmiş, öğrenim görmüş (kimse).
MAZLUM
Zulüm görmüş, kendisine zulmedilmiş. Sessiz ve uysal, boynu bükük. Haksızlığa uğramış.
AFETZEDE
Afete uğramış, afet görmüş kimse.
GÖRMÜŞLÜK
Bir şeyi görmüş olma durumu.
ENDERUNLU
Enderunda eğitim görmüş olan.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
GİTMEK
Bir yere doğru yönelmek. Yeter olmak, yetmek, yetişmek. Herhangi bir durumda olmak. Ölmek. Bir yerden veya bir işten ayrılmak. Dayanmak. Değerlendirmek, saymak, karşılamak. Çıkmak, ulaşmak. Götürülmek, gönderilmek. Makine, işlemek, çalışmak. Belli bir amaçla bir yere devam etmek veya bir işle uğraşmak. Sürmek, devam etmek. Geçmek. Yürümek, yol almak. Bir duruma, bir sonuca ulaşmak, varmak. Yakışmak, yaraşmak. Satılmak. Yapmak. Başvurmak, yapmak. Bir şey zarar görmüş olmak. Tüketilmek, harcanmak. Yok olmak, elden çıkmak.
ASOSYAL
Sosyal olmayan. Genel kabul görmüş kuralların dışında hareket eden.
HURDA
Eski maden parçası. İşe yarayamayacak derecede bozulmuş, zarar görmüş. Parçalanmış, döküntü durumuna gelmiş.
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).
MUTAZARRIR
Zarar görmüş, zarara uğramış.
GÜNGÖRMÜŞLÜK
Güngörmüş olma durumu.
GÖRGÜ
Bir toplum içinde var olan ve uyulması gereken saygı ve incelik davranışları, terbiye. Bir kimsenin, yaşayarak ve deneyerek elde ettiği birikim, deneyim. Görmüş olma durumu.