Kelimeler arşivi içinde; sonunda "görece" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu görece ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında görece olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde görece olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖRECE
GÖRECE
Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÖRECELİK
Bağıntılılık öğretisi, özellikle bilginin bağıntılı olduğunu ileri süren her türlü felsefe öğretisi, görececilik, bağıntıcılık, izafiye, rölativizm.
GÖRECECİLİK
Görecelik.
GÖRELİ
Göreceli.
CEHENNEM
Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.
İZAFİ
Göreceli.
ORADAN
Sözü edilen yerden. İşaret edilen görece olarak uzak yerden.
GÖRESİMEK
Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek.
ÖZLEMEK
Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek.
MÜŞTAK
Başka bir kelime veya kökten türemiş, çıkmış. Özleyen, göreceği gelen. Türev.
İZAFİYE
Görecelik.
RÖLATİF
Göreceli.
BAĞILLIK
Görece olma durumu, izafiyet, rölativite.
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.
İŞTİYAK
Göreceği gelme, özleme. Güçlü istek, arzu.
BAĞIL
Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.
BAĞINTILI
Göreceli.
NİSPİ
Birbirine göre (olan), önceki duruma göre. Göreceli.
ORADA
Sözü edilen yerde. İşaret edilen görece olarak uzak yerde.
ÖKSEMEK
Özlemek, göreceği gelmek, istemek.
BAĞINTICILIK
Görecelik.