GÖRECE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "görece" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. görece ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu görece ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde görece olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GÖRECE

Bir şeye göre olan, varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı olan, kesin olmayıp kişiden kişiye, zamandan zamana, yerden yere değişebilen, bağıl.

GÖRECEK

Kars şehrinde, Kağızman ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Van şehri, Muradiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÖRECELİK

Bağıntılılık öğretisi, özellikle bilginin bağıntılı olduğunu ileri süren her türlü felsefe öğretisi, görececilik, bağıntıcılık, izafiye, rölativizm.

GÖRECECİLİK

Görecelik.

GÖRECELİ

Varlığı başka bir şeyin varlığına bağlı bulunan, mutlak olmayan, göreli, bağıntılı, izafi, nispi, rölatif.

  -   -   -  

Anlamında GÖRECE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GÖRECE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İZAFİYE

Görecelik.

ABİLEMEK

Göreceği gelmek, göresimek.

İŞTİYAK

Göreceği gelme, özleme. Güçlü istek, arzu.

ORADA

Sözü edilen yerde. İşaret edilen görece olarak uzak yerde.

GÖRELİ

Göreceli.

RÖLATİVİZM

Görecelik.

BAĞINTICILIK

Görecelik.

NİSPİ

Birbirine göre (olan), önceki duruma göre. Göreceli.

RÖLATİF

Göreceli.

KÖPRÜ

Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı. İki şey arasında bağ veya ilişkiyi sağlayan şey. Olmayan dişlerin yerini tutmak veya takma dişleri ağızdaki dişlere sağlam tutturmak amacıyla yapılmış olan diş protezi. Güreşte omuzları yere değdirmemek için ayakları ve alnı yere dayayıp beli yukarı kaldırarak alınan durum, güreşçi köprüsü. Vücudun, sırt yere dönük olarak el, baş veya diz yere dayanarak yay biçimi aldığı durumu. Geminin önünü iyice görecek bir yükseklikte, sancaktan iskeleye kadar kurulan kumanda yeri.

CEHENNEM

Dinî inanışlara göre, dünyada günah işleyenlerin öldükten sonra ceza görecekleri yer, tamu. Çok sıkıntılı yer.

BAĞINTILI

Göreceli.

MÜŞTAK

Başka bir kelime veya kökten türemiş, çıkmış. Özleyen, göreceği gelen. Türev.

BAĞIL

Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.

ÖZLEMEK

Bir kimseyi veya bir şeyi görmeyi, kavuşmayı istemek, göreceği gelmek.

ORADAN

Sözü edilen yerden. İşaret edilen görece olarak uzak yerden.

İZAFİ

Göreceli.

ÖKSEMEK

Özlemek, göreceği gelmek, istemek.

GÖRESİMEK

Göreceği gelmek, görmek isteği duymak, özlemek.

BAĞILLIK

Görece olma durumu, izafiyet, rölativite.