Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gönlü" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gönlü ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında gönlü olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gönlü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GÖNLÜ
GÖNLÜ
Olgun.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖNLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GÜCENDİRMEK
Gücenmesine yol açmak, gönlünü kırmak, incitmek.
NAZLI
Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı. Üstüne titrenilerek, değer verilerek. Özen isteyen, nazik. Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren.
TAVLAMAK
İşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek. Karşı cinsin gönlünü çelmek, kandırıp elde etmek. Yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak. Ümit vererek kandırmak, kendine bağlamak, aldatmak.
BEDİİ
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. Estetik.
HORLAMAK
Uyku sırasında soluk alırken boğaz ve burundan gürültülü sesler çıkarmak, horuldamak. Birinin gönlünü incitircesine davranmak, hor görmek.
FİNK
"Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek" anlamına gelen fink atmak sözünde geçer.
KEYFİNCE
İsteğine göre, nasıl isterse, dilediğince, keyfine göre, gönlünce.
MUTMAİN
İnanmış, gönlü kanmış, emin olan.
ŞENLENMEK
Şen duruma gelmek, neşelenmek, gönlü açılmak. Bayındır duruma gelmek. Canlılık, hareket kazanmak.
KANIKMAK
Kanmak, gönlü kanmak.
KIRGIN
Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan. Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık. Gücenmiş, gönlü kırılmış bir durumda.
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek.
HUŞU
Alçak gönüllülük. Tanrı'ya boyun eğme, gönlü korku ve saygı ile dolu olma.
GÖNÜLSÜZ
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan. Gönlü olmaksızın, istemeyerek.
İNKİSAR
Kırılma. Gücenme, gönlü kırılma. İlenme, ilenç.
NAZLANMAK
Kolayca gönlü olmamak, ısrar beklemek. İsteksiz görünmek.
KUR
Yabancı paraların ulusal para cinsinden değeri. Karşı cinse ilgi göstererek onun hoşuna gitme, gönlünü kazanmaya çalışma. Düzey. Birinin duygularını okşayacak biçimde davranarak onu elde etmeye çalışma.
MÜSTERİH
Bütün kaygılardan kurtulup gönlü rahata kavuşan, içi rahat olan.