Kelimeler arşivi içinde; başında "gönlü" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. gönlü ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu gönlü ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde gönlü olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GÖNLÜ
Olgun.
GÖNLÜAÇIK
Ağrı kenti, Sarısu bucağına bağlı bir yer.
GÖNLÜKARA
Kötümser, karamsar kişi.
GÖNLÜNCE
Dileğine uygun olarak.
Bu bölümde tanımı içerisinde GÖNLÜ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜSTERİH
Bütün kaygılardan kurtulup gönlü rahata kavuşan, içi rahat olan.
BEDİİ
Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü okşayan, beğenilen. Estetik.
TAVLAMAK
İşlenilecek bir nesneye gereken ısıyı veya nemi sağlamak, tav vermek. Karşı cinsin gönlünü çelmek, kandırıp elde etmek. Yolsuz ve kolay kazanç umudu vererek dolandırmak. Ümit vererek kandırmak, kendine bağlamak, aldatmak.
KEYFİNCE
İsteğine göre, nasıl isterse, dilediğince, keyfine göre, gönlünce.
NAZLANMAK
Kolayca gönlü olmamak, ısrar beklemek. İsteksiz görünmek.
NAZLI
Kolayca gönlü olmayan, kendini ağır satan, ısrar bekleyen, işveli, edalı. Üstüne titrenilerek, değer verilerek. Özen isteyen, nazik. Sağlığını, dayanıklılığını çabuk yitiren.
KUR
Yabancı paraların ulusal para cinsinden değeri. Karşı cinse ilgi göstererek onun hoşuna gitme, gönlünü kazanmaya çalışma. Düzey. Birinin duygularını okşayacak biçimde davranarak onu elde etmeye çalışma.
GÜCENDİRMEK
Gücenmesine yol açmak, gönlünü kırmak, incitmek.
FİNK
"Hiçbir şeye aldırmadan gönlünce gezip eğlenmek" anlamına gelen fink atmak sözünde geçer.
MUTMAİN
İnanmış, gönlü kanmış, emin olan.
İNKİSAR
Kırılma. Gücenme, gönlü kırılma. İlenme, ilenç.
GÖNÜLSÜZ
Gönlü olmadan, isteksiz yapılan. Gönlü olmaksızın, istemeyerek.
KANIKMAK
Kanmak, gönlü kanmak.
HORLAMAK
Uyku sırasında soluk alırken boğaz ve burundan gürültülü sesler çıkarmak, horuldamak. Birinin gönlünü incitircesine davranmak, hor görmek.
BAĞLAMAK
Bir şeyi bir yere veya bir şeye tutturmak. Birinde bir şeye karşı ilgi, istek uyandırarak o şeye ilgi, yakınlık duymasını sağlamak. Düğümlemek. Uyulması zorunlu olmak. Eklemek, bir araya getirmek, birleştirmek. Başka bir işle uğraşamaz durumda olmak. Anlaşma yapmak. Sona erdirmek, bitirmek, tamamlamak. Gönlünü kazanmak. Geçişi engellemek. Büyü, muska vb.nin aracılığıyla birinin birtakım isteklerini veya yetkinliğini engellemek, yok etmek. Birini söz veya yazı ile bağlamak, taahhüt etmek, angaje etmek. Yaraya ilaç koyup bezle sarmak. Bütün ilgisini bir yerde yoğunlaştırmak. Denk yapmak, paket yapmak.
ANMAK
Birini veya bir şeyi akla getirerek sözünü etmek veya onu düşünmek, zikretmek, hatırlamak. Adlandırmak. Bir armağanla birinin gönlünü almak.
HUŞU
Alçak gönüllülük. Tanrı'ya boyun eğme, gönlü korku ve saygı ile dolu olma.
İLENMEK
Birinin kötü bir duruma düşmesi dileğini gönlünden geçirmek veya açıkça söylemek, beddua etmek.
KIRGIN
Bir kimseye gücenmiş, gönlü kırılmış olan. Toplu ölümlere yol açan bulaşıcı hastalık. Gücenmiş, gönlü kırılmış bir durumda.
ŞENLENMEK
Şen duruma gelmek, neşelenmek, gönlü açılmak. Bayındır duruma gelmek. Canlılık, hareket kazanmak.