Kelimeler arşivi içinde; başında "giz" olan, toplam 74 adet kelime bulunmaktadır. giz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu giz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde giz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
GİZLENEBİLMEK, GİZLEYEBİLMEK
GİZLENEBİLME, GİZLEYEBİLME
GİZZEKLEMEK, GİZLENCELİK, GİZLENİLMEK, GİZEMSELLİK, GİZLENPÖÇÜK
GİZLEMAÇAR, GİZİRLEMEK, GİZİRLEMEĞ, GİZLENİLME, GİZEMCİLİK, GİZLİCİLİK, GİZDENPARÇ
GİZLETMEK, GİZLEMBEÇ, GİZLENBEÇ, GİZİLERKE, GİZLEYİCİ, GİZLENGİÇ, GİZDEMPOÇ, GİZGİNNEN, GİZGENMEK, GİZLENMEK, GİZDİRMEK, GİZLENPAÇ
GİZLENİŞ, GİZLENME, GİZLEYİŞ, GİZLENCİ, GİZLENCE, GİZLEMEK, GİZLİLİK, GİZYÖNEY, GİZLETME, GİZAFLIH, GİZDEĞER, GİZİLLİK, GİZİLİİK, GİZİLISI, GİZİLDEK, GİZİKMEK, GİZEMSEL, GİZEMSİZ
GİZLEME, GİZDEYİ, GİZEMCİ, GİZEMLİ, GİZLİCE, GİZBENT, GİZUZAY, GİZİRCİ
GİZLİN, GİZMEN, GİZLEK, GİZZİK, GİZDİN, GİZLEV, GİZGİÇ, GİZGİN
GİZEM, GİZCİ, GİZLİ, GİZER, GİZBE, GİZİK, GİZİL, GİZVE, GİZAY, GİZİR
GİZO
GİZ
GİZ
Sır. Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni.
GİZLEYEBİLME
Gizleyebilmek işi.
GİZLİCİLİK
Özellikle ruhlar dünyasıyla ve evrenin bilinmeyen güçleriyle ilgili bilgi dünyasına dayalı çeşitli kuramlar, uygulamalar ve ayinler için kullanılan genel ad, okültizm.
GİZZEKLEMEK
Kışkırtmak, üzerine saldırtmak.
GİZLEYEBİLMEK
Gizleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GİZİRLEMEĞ
Gizlice haber vermek.
GİZLENCELİK
Bayramlarda ve belli günlerde giyilen güzel elbise.
GİZEMSELLİK
Gizemsel olma durumu, mistiklik.
GİZEMCİLİK
Aklın yetmediği alanlarda ve özellikle Tanrı kavramında, gerçeğe gönül yoluyla veya bir irade zorlayışıyla ulaşılabileceğini kabul eden felsefe ve din öğretisi, mistisizm, mistiklik.
GİZLENEBİLMEK
Gizlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
GİZLENİLME
Gizlenilmek işi.
GİZLEMAÇAR
Gizlem göstergelerinin çözümüne yarayan yöntem, ya da gizlem göstergelerinin karşılıklarını kapsayan çizelge.
GİZLENPÖÇÜK
Saklambaç.
GİZİRLEMEK
Gizlice haber vermek.
GİZLENİLMEK
Gizlenme işi yapılmak, saklanmak. Gizli tutulmak.
GİZLENEBİLME
Gizlenebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GİZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇEVİRİM
Çevirme işi. Sinema filmi elde etmek üzere alıcının çalıştırılması, duyar katın üzerinde gizli görüntülerin belirmesi.
ÇALMAK
Başkasının malını gizlice almak, hırsızlık etmek, aşırmak. Bir müziği dinlemeyi sağlayan aleti çalıştırmak. Benzemek, andırmak. Bozmak, zarar vermek. Üzerine sürmek. Kumaşın bir parçasını kesmek. Vurarak ya da sürterek ses çıkartmak. Ses çıkarmak, ses vermek. Zamanı boşa harcatmak, ziyan edilmesine yol açmak. Süpürmek, temizlemek. Atmak, çarpmak, vurmak. Madeni oymak, kalemle işlemek.
CASUS
Bir devlet veya kuruluşun gizli amaçları için çalışan kimse, çaşıt, ajan.
ALALAMAK
Gizlemek.
ÇAPANOĞLU
Bir işte gizli kalmış kötü ve aksak yan, kuşkulu durum. Hileli, kuşkulu, karışık durum.
APARMAK
Alıp götürmek. Gizlice almak, alıp kaçmak, çalmak.
BAHANE
Bir şeyin gerçek sebebi gizlenerek ileri sürülen uydurma sebep.
ÇAĞATAYCA
Adını Cengiz`in ikinci oğlu Çağatay`dan alan, Doğu Türkçesinin XV. yüzyılda oluşan yazı dili. Bu Türkçeyle yazılmış olan.
CANLICILIK
Olup bitenin, ruhlar alanının gizli güçleri tarafından yönetildiğine inanan ilkel anlayış, animizm. Çocukta bir düşünce biçimi olarak bütün cisimlerin canlı olduğuna inanma. Bağımsız bir ruhsal varlığın insanda ve doğa nesnelerinde yerleşik olduğuna inanan ilkel dinî görüş. Tek ve aynı ruhun fikrî ve organik hayatın ilkesi olduğunu ileri süren öğreti.
ÇAKTIRMADAN
Belli etmeden, gizlice, sezdirmeden.
BELLİ
Beli olan. Bilinmedik bir yanı olmayan, malum. Belirli, muayyen. Gizli olmayan, ortada olan, anlaşılan, bedihi, zahir, aşikâr.
BELAGAT
İyi konuşma, sözle inandırma yeteneği. Söz sanatlarını inceleyen bilgi dalı, retorik. Bir şeyde gizli olan derin anlam. Konuyu bütün yönleriyle kavrayarak hiçbir yanlış ve eksik anlayışa yer bırakmayan, yorum gerektirmeyen, yapmacıktan uzak, düzgün anlatma sanatı.
ANLAMLI
Anlamı olan, manalı. İçeriği olan. Gizli bir anlamı olan, düşündürücü, manidar.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.
BAKIŞMAK
İki veya daha çok kimse birbirine bakmak. Kaçamak ve gizli olarak birbirine bakmak.
ÇEKİNİK
Birkaç kuşak sonra ortaya çıkan ve o zamana kadar aradaki döllerde gizli kalan (soya çekim nitelikleri), resesif. Çekingen. Çekingen bir biçimde.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
AÇIKÇA
Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.
BÜYÜ
Tabiat kanunlarına aykırı sonuçlar elde etmek iddiasında olanların başvurdukları gizli işlem ve davranışlara verilen genel ad, afsun, efsun, sihir, füsun, bağı. Karşı durulamaz güçlü etki.