GİYE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "giye" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. giye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu giye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde giye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GİYECEKLENMEK

10 harfli kelimeler

GİYEBİLMEK

9 harfli kelimeler

GİYEBİLME

7 harfli kelimeler

GİYECAH, GİYECEK

6 harfli kelimeler

GİYESİ

5 harfli kelimeler

GİYEK, GİYES, GİYEV

4 harfli kelimeler

GİYE

Bazı kelimelerin anlamları

GİYE

Ot: Koyuna giye getirmeye gidem. Çorap şişi.

GİYECEKLENMEK

Giyinmek, üzerine giyecek almak.

GİYESİ

Elbise, çamaşır ve benzerleri giyilecek şey. Çamaşır yıkama (için).

GİYECAH

Giyecek.

GİYEBİLME

Giyebilmek işi.

GİYEK

Elbise, çamaşır ve benzerleri giyilecek şey.

GİYEV

Güvey.

GİYEBİLMEK

Giyme imkânı veya olasılığı bulunmak.

GİYECEK

Giysi.

GİYES

Çamaşır yıkama (için).

  -   -   -  

Anlamında GİYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GİYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASORTİK

Giysilerini birbirine uygun giyen. Sosyetik.

ÇORAP

Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.

ÇULCU

Çul yapan veya satan kimse. Gerekli gereksiz giyecek alan kimse.

BURGU

Delik açmaya yarayan delgiye takılı sarma, yivli, keskin, çelik alet. Telli sazlarda, telleri germeye yarayan mandal. Yerin orta ve derin katmanlarına inebilmeyi sağlayan delici alet. Tıpa çekmeye yarayan, ucu sivri ve helis biçiminde demir alet, tirbuşon.

DAĞITMAK

Toplu durumda bulunanları birbirinden uzaklaştırmak veya ayırmak. Değişik sebeplerle kendini koyuvermek, beklenmedik davranışlarda bulunmak. Bir topluluğun varlığına son vermek, feshetmek. Yenilgiye uğratmak. Kurulu bir düzeni bozmak. Etkisini, gücünü azaltmak, gidermek. Belli bir orana göre bölüştürmek, pay etmek, tevzi etmek. İletmek, ulaştırmak. Ne yaptığını bilmeyecek kadar içip kendinden geçmek. Bir şeyin veya bir yerin düzenini bozmak. Herhangi bir şeyi ayrı ayrı kimselere vermek.

ÇEKMELİK

Yemeni vb. giyeceklerde, ayağın daha rahat girmesi için topuk üzerinde bulunan uzun çıkıntı.

DEĞİŞİK

Değiştirilmiş, muaddel. Alışılmışın dışında bir özelliği bulunan. Çok hastalık geçirerek gelişmemiş çocuk. Farklı. Yedek iç çamaşırı, giyecek.

BELGİLİ

Belgiye dayanan, belirli olan.

BİLGİLİ

Bilgi sahibi olan, malumatlı, malumattar, malumat sahibi, haberli. Bilgiye dayalı bir biçimde.

DUBLE

Belirli miktarın veya büyüklüğün iki katı. İçkide belirli olan tek ölçüsünün iki katı. Giysilerin iç bölümüne geçirilip kumaşla birlikte dikilen astar veya giysilerin içine ayrı olarak giyilen giyecek.

BİLİRKİŞİ

Belirli bir konudan iyi anlayan ve bir anlaşmazlığı çözümlemek için kendisine başvurulan kimse, uzman, ehlihibre, ehlivukuf, eksper. Çözümlenmesi özel veya bilimsel bilgiye dayanan konularda oyuna veya düşüncesine başvurulan kimse, ehlihibre, ehlivukuf.

DEFİLE

Giyecekleri tanıtmak amacıyla mankenlerin yaptıkları gösteri, giyim gösterisi.

ABACI

Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.

AYAKKABI

Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.

ÇEVİRMEK

Bir şeyin yönünü değiştirmek. İşlemek, yapmak. Geri göndermek. Çeviri yapmak. Yolundan alıkoymak, yoldan döndürmek. Kâğıt oyunu oynamak. Yönetmek, idare etmek. Bir giyeceği söküp iç yüzünü dışa getirmek. Öteki yüzünü görünür duruma getirmek. Döndürerek hareket ettirmek. Bir durumdan başka duruma geçmek. Bir durumdan başka duruma getirmek, dönüştürmek. Durdurmak. Çevrilemek, tevil etmek. Bir yerin çevresini bir şeyle sarmak, kuşatmak.

ABDESTLİK

Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.

BUKLET

Bükülmüş iplik. Bu iplikten dokunmuş (giyecek).

BORNOZ

Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek. Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük.

ASTAR

Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.

BAŞVURU

Başvurma işi, müracaat. Bilgi sahibi olmak için bir kaynağı kullanma, bilgiye ulaşma, referans.