Sonu GEYE ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "geye" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu geye ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında geye olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde geye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GEYE

Arapça kökenli gaye: gaye; amaç.

  -   -   -  

Anlamında GEYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BÖLGESEL

Bölge ile ilgili veya bir bölgeye özgü olan.

IRKÇILIK

İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti, rasizm.

İMGECİ

İmgeyi öne alan, imgeye önem veren (kimse, düşünce vb.).

BELİTLEMEK

Belgeye dayanarak ortaya koymak. Belitleme kuramını ortaya koymak.

MİDE

Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

İMGELİ

İmgeye dayanan, imgesi olan.

BİLGECE

Bilgeye yaraşır. (bilge'ce) Bilgeye yaraşır bir biçimde, hakimane.

BESMELE

"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.

KORUNAK

Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. Koruyan, esirgeyen, saklayan kimse.

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

KARTOTEK

Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

BÖCEKLER

Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

KONUŞLANMAK

Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

MEVSUK

Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen, sağlam.

İMZALAMAK

Bir yazı veya belgeye imzasını yazmak, imza atmak. Eserin yazarı, yapımcısı olduğunu imza veya işaretle belirtmek. Bir kimseye, hatıra olarak sunulan esere imza atmak.

DİZGESİZ

Dizgesi olmayan, dizgeye bağlı olmayan, sistemsiz.

MANTIKÇILIK

Mantık biliminin her şeyin üstünde olduğunu benimseyen felsefe. Bütün bilimleri matematik biçime indirgeyen ve matematiği mantığın bir uygulaması durumuna getiren öğreti.