GEYE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "geye" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. geye ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu geye ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde geye olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

GEYELEMEK, GEYESİLİK

7 harfli kelimeler

GEYECEK, GEYEREK

6 harfli kelimeler

GEYESİ

5 harfli kelimeler

GEYEM, GEYET

4 harfli kelimeler

GEYE

Bazı kelimelerin anlamları

GEYE

Arapça kökenli gaye: gaye; amaç.

GEYEM

İki yaşında ki dişi keçi.

GEYESİ

Elbise, çamaşır ve benzerleri giyilecek şey.

GEYEREK

Kaburga altı, böğür.

GEYET

Arapça kökenli gayet: gayet.

GEYECEK

Elbise, çamaşır ve benzerleri giyilecek şey.

GEYELEMEK

Tavuk ses çıkarmak.

GEYESİLİK

Çamaşır yıkanan yer, çamaşırlık.

  -   -   -  

Anlamında GEYE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GEYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELİTLEMEK

Belgeye dayanarak ortaya koymak. Belitleme kuramını ortaya koymak.

BÖLGESEL

Bölge ile ilgili veya bir bölgeye özgü olan.

İMGECİ

İmgeyi öne alan, imgeye önem veren (kimse, düşünce vb.).

AKTARICI

Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.

BÖCEKLER

Vücutları baş, göğüs ve karın olarak üç bölgeye ayrılan, duyargaları birer, kanatları ikişer, ayaklarıyla ağız parçaları üçer çift olan eklem bacaklılar sınıfı, haşerat.

GEÇİŞME

Geçişmek işi. Yarı geçirgen bir çeperin iki yanına yerleştirilmiş, derişikliği farklı iki sıvıdan oluşan yer değiştirme olayı, hulul, ozmoz. Moleküllerin kinetik enerjileri sebebiyle çok yoğun bir bölgeden az yoğun bir bölgeye hareketleri, difüzyon.

MANTIKÇILIK

Mantık biliminin her şeyin üstünde olduğunu benimseyen felsefe. Bütün bilimleri matematik biçime indirgeyen ve matematiği mantığın bir uygulaması durumuna getiren öğreti.

IRKÇILIK

İnsanların toplumsal özelliklerini biyolojik, ırksal özelliklerine indirgeyerek bir ırkın başka ırklara üstün olduğunu öne süren öğreti, rasizm.

KONUŞLANMAK

Belli bir yere veya bölgeye mevzilenmek.

KARTOTEK

Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.

İMGELİ

İmgeye dayanan, imgesi olan.

KORUNAK

Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer. Sığınılan, saklanılan yapı, mağara gibi yer. Koruyan, esirgeyen, saklayan kimse.

AÇIORTAY

Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.

MİDE

Omurgalılarda, sindirim sisteminin, yemek borusu ile onikiparmak bağırsağı arasında besinlerin sindirime hazır duruma getirildiği omurgasız hayvanlarda sindirim kanalının bu bölgeye karşılık olan parçası. Karın, karın bölgesi. Yemek yeme isteği.

BESMELE

"Esirgeyen ve bağışlayan Allah'ın adı ile" anlamına gelen ve bir işe başlarken söylenilen bismillahirrahmanirrahim sözü, bismillah.

CAMBAZ

Yerde ve tel, at, bisiklet, ip vb. üzerinde dengeye dayanan, tehlikeli, heyecan verici gösteriler yapan kimse, akrobat. Osmanlı Devleti'nde atlı olan ve savaşlarda padişahın önünde düşmana karşı ilk saldırıya geçen birlik. Kurnaz, hileci, hilekâr. Usta, becerikli kimse. At alıp satan veya yetiştiren kimse.

MEVSUK

Belgeye dayanan, doğru, doğruluğuna güvenilen, sağlam.

BİLGECE

Bilgeye yaraşır. (bilge'ce) Bilgeye yaraşır bir biçimde, hakimane.

DİZGESİZ

Dizgesi olmayan, dizgeye bağlı olmayan, sistemsiz.

İMZALAMAK

Bir yazı veya belgeye imzasını yazmak, imza atmak. Eserin yazarı, yapımcısı olduğunu imza veya işaretle belirtmek. Bir kimseye, hatıra olarak sunulan esere imza atmak.