Kelimeler arşivi içinde; sonunda "geleme" olan, toplam 11 adet kelime bulunmaktadır. Sonu geleme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında geleme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde geleme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARŞIDENGELEME
ÇİZELGELEME, DİZELGELEME
BELGELEME, DENGELEME, GÖLGELEME, SİMGELEME, DÜZGELEME
İMGELEME, ÖZGELEME
GELEME
GELEME
İki yıl sürülmeyen, boş tarla.
ÇİZELGELEME
Sayılara dönüştürülmüş ya da nicelleştirilmiş olan gözlemleri bir dizi ya da sıklık dağılımı oluşturacak biçimde anlamlı kesimler ya da kümeler içinde topluca gösterme.
GÖLGELEME
Gölgelemek işi.
ÖZGELEME
Yanyana olmamak şartıyla yakın yerlerde tekrarlanan aynı veya benzer seslerden birinin başka bir değer alması: Kehrüba'dari gelen Kehribarın Kehlibar olması gibi. Burada r sesine ÖZGELİYEN (Dissimilateur) l'ye de ÖZGELENEN (Dissimilé) denir.
DÜZGELEME
Elektronik beyin işlemlerini sıralayan kural ve simgeler dizgesi.
BELGELEME
Belgelemek işi, tevsik. Bir çalışma için gerekli belgeleri arama ve sağlama, belgelere dayandırma, dokümantasyon.
İMGELEME
İmgelemek işi, tahayyül.
SİMGELEME
Simgelemek durumu.
DİZELGELEME
Bir rastlantılı örneklemede evren birimlerini tüketici olarak sayma ya da bir sayı vererek sıralama.
DENGELEME
Dengelemek işi.
KARŞIDENGELEME
Bir deneylemede deneysel değişkenin uygulanmasına bağlı saptırıcı etkileri dengelemek amacıyla bu etkenin değişik rastlantılı düzenler içinde sunulmasını öngören denetim önlemi, bk. abba düzeni, deneyin denetlenmesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde GELEME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BELGELENMEK
Belgeleme işine konu olmak. İki yıl üst üste aynı sınıfta kalan öğrenci okuldan çıkarılmak.
MARKE
"Takım oyunlarında karşı takımdaki bir oyuncuyu yakından izlemek, tutmak, gölgelemek, markaja almak" anlamındaki marke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz.
HEYLEMEK
Hayvan sürüsünü toplamak için çağırmak: Sürüyü heyle de gidelim akşam oldu. Yükü dengelemek: Beygiri durdurun da kayan çuvalı heyleyin. Şarkı söylemek. Sığırları sürmek.
BELGELEYEBİLMEK
Belgeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
HALMATEKİN
Kolay kolay: Gittiği yerden halmatekin gelemez.
BELGELETMEK
Belgeleme işini yaptırmak.
DOKÜMANTASYON
Belgeleme.
EKULİBRASYON
Dengeleme.
GÖLGELEYEBİLMEK
Gölgeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DALAKLI
Uzun yola gelemeyen kişi.
GÖLGELEYİŞ
Gölgeleme işi.
TEVSİK
Belgeleme.
ÇEVRİYAZI
Bir metni, yazılmış olduğu yazıdan, okunuşunu belirtmek şartıyla, başka bir yazıya çevirme işi, ve böylece çevrilen yazı. Buna SESÇİL ÇEVRİYAZI (Transcription phonétique) de denir. (çeviri yazı), (fonetik yazı, ses yazısı, sesçil yazı) Bir kelimeyi, bir yazılı metni veya bir konuşmayı, onların telâffuzdaki ses değerlerini dikkate alan özel alfabe işaretleri kullanarak yazıya geçirme. Yazı dilimizdeki değil, gelecek misin, gelemem kelimelerinin bazı Anadolu ağızlarındaki söylenişlerine göre da'l, del; gelcemin? gelecanni? geliyomBen şekillerinde yazılması gibi.
YETİ
İnsanda bulunan, bir şey yapabilme yeteneği, meleke. Bellek, usa vurma, algılama veya imgeleme gibi insanın doğuştan gelen zihin güçlerinden herhangi biri, meleke.
DENGELEYİCİ
Denge sağlayan, dengeleme özelliği olan kimse veya şey. Otomobillerde eğikliği veya yaylanma genliğini azaltmak için şasi ve tekerleklere yerleştirilen düzen, stabilizatör. Bir evredeki işlemin daha dengeli bir duruma gelmesini sağlayan alet.
BELGELEYİVERMEK
Çabucak belgelemek.
YAZILIM
Bir bilgisayarda donanıma hayat veren ve bilgi işlemde kullanılan programlar, yordamlar, programlama dilleri ve belgelemelerin tümü.
MUVAZENE
Denge. Dengeleme.
ELBETİĞİ
Herhangi bir donanım ya da yazılım dizgesinin kullanımı sırasında kullanıcının duraksamalarını gidermek üzere başvurabileceği biçimde düzenlenmiş belgeleme öğesi.
AYRALLIK
Yetkili kamu kuruluşlarının, kimilerine belgeleme ya da yapı kurallarına bağlı olmaksızın yapı oluru vermeleri.