Kelimeler arşivi içinde; sonunda "geleni" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu geleni ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında geleni olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde geleni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GELENİ
GELENİ
Tarla faresi, büyük fare.
Bu bölümde tanımı içerisinde GELENİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KABADAYI
Kendine özgü namus kurallarını esas alıp toplum kurallarının dışına çıkarak zorbalık yapan kimse. Bir şeyin en iyisi, başta geleni. Yürekli.
İSTEŞ
Dost: Önüne geleni işteş sanma.
ÖNCELLİK
Bir sıra düzeni içinde birbirini izleyen uyaran ya da sınarlar arasında ya da sıralayıcı bir ölçekte dizilenmiş bireyler arasında önce gelenin taşıdığı sırasal konum.
BAŞYILDIZ
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.
TEVEKKÜL
Herhangi bir işte elinden geleni yapıp daha sonrasını Allah'a bırakma.
HANEDAR
Misafirperver, evine geleni gideni en iyi şekilde ağırlayan hane sahibi.
ARPALAMAK
Ağzına geleni söylemek, ne dediğini bilememek: Arpaladın yine. Çok yem yiyen hayvan, su içerek şişmek, ölmek.
AFFATMAK
Öfkeyle ağzına geleni söylemek, küfretmek, bağırıp çağırmak, paylamak.
BAŞBAY
Zenginlerin önde geleni.
GANIRTMA
Aklına geleni yapan kişi.
VERİŞTİRMEK
Çok fazla söylemek. İyice çıkışmak, ağzına geleni söylemek.
AFATLAMAK
Kızmak, sinirlenmek, öfkelenmek. Öfkeyle ağzına geleni söylemek, küfretmek, bağırıp çağırmak, paylamak.
DARBALAMAK
Bastığı yere dikkat etmeyerek, önüne geleni çiğneyerek geçmek.
AFIRMAK
Öfkeyle ağzına geleni söylemek, küfretmek, bağırıp çağırmak, paylamak.
BAŞAYDIN
Aydınların önde geleni.
GELENCESİ
Gelenin hepsi.
İÇİ
Bir memleketin saygı duyulanı, ileri geleni. İçin.
OYMAKBAŞI
Oymakların lideri, önde geleni. İzcilikte küçük birliklerin başı.
ALUK
Eğer, semer, palan, hayvanın beline konulan eski çul. Yırtık, çok eski, partal (giyim eşyası, yatak yorgan). Alayım: Bu çiçeği ben aluk. Delidolu, aklına geleni yapan. Alık, aptal, sersem. Beslenememiş, cılız, hastalıklı hayvan. Minder. Aşık kemiği ve bu kemikle oynanan oyun.
İLK
Zaman, sıra, yer ve önem bakımından ötekilerden önce gelen, son karşıtı. Herhangi bir şeyin en önde olanı, önce geleni. Birinci olarak, en başta.