Sonu GAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gaz" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gaz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gaz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gaz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

KAPLICABURGAZ, SÜMÜKLÜGENGAZ

10 harfli kelimeler

GARTLANGAZ, CIRTDANGAZ, HANIMCIGAZ, LÜLEBURGAZ

9 harfli kelimeler

HAYLANGAZ, KUMBURGAZ, LIĞLIHGAZ, LIĞLIKGAZ, SALLANGAZ, PATLANGAZ, KAVLANGAZ

8 harfli kelimeler

HEKENGAZ, KURANGAZ, KOKLAGAZ, DIRANGAZ, CIRTIGAZ, CILINGAZ, BELENGAZ, TAMANGAZ

7 harfli kelimeler

KNALGAZ, BİYOGAZ, KURUGAZ, KARAGAZ, KALAGAZ, ALAVGAZ, KULUGAZ, IMIRGAZ

6 harfli kelimeler

YAYGAZ, KONGAZ, KULGAZ, YANGAZ, TİNGAZ, TIRGAZ, TINGAZ, TILGAZ, KURGAZ, LANGAZ, SOYGAZ, SOLGAZ, LONGAZ, MALGAZ, KAVGAZ, ALAGAZ, BAYGAZ, BOZGAZ, CILGAZ, CINGAZ, KELGAZ, CONGAZ, ÇONGAZ, AÇIGAZ, DANGAZ, DIRGAZ, GAKGAZ, GAVGAZ, GONGAZ, GULGAZ

5 harfli kelimeler

YAGAZ, ILGAZ, OJGAZ, ALGAZ, ARGAZ, AVGAZ, BAGAZ, LİGAZ, INGAZ

4 harfli kelimeler

İGAZ

3 harfli kelimeler

GAZ

Bazı kelimelerin anlamları

GAZ

Tül. Sindirim borusunda, ağızdan yutulan hava ile mayalanma sonucu oluşan uçucu maddelerin karışması. Doğal gaz. Gaz yağı. Gaz lambası. Normal basınç ve sıcaklıkta olduğu gibi kalan, içinde bulunduğu kabın her yanına yayılma ve bu kabın iç yüzeyinin her noktasına basınç yapma özelliğinde olan akışkan madde.

CIRTDANGAZ

Ekilmeyen, tarlalarda yetişen geniş yapraklı, hatmi çiçeğine benzeyen çiçekler açan bir bitki.

KURANGAZ

Kurumaya yüz tutmuş. Zayıf.

PATLANGAZ

Mısır darısı.

KUMBURGAZ

İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

LIĞLIKGAZ

Yaban kazı.

KAVLANGAZ

Kof, boş.

KAPLICABURGAZ

Ceviz.

HEKENGAZ

Ateş küreği.

GARTLANGAZ

Söz dinlemeyen, inatçı.

LÜLEBURGAZ

Kırklareli iline bağlı ilçelerden biri.

HAYLANGAZ

Haylaz: Senin uşak çok haylangaz.

HANIMCIGAZ

Hanımcağız.

LIĞLIHGAZ

Yaban kazı.

SÜMÜKLÜGENGAZ

Kabuksuz salyangoz, sümüklüböcek.

SALLANGAZ

Salyangoz.

  -   -   -  

Anlamında GAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASMA

Basmak işi. Gazete, dergi, kitap vb. bası ile hazırlanmış yazılı şeyler, matbua. İskambil kâğıdı ile oynanan bir oyun. Gübre, tezek. Basılmış, matbu. Üzerinde bası ile yapılmış renkli biçimler bulunan pamuklu kumaş. Yerin alçalmasıyla bu yeri örten deniz sularının yükselmesi, çekilme karşıtı. Bu kumaştan yapılan.

ASPİRATÖR

Havadaki duman, is, koku vb. yabancı maddeleri emerek dışarı atan aygıt, emmeç. Kendisine bağlanan bir kabın içindeki gazı seyreltmeye veya sıkıştırmaya yarayan, içinden bir sıvı geçirilerek çalıştırılan araç, emmeç.

AĞIŞ

Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.

ATMOSFER

Yeri veya herhangi bir gök cismini saran gaz tabakası, gaz yuvarı. Hava yuvarı. Basınç birimi olarak kullanılan, 15 °C'de deniz yüzeyinde, 76 santimetre uzunluğunda ve tabanı 1 santimetrekare olan cıva sütununun ağırlığı (1 kilogram 33 gram). İçinde yaşanılan ve etkisinde kalınan ortam, hava.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

AKARYAKIT

Benzin, gaz yağı, mazot vb. sıvı yakıt.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

AZOTÖLÇER

Bir organik maddede bulunan azotun gaz hacmini ayarlamaya yarayan aygıt, azotometre.

BALON

Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.

BASMAK

Vücudun ağırlığını verecek bir biçimde ayak tabanını bir yere veya bir şeyin üzerine koymak. Bir şeyi, üzerine kuvvet vererek itmek. Basınç yaparak sıvı ve gazları itmek. Sıkıştırarak yerleştirmek. Kümes hayvanları kuluçkaya yatmak. Bir kimse bir yaşa girmek. Örtmek, bürümek, kaplamak. Bir şey üzerinde kalıp, mühür vb.yle iz yapmak. Uygunsuz vaziyette yakalamak. Baskın yapmak. Bası işi yapmak, tabetmek. Küçük çocuklar ayakta durabilmek. Duman, sis vb. çevreyi kaplamak, çökmek. Bir şeyin etkisinde kalıp eziklik, üzüntü ve ağırlık duymak.

ARABAN

Klasik Türk müziğinde bir makam. Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri.

AYIRTMA

Ayırtmak işi. Otel, gazino, lokanta vb. yerlerle uçak, tren, otobüs gibi taşıtlarda yer ayırma işi, rezervasyon.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

AKIŞKAN

Akış özellikleri gözlenebilen (sıvı veya gaz), seyyal.

BASIN

Gazete, dergi gibi belirli zamanlarda çıkan yazılı yayınların bütünü, matbuat. Bu tür iş yerlerinde görevli kimselerin tümü.

AMBALE

"Birini düşünemez duruma getirmek, çok yormak, fazla gaz vererek otomobili çalışamaz duruma getirmek" anlamlarındaki ambale etmek ve "çok yorulup iş göremez, düşünemez duruma gelmek" anlamındaki ambale olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz.

ASETİLEN

Renksiz, sarımsak kokulu, güçlü ve beyaz bir ışık vererek yanan hidrokarbonlu bir gaz.

AMONYAK

Azot ve hidrojen birleşimi olan, keskin kokulu bir gaz (NH3). İçinde bu gazın eritilmiş bulunduğu su, nişadır ruhu.

BASIÖLÇER

Buharın veya herhangi bir gazın bulunduğu kabın iç yüzeyine yaptığı basıncı belirleyen alet, manometre. Akışkanların basıncını ölçen araç.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.