Sonu GAV ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "gav" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu gav ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında gav olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde gav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

GAV

Tahıl tanelerinin kabuğu, kapçık. Ağaçlarda meydana gelen mantar, kav. Külle ateş karışımı. Adım: Beş gavda kendimi dışarı zor attım. Kırmızı toprak. Dedikodu, birini arkasından çekiştirme. Toprak kap, güveç. Eski türkçe kav: Çanak çömlek yapılan killi toprak. Killi toprak. Eski çakmaklarda fitil yerine kullanılan mantarlaşmış ağaç kökleri. (Erenköy, Aslanlı Kütahya; Gümüşhacıköy Amasya). Tabak. (Bölükbaşı Selim Kars). Kaşık. (Bölükbaşı Selim Kars).

GAVGAV

Masıra yapmakta kullanılan içi oyuk bir bitki .(Gıranışık Bilecik).

  -   -   -  

Anlamında GAV bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde GAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GAVRUKLAŞMAK

Eğilmek: Bu ağaç sıcaktan gavruklaşmış.

GAVUM

Düğünden sonra kız ve oğlan evinin birbirlerine verdikleri yemek: Yarın akşam Ayşe'nin gavumu var. Akraba ziyareti.

OĞUZ

İyi huylu (kimse). XI. yüzyılda Harezm bölgesinde toplu olarak yaşayan ve daha sonra batıya doğru göç ederek bugünkü Türkmen, Azeri, Gagavuz ve Türkiye Türklerinin aslını oluşturan büyük bir Türk boyu.

ĞAVIR

Gavur, kafir.

OĞUZCA

Türkiye, Azerbaycan, Türkmenistan, Gagavuz Yeri ile Balkanlar, Kırım ve İran'ın bazı bölgelerinde kullanılan Türkçeyi içine alan Türk dili grubunun ortak adı. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

GAGAVUZCA

Gagavuz Türkçesi. Bu Türkçeyle yazılmış olan.

GAVRAMAK

Kavramak. Köpek ısırmak: Köpek çocuğu gavramış. Eski türkçe kavramak: kavramak; sıkıca tutmak; anlamak; elverişlilik kazanmak.

GAVŞAMAK

Gevşemek, yıkılmaya yüz tutmak: Zelzeleden bütün duvarlar gavşadı. Ağaç çürümek.

GAYFE

Kahve. Kahve, karşılığı gave.

GAVIR

Gâvur, İslam ve Türk olmayan. Gâvur. Gâvur, Müslüman olmayan kimse. Gavur, kafir. Hristiyan, gayrimüslim. Gavur, düşman.

BEYRA

Açık, gölgesiz, sıcak yer; çöl sıcağı: Beyrada bişdik, gavrıldık baya.

MEGAVATLIK

Herhangi bir megavat değerinde olan.

EVSİLEMEK

Tahılın içindeki yabancı cisimleri, çöpleri elle ayıklamak, üzerinden üzerinden almak: Buğdayı evsileyerek gavuzundan ayırdım.

BUZDALGICI

Kuşlar (Aves) sınıfının, dalgıç kuşları (Gaviiformes) takımının, dalgıç kuşugiller (Gaviidae) familyasından, 95-100 cm kadar uzunlukta, Amerika ve Avrupa'nın kuzeyinde yaşayan bir tür.

GAVUK

İçi oyulup kurutulmuş patlıcan. Kaya, çürümüş ağaç ya da dişlerdeki oyuklar. Kerpiç evler yapılırken derz arası fazla bırakılmış yer. Kar başlığı. Hayvanların idrar torbası. Uzun (keçi memesi için): Gavuk memeli keçiler sütlü olur. Balon: Babam bana gavuk getirmiş. Ev duvarlarında eşya koymaya yarayan boşluklar. (Yenikent Aksaray Niğde; Gökmenler, Çatak, Gedikli, Kızılağaç Saimbeyli Adana).

ALFAVİRÜSLER

Eski adı A grubu arbovirüs olan, 30 kadar virüsün oluşturduğu Togaviridae ailesinde yer alan bir virüs cinsi.

BAYATSITMAK

Bayatlamasına sebep olmak: Bayatsıtmak için mi gavurmayı böyle çok yaptınız?.

GAVRAM

Tutam: Hayvan acından ölüyor, bir gavram ot olsun yolup versene. Bir çeşit siyah karga.

GAVIZ

İçi boş başak. İçi boş ceviz: Verdiğin ceviz gavızmış. Tahıl kabuğu.

GAVUN

Kavun. Kavun - gavun armudu.