FIRLA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "fırla" olan, toplam 25 adet kelime bulunmaktadır. fırla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu fırla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde fırla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

FIRLAYIVERMEK, FIRLATIVERMEK, FIRLATABİLMEK

12 harfli kelimeler

FIRLAYIVERME, FIRLATIVERME, FIRLANDIRMAK, FIRLATABİLME

11 harfli kelimeler

FIRLATILMAK, FIRLANDUMAK

10 harfli kelimeler

FIRLATILMA

9 harfli kelimeler

FIRLAŞMAK, FIRLATMAK, FIRLANMAK

8 harfli kelimeler

FIRLANTI, FIRLANTA, FIRLAMAK, FIRLATIŞ, FIRLAKLI, FIRLATMA, FIRLAYIŞ, FIRLAHÇI

7 harfli kelimeler

FIRLAMA

6 harfli kelimeler

FIRLAK, FIRLAG

5 harfli kelimeler

FIRLA

Bazı kelimelerin anlamları

FIRLA

Topaç, değirme denilen çocuk oyuncağı.

FIRLANTI

Krep.

FIRLAŞMAK

Dönmek, dolaşmak, gezmek. Kimse işitmeyecek kadar sessiz konuşmak.

FIRLATABİLMEK

Fırlatmaya gücü yetmek.

FIRLANTA

Çocukların oynadıkları çember.

FIRLAYIVERMEK

Çabucak fırlamak.

FIRLATABİLME

Fırlatabilmek işi.

FIRLATMAK

Hızla atmak, bulunduğu yerden dışarı atmak.

FIRLANDIRMAK

Dolaştırmak, etrafını çevirmek, sarmak.

FIRLATILMAK

Fırlatma işi yapılmak.

FIRLANDUMAK

Gezdirmek.

FIRLANMAK

Dönmek, dolaşmak, gezmek. Başı dönmek. Dolanmak, gezmek. Dönmek. Dönmek; dönüp dolaşmak. Fırlamak, saldırmak - fırlan! Fırla! (Çayağzı).

FIRLATILMA

Fırlatılmak işi.

FIRLAYIVERME

Fırlayıvermek işi.

FIRLATIVERME

Fırlatıvermek işi.

FIRLATIVERMEK

Ansızın fırlatmak.

  -   -   -  

Anlamında FIRLA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde FIRLA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ATMAK

Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.

HOPLAMAK

Sevinçten, korkudan veya oyun için, bulunduğu yerde havaya doğru fırlamak.

FIRLAYIŞ

Fırlama işi.

ATLAMAK

Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.

MANCINIK

Top yapımının bilinmediği çağlarda, kale kuşatmalarında, ağır taş gülle fırlatmakta kullanılan basit bir savaş aracı. İpekçi çıkrığı.

FIRLAK

Dışarı doğru fırlamış, çıkmış, çıkık.

FIŞKIRMA

Fışkırmak işi. Güneş yüzeyinden uzaya sıcak gaz kütlelerinin fırlaması.

JUDO

Jiujitsudan gelişmiş, tutmalara, fırlatmalara, hareketsiz bırakmalara dayanan, Japon kökenli silahsız yapılmış olan dövüş sporu.

KALGIMAK

Sıçramak, fırlamak, şaha kalkmak. Öfkeyle kalkmak. Çapkınlık, serserilik yapmak.

BARUT

Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

FIRLAMA

Fırlamak işi. Arsız, terbiyesiz çocuk. Piç.

HOPLATMAK

Hoplamasını sağlamak. Çocuğu koltuklarından tutup hafifçe havaya fırlatarak eğlendirmek.

FIR

Fırıl fırıl. Piç, fırlama.

FIRLATMA

Fırlatma işi. Kol ve bacağın vücudun orta çizgisinden türlü yönlere, son eklemine kadar hızla ve gergin olarak uzaklaştırılması.

BALTRAP

Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.

BALİSTİK

Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.

FIRLATIŞ

Fırlatma işi.

LAPİLLİ

Yanardağlardan fırlayan çok küçük katı parça.

BUMERANG

Kıvrık bir sopaya benzeyen ve fırlatıldığında geri dönen, ağaçtan yapılma bir av aracı.