Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ful" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ful ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ful olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ful olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KARAFUL
KOFUL, MEFUL, ŞAFUL, KAFUL, TUFUL
UFUL
FUL
FUL
Taşkırangillerden, birçok türü bulunan ağaççık ve bunun güzel kokulu beyaz çiçeği (Casmin sambac). Poker oyununda eldeki beş kâğıttan üçünün aynı renk veya biçimde, ikisinin başka bir renk veya biçimde olması durumu. Küçük taneli bir tür bakla.
UFUL
Yıldızın batması. Ölme.
KAFUL
Fundalık. Dikenlik, çalılık yer, çalı kümesi. Bağlanmadan bir yere toplanmış biçilmiş ekin, bitki topluluğu.
ŞAFUL
Bal konulan ufak tekne.
MEFUL
Yapılmış, işlenmiş. Tümleç. Bir işin etkisinde olan.
KARAFUL
Yüksek tepelerin eteği.
TUFUL
Ağacında satılan meyve : Sizin bağı tufuluna satalım.
KOFUL
Bitki hücreleri yaşlandıkça plazmalarında oluşan ve içi hücre suyu ile dolu olan boşluk.
Bu bölümde tanımı içerisinde FUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GOFULAK
Derbeder, dünyayı takmayan, serbest: O her saman gofulak gezer. Hava alacak şekilde gevşek: Peynir deperken gofulak bırakmayın.
ORGANEL
Hücre içerisinde bulunan kendi içinde özelleşmiş yapı. Ökaryot hücrelerde belirli bir görev yapmak üzere özelleşmiş mitokondri, çekirdek, kloroplâst ve benzerleri gibi yapıların her biri. Hücre içinde belirli bir görevi yapmak üzere özelleşmiş ve zarla çevrili yapılar. Zarla çevrili, özelleşmiş hücre işlevi için gerekli enzim ve diğer elemanları içeren hücre içi yapı. Organeller çekirdek, mitokondrion, endoplazmik retikulum, lizozom, golgi cismi ve peroksizomlardır. Göze organı; protoplâzmanın özel bir görev yapmak üzere farklılaşmış bir bölgesi; koful, Golgi aygıtı mitokondriyum v. b.
MANAS
Kın kanatlılardan, ergin evrede yaprakları, kurtçuk evresinde kökleri kemirerek tarım bitkilerine ve orman ağaçlarına büyük zarar veren bir böcek (Polyhylla fullo).
NERGİSGİLLER
Bir çeneklilerden, nergis, fulya, kardelen gibi çoğu küçük ve kokulu çiçekleri içine alan bir bitki familyası.
ÇOÇONA
Fulya balığı.
TÜMLEÇ
Tümleyen şey, mütemmim. Genellikle fiilin anlamını çeşitli yönlerden tamamlayan, herhangi bir ad durumunda bulunan, edat alan ad veya tamlama, meful, mütemmim.
VAKUOL
Ökaryot hücrenin stoplazması içinde sıvı, hava veya kısmen sindirilmiş besin kapsayan tek zarla çevrili boşlukların her biri, koful.
ÖLME
Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.
KAFULLUK
Dikenlik yer: Serçe kafulluğa girdi.
GRİSEOFULVİN
Penicilium griseofulvum ve kısmen de diğer penisilyum türlerinden de elde edilen mantar öldürücü bir antibiyotik bileşik.
HUMEKTANLAR
Toprak içerisinde organik maddelerin yıkımlanması sonucu karbonhidrat, amino asit ve fenollerden oluşan humustan köken alan humik, fulvik ve ulmik asitlerin sodyum, potasyum ve azotla oluşturdukları tuzlara verilen ad.
UFULDAMAK
Uf uf diye söylenmek: Mehmet Ağa ufuldayıp duruyor.
GAFULĞADA
Ansızın gelen üzüntü: Allah görünür görünmez gafulğadalardan saklasın.
KOFULCAN
Aralık, açık : Şu taşı duvara koydun ya çok kofulcan kaldı.
PANDA
Etçillerden, Avustralya ile Himalaya ormanlarında yaşayan, tüyleri sık ve pas renginde, karnı, bacakları kara, postu beğenilen bir hayvan (Ailurus fulgens). Çin'de yaşayan, ayı iriliğinde, siyah beyaz renkli otçul bir hayvan.
GALEFİR
Arapça kökenli karanful: Karanfil.
ZERRİN
Altından yapılmış. Fulya. Altın rengi, sarı. Bu renkte olan.
FULMİNAT
CNO- anyonunun ve tuzlarının genel adı. Fulminat tuzları patlayıcıdır.
FİLCAN
Fincan. Fulya.
TONOPLAST
Koful zarı, belirli bir zarı olan plastit. Koful zarı; belirli bir zarı olan bir plastid. Koful zarı; belirli bir zarı olan plâstit.